TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı Parlamenter Asamblesi (AGİT PA) 23’üncü Sonbahar Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Ukrayna ve Filistin’de yaşanan krizlerin tüm insanlığı imtihan ettiğini belirtti. Kurtulmuş, Filistin’de yaşanan insani dram ve Gazze’deki katliamları vurgulayarak, uluslararası toplumun sessizliğinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. Kurtulmuş yaptığı konuşmada, “İki tane önemli olay günümüz dünyasının bütün insanlığın gönlüne değen turnusol kağıdı gibidir. Bu iki olay karşısında kim ne tavır veriyorsa nasıl bir insan olduğunu da ortaya koyuyor demektir. Bunlardan birisi, Ukrayna'daki kriz karşısında sessiz kalanların, orada yaşanan insani drama karşı hala politik birtakım sözlerle konuyu geçiştirmeye çalışanların ortaya koyduğu tavırdır. Bir diğeri de Filistin halkının yaşadığı, 70 bini aşkın insanın öldürüldüğü, en az 20-30 bin insanın da hala enkaz altında cesedinin olduğu bu soykırıma karşı cılız sözlerle geçiştirme cümlelerinin kurulmasıdır. Sadece Ukrayna'dakiler, sadece Filistin'dekiler imtihan olmuyor. Hep beraber imtihan oluyoruz. Bu soykırıma karşı, bu insanlık suçuna karşı hep beraber ayağa kalkacağız" dedi.

Kurtulmuş, konuşmasında küresel krizlerin artık bölgesel sınırları aştığını ve çok boyutlu olduğunu vurguladı. Bu bağlamda yeni, adil ve eşitlikçi bir küresel siyasi ve ekonomik sistemin şart olduğunu belirterek, temel ilkeler olarak eşitlik, adalet, hakkaniyet ve hesap verebilirliği ön plana çıkardı.

Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hepimizin bildiği gibi dünya belki de insanlık tarihinin en karışık, en karmaşık süreçlerinden birisini yaşıyor. Diyebiliriz ki bu derin krizler her birisinin çözülmesi için çok önemli çabaları gerektiriyor. İklim krizlerinden göçmen krizlerine kadar, gelir dağılımı adaletsizliğinden küresel güç mücadelelerine kadar, olağanüstü yüksek silahlanmadan iç çatışmalar ve savaşlara kadar büyük gerilimleri, büyük krizleri hep beraber yaşıyoruz. Bu krizlerin önceki krizlerden farkı sadece belli bir bölge ile sınırlı olmaması hemen hemen dünyanın bütün bölgelerini kapsıyor olması, çok boyutlu, çok taraflı ve çok karmaşık bir yapıyı arz ediyor olmasıdır.

Avrupa Merkez Bankası faiz kararı sonrası gözler enerji piyasasında
Avrupa Merkez Bankası faiz kararı sonrası gözler enerji piyasasında
İçeriği Görüntüle

“Yeni bir küresel siyasi ve iktisadi mimari şart"

Bu vesileyle bu devasa sorunların çözümü için artık bildik, alışıldık yöntemlerle ve usullerle yol alınması mümkün görünmüyor. Onun için bu çerçevede yeni bir küresel siyasi ve iktisadi mimarinin şart olduğunun altını çizmek isterim. Kendilerinin çözüm bulması gereken, kendilerinin sorunları çözmesi beklenen uluslararası kuruluşların başta Birleşmiş Milletler (BM) olmak üzere bu sorunları çözmekte aciz kaldığı, hatta daha ileri bir ifadeyle bu sorunları çözmek şöyle dursun, yeryüzündeki küresel sorunların bizatihi nedeni haline geldiği artık ayan beyan görülüyor. Dolayısıyla yeni bir küresel sistem bulmak için mücadele etmek bütün uluslararası camianın en temel yükümlülüklerinden birisidir.

Bu çerçevede, önümüzdeki dönem hem siyasetçiler olarak hem akademisyenler olarak, hem dünyanın birçok yerinde fikir sahibi olan fikir insanları olarak üzerinde odaklanmamız gereken en temel insani meselelerden birisi 'Yeni bir dünyayı nasıl kurabiliriz’ sorusuna cevap vermek olmalıdır. Bu çerçevede, yeni adil küresel bir sistemin kurulabilmesi için ilkelerden başlayarak, bu sistemin genel çerçevesini açık yüreklilikle tartışmak, müzakere etmek zorundayız.

"İnsanların yaratılışta eşitliği prensibi kurulacak olan yeni küresel sistemin çatısını oluşturmaktadır"

Hiç şüphesiz birkaç temel ilkeyi sizlerle birlikte paylaşmak isterim. Yeni, adil, küresel, ekonomik ve siyasi sistemin ilk ilkesi, mutlaka eşitlik ilkesi olmalıdır. Diyeceksiniz ki ‘Zaten uluslararası sözleşmelerde bu ilke var.’ Ama bu ilke, uygulanmayan bir ilke vaziyetindedir. İnsanların yaratılışta eşitliği ve ülkelerin egemenlikte eşitliği prensibi kurulacak olan yeni küresel sistemin çatısını oluşturmaktadır.

İnsanların soy, mezhep, zenginlik olarak, sınıf olarak ya da ten renkleri bakımından hala birbirlerinden farklı addedildiği bir dünya eşitlikçi bir dünya olarak kabul edilemez. Benzer şekilde kağıt üzerinde bütün ülkeler egemenlikte eşit olmakla birlikte dünyanın beş ülkesi diğer 195 ülkesinden daha üstte, daha etkin, daha hakim olamaz. Dolayısıyla eşitlik ilkesinin esas alınmadığı, dünya sisteminin çatısını oluşturmadığı bir sistem bizzatihi kendisi eşitsizlikleri üretecek demektir. Yeni dönemin, yeni sistemin ikinci temel özelliği ise adalet ve hakkaniyeti esas alması olmalıdır."

“Artık Filistin Devleti'nin de aramızda olmasının, AGİT PA bünyesinde olmasının vakti gelmiştir”

“AGİT PA'nın Akdeniz Havzası, Orta Doğu ve Asya'da üye olmayan ülkelerle ilişkilerini geliştirmesini de fevkalade olumlu ve önemli olarak gördüğümüzü ifade etmek isterim” diyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:

“Bu toplantı vesilesiyle Akdeniz Formu Toplantısı’nda Gazze konusunun ele alınacak olmasından da fevkalade büyük bir memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim. Artık Filistin Devleti'nin de aramızda olmasının, AGİT PA bünyesinde olmasının vakti gelmiştir, tam zamanıdır. Şimdi önümüzde Gazze'de kalıcı bir ateşkesin sağlanması vardır. Her ne kadar kâğıt üzerinde bir ateşkes sağlandıysa da hala Netanyahu hükümeti, birtakım uluslararası sistemin güçlü aktörlerinden aldığı desteklerle maalesef soykırıma bir şekilde devam etmektedir. Artık uluslararası sistemin üzerindeki rehaveti atması lazım. Nasılsa bir ateşkes sağlandı, bundan sonra işler yoluna girer diye düşünemeyiz.”

"Netanyahu ve çetesinin cezalandırılması için mücadele edeceğiz”

“Meclisler ve uluslararası asambleler bundan sonra insani suçlar konusunda müteyakkız olmak ve en güçlü şekilde ortaya tepkilerini koymak durumundadırlar” ifadesini kullanan, Kurtulmuş şöyle konuştu:

“Nasılsa ‘Kınıyoruz’ diyerek geçiştirilecek bir durum söz konusu değildir. İki tane önemli olay günümüz dünyasının bütün insanlığın gönlüne değen turnusol kağıdı gibidir. Bu iki olay karşısında kim ne tavır veriyorsa nasıl bir insan olduğunu da ortaya koyuyor demektir. Bunlardan birisi, Ukrayna'daki kriz karşısında sessiz kalanların, orada yaşanan insani drama karşı hala politik birtakım sözlerle konuyu geçiştirmeye çalışanların ortaya koyduğu tavırdır. Bir diğeri de Filistin halkının yaşadığı, 70 bini aşkın insanın öldürüldüğü, en az 20-30 bin insanın da hala enkaz altında cesedinin olduğu bu soykırıma karşı cılız sözlerle geçiştirme cümlelerinin kurulmasıdır.

Sadece Ukrayna'dakiler, sadece Filistin'dekiler imtihan olmuyor. Hep beraber imtihan oluyoruz. Bu soykırıma karşı, bu insanlık suçuna karşı hep beraber ayağa kalkacağız. Bir güvenlik ve iş birliği örgütü olarak AGİT'in imkanlarından da istifade ederek, İsrail hükümetinin yaptığı bütün bu soykırımların uluslararası alanda takipçisi olacağız. Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'de sadece kağıt üzerinde birer örgüt olmadığını gösterecek. Bizler de bu mahkemelerde davaları sonuna kadar takip ederek, Netanyahu ve çetesinin cezalandırılması için mücadele edeceğiz. Eğer böyle bir sonuç alırsak bu insanlığın kazanımı olacak. İnsanlığın zaferi olacak ve Filistin halkının yaşadığı acıları bir nebze olsun hafifletecek bir büyük kazanım olacaktır.”

Muhabir: Nur Yıldız