Türkiye'nin Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarikinde, pilot eğitimleriyle birlikte yeni bir aşamaya geçildi. Türk Hava Kuvvetlerinde F-16'larda görev yapan, harbe hazır ve tecrübeli pilotlar arasından seçilen personel; İngiltere'de Eurofighter'a geçiş eğitimi alıyor.
Türkiye ile İngiltere arasında 20 adet yeni üretim Tranche 4 Eurofighter Typhoon için yürütülen tedarik sürecinde; uçakların yanı sıra eğitim, teknik destek ve lojistik ihtiyaçlar da programın birer parçası olarak ilerliyor. Pilot ve teknik personelin İngiltere'deki eğitimleri de bu kapsamda yürütülüyor.
Almanya, İspanya, İngiltere ve İtalya ortaklığındaki konsorsiyum tarafından üretilen Eurofighter Typhoon; çift motorlu yapısı, gelişmiş sensör füzyonu ve art yakıcı (afterburner) kullanmadan ses hızının üzerine çıkabilmesini sağlayan "süperseyir" yeteneğiyle öne çıkıyor. Uçak, gelişmiş aviyonik sistemleri ve görüş ötesi füze kapasitesiyle hava-hava ve hava-yer görevlerini icra edebiliyor.
Emekli Hava Pilot Tuğgeneral Dr. Hüseyin Fazla, Türk pilotların Eurofighter'a geçiş sürecini 24 Saat'e anlattı. Fazla, F-16'dan gelen tecrübeli pilotlar için "eğitimin sıfırdan pilot yetiştirme programı olmadığını", doğrudan yeni savaş uçağına geçiş ve harbe hazırlık üzerine kurulduğunu söyledi.
TESLİMATLAR 2030'DA BAŞLIYOR
Tedarik ve eğitim sürecindeki resmi takvimi aktaran Fazla, yürütülen çalışmaları şöyle özetledi:
"Türkiye ile İngiltere arasında 20 adet yeni üretim Tranche 4 Eurofighter uçağının tedariki kapsamındaki temel anlaşma 27 Ekim 2025'te Ankara'da, teknik ve lojistik destek sözleşmesi ise 25 Mart 2026'da Londra'da imzalandı. Anlaşmaların ardından BAE Systems üretimi başlattı. Yeni üretilecek uçakların ilk 8'inin 2030 yılında, ikinci paketteki 6 uçağın 2031 yılında, son 6 uçağın ise 2032 yılında Türkiye'ye teslim edilmesi planlanıyor. F-16 pilotlarımızın İngiltere’deki eğitimi ise Ağustos 2026 itibarıyla başladı."
KATAR VE UMMAN ENVANTERİNDEKİ UÇAKLARDA SON DURUM
Öte yandan, Katar ve Umman envanterindeki uçakların devir sürecine ilişkin bölgesel gelişmelere dikkat çeken Fazla, mevcut duruma dair şu bilgileri verdi:
"İki ülkeden 12’şer adet olmak üzere toplam 24 ikinci el uçağın 2026 yılı içinde teslim edilmesi planlanıyordu. Ancak bölgede devam eden savaş nedeniyle Katar ve Umman ellerindeki uçakları bu aşamada devretmiyor. Bölgede güvenlik şartlarının normale dönmesi durumunda sürecin hızlanması ve teslimatların 2027 içinde gündeme gelmesi bekleniyor."
Emekli Savaş Pilotu Hüseyin Fazla, Eurofighter tedariki ve eğitim maratonuna ilişkin merak edilen soruları yanıtladı.
TÜRKİYE'NİN EUROFIGHTER TEDARİK SÜRECİ
Türkiye'nin Eurofighter Typhoon tedarikinde gelinen son aşamayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Dr. Hüseyin Fazla: Türkiye ile İngiltere arasında 20 adet yeni üretim Tranche 4 Eurofighter Typhoon savaş uçağının tedariki kapsamında temel anlaşma 27 Ekim 2025'te Ankara'da imzalandı. Bu süreçte Eurofighter konsorsiyumunun Almanya, İspanya ve İtalya tarafından da desteklenen yapısı içerisinde uçak, ekipman ve mühimmat tedariki planlandı. Uçakların idame ve işletmesine yönelik teknik ve lojistik destek sözleşmesi ise Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile İngiltere Savunma Bakanı John Healey tarafından 25 Mart 2026'da Londra'da imzalandı. Bu anlaşmaların ardından BAE Systems, Türk Hava Kuvvetleri için sipariş edilen 20 Eurofighter'ın üretimine başlandığını duyurdu. Yeni üretilecek uçakların ilk 8'inin 2030 yılında, ikinci paketteki 6 uçağın 2031 yılında, son 6 uçağın ise 2032 yılında Türkiye'ye teslim edilmesi planlanıyor.
Böylece 20 yeni Eurofighter'ın 2032 yılı sonuna kadar kademeli olarak Türk Hava Kuvvetleri envanterine girmesi öngörülüyor. Bunun yanında Katar ve Umman'ın mevcut envanterlerinde bulunan Eurofighter'ların Türkiye'ye devredilmesine yönelik ayrı bir süreç de devam ediyor. Her iki ülkeden 12'şer olmak üzere toplam 24 uçağın Türkiye'ye verilmesi gündemde. Bu uçakların 2026 yılı içerisinde teslim edilmesi öngörülüyordu. Ancak bölgede devam eden savaş nedeniyle Katar ve Umman'ın ellerindeki Eurofighter'ları bu aşamada Türkiye'ye vermeleri, en azından savaş sona erene ve Körfez'de güvenlik şartları normale dönene kadar pek olası görünmüyor. Savaşın sona ermesi halinde süreç hızlanabilir ve 2027 içerisinde teslimat gündeme gelebilir.
TÜRK PİLOTLARIN EUROFIGHTER EĞİTİMİ BAŞLADI
Türkiye'nin alacağı Eurofighter'ları kullanacak pilotlar nasıl hazırlanıyor? Eğitimlerin içeriğinden bahsedebilir misiniz?
Dr. Hüseyin Fazla: Türk Hava Kuvvetleri, Eurofighter uçaklarında harbe hazırlık eğitimi için F-16'larda harbe hazır ve tecrübeli pilotlar arasından seçim yaptı. Bu pilotların İngiltere'deki eğitim süreci Ağustos 2026 itibarıyla başladı.
Burada önemli olan nokta, bu pilotların sıfırdan savaş pilotu olarak yetiştirilmiyor olması. F-16 gibi yüksek performanslı, modern bir savaş uçağında görev yapan tecrübeli pilotlar, Eurofighter'a geçiş için hızlandırılmış bir eğitim programına alınıyor. Bu program "Short Conversion Course" olarak adlandırılıyor. Yani temel amaç, zaten savaş uçağı kullanma tecrübesine sahip pilotun yeni uçağın sistemlerine, uçuş karakteristiğine, silahlarına ve taktiklerine uyum sağlaması.
Bir başka ifadeyle Türk Hava Kuvvetlerinde harbe hazır bir F-16 pilotunun Eurofighter eğitiminde hedef, yeniden pilot yetiştirmek değil, pilotu yeni savaş uçağına hazırlamak.
Eğitim sonunda pilotun Eurofighter'ı emniyetli şekilde uçurmasının yanında radar, sensör, silah ve görev sistemlerini kullanabilmesi ve uçağın kendine özgü taktiklerini öğrenmesi hedefleniyor. Kısacası, Taktik Dönüşüm olarak da isimlendirilen bu eğitimle birlikte F-16’dan Eurofighter’a geçiş sağlanıyor.

F-16'DAN EUROFIGHTER'A GEÇİŞ 4 AŞAMADA GERÇEKLEŞECEK
Harbe hazır bir F-16 pilotunun Eurofighter'a geçiş eğitimi hangi aşamalardan oluşuyor?
Dr. Hüseyin Fazla: Harbe hazır bir pilot için F-16'dan Eurofighter'a geçiş eğitimi ortalama 6 ila 8 ay sürüyor ve dört ana aşamadan oluşuyor. İlk aşamada akademik yer eğitimi veriliyor. Tahminen 7-8 hafta süren ilk bölümde pilotlar uçağın sistemlerini, sensörlerini, aviyoniklerini ve görev sistemlerini öğreniyor. Eurofighter'a özgü kokpit özellikleri de yine aynı süreçte ele alınıyor. İkinci aşama sentetik eğitim ve simülatör süreci. Aşağı yukarı 6-8 haftayı kapsayan dönemde normal uçuş prosedürlerinden acil durumlara kadar çok sayıda senaryo çalışılıyor. Üçüncü aşamada gerçek uçuşlara geçiliyor. Ortalama 4-6 haftalık periyotta pilotlar öğretmen pilotlarla birlikte uçuyor, Eurofighter'ın uçuş karakterini öğreniyor ve gerekli yeterlilikleri tamamladıktan sonra solo uçuşlara başlıyor. Son aşamayı ise taktik ve silah sistemlerine uyum eğitimi oluşturuyor. Genel olarak 8-10 hafta süren nihayi bölümde hava-hava ve hava-yer görevleri, radar ve sensörlerin kullanımı ile silah sistemleri üzerinde duruluyor.
EUROFIGHTER'IN KOKPİTİ F-16'DAN FARKLI
F-16'dan gelen bir pilotun ilk olarak hangi farklılıklara uyum sağlaması gerekiyor?
Dr. Hüseyin Fazla: F-16 ve Eurofighter'ın kokpit düzenleri ve bazı uçuş sistemleri birbirinden farklı. Bu nedenle ilk aşamada pilotların yeni uçağın kumanda ve görev sistemlerine alışması gerekiyor. Eurofighter'da pilotun kokpit içerisindeki bazı işlevleri sesli komutla yönetmesine imkan sağlayan Direct Voice Input, yani doğrudan sesli komut sistemi bulunuyor. Pilotların bu sisteme de uyum sağlaması gerekiyor.
Sensörler konusunda da F-16'dan farklı bir yapı söz konusu. Eurofighter'da radar ile kızılötesi arama ve takip sistemi olarak kullanılan IRST'nin birlikte çalışması, pilotun hedef ve çevre hakkındaki bilgileri daha bütünlüklü değerlendirmesine imkan sağlıyor. Burada sensör füzyonu dediğimiz yapı devreye giriyor. Farklı sensörlerden gelen bilgilerin bir araya getirilmesiyle pilotun karşısındaki hava resmini daha kapsamlı şekilde değerlendirmesi amaçlanıyor.
F-16'DAN EUROFIGHTER'A GEÇİŞTE UÇUŞ KARAKTERİ DEĞİŞİYOR
Pilotların yalnızca kokpite değil, Eurofighter'ın farklı uçuş karakterine de alışması gerekiyor. Bu geçişte hangi noktalar öne çıkıyor?
Dr. Hüseyin Fazla: F-16'nın aerodinamik yapısı ile Eurofighter'ın delta kanat ve kanart yapısı birbirinden farklı. Bu nedenle F-16'dan gelen pilotun yeni uçağın uçuş karakterini ve aerodinamik limitlerini iyi tanıması gerekiyor.
Özellikle yüksek hücum açısındaki uçuş karakteri, iniş açısı ve pistteki frenleme mesafesi gibi konularda pilotların yeni uçağa alışması gerekiyor.
Eurofighter'ın yüksek irtifadaki uçuş özellikleri ve transonik ile süpersonik hızlardaki davranışı da eğitim kapsamında ele alınıyor. Bunun yanında Eurofighter'ın süperseyir özelliği bulunuyor. Yani uçak, art yakıcıyı kullanmadan süpersonik hızlara çıkabiliyor. F-16'dan gelen pilot açısından bu da farklı bir hızlanma ve kumanda deneyimi anlamına geliyor.
Stall ve spin kurtarma usulleri, yüksek irtifa uçuşları ve uçağın kontrol dışına çıkması halinde kullanılabilecek otomatik kurtarma sistemi de eğitim kapsamında çalışılıyor.
"BU SİSTEM, SIRADAN BİR UÇUŞ SİMÜLATÖRÜNÜN ÖTESİNDE"
Eurofighter pilotlarının eğitiminde kullanılan simülatörün teknik özellikleri neler? Bu sistemi diğer uçuş simülatörlerinden ayıran unsurlar hangileri?
Dr. Hüseyin Fazla: Eurofighter Typhoon uçuş eğitiminde kullanılan en önemli eğitim yardımcılarından biri, sentetik eğitim sistemi olarak da bilinen EBT (Emulated/Full Flight Simulator) mimarisidir. Bu sistem, sıradan bir uçuş simülatörünün ötesinde, uçağın fiziksel ve aviyonik davranışlarını mümkün olduğunca gerçek uçuşa yakın şekilde taklit eden kompleks bir eğitim ortamı sunuyor.
Simülatörde gerçek Eurofighter kokpitinde kullanılan donanımlar da bulunuyor. Kokpitteki tuşlar, çok fonksiyonlu MFD ekranları, HOTAS olarak adlandırılan gaz kolu ve lövye üzerindeki kumanda ve sviçler ile pedalların sertliği gerçek uçaktaki yapıyla aynı olacak şekilde tasarlanmış durumda.
Sistemin önemli özelliklerinden biri de 360 derece kubbe mimarisi. Pilot, yüksek çözünürlüklü projeksiyonlarla oluşturulan tam kubbe görsel sisteminin ortasındaki gerçek Typhoon kokpitinde eğitim alıyor. Bu sayede pilot başını çevirdiğinde kanat uçlarını, motor hava alıklarını ve arka gövdeyi gerçek uçuşa benzer bir görüş açısıyla görebiliyor.
Eurofighter simülatörünü farklılaştıran bir diğer unsur ise G-Seat ve G-Suit entegrasyonu. Klasik simülatörlerde olduğu gibi bütün kabinin hareket ettirilmesi yerine, pilotun oturduğu koltuğun hareketini ve fiziksel baskıyı taklit eden G-Seat sistemi kullanılıyor.
Pilot yüksek G kuvveti oluşturan bir manevra yaptığında koltuğun tabanı hareket ederek gerçek uçuşta oluşan fiziksel etkiyi taklit ediyor. Aynı anda emniyet kemerleri sıkılaşıyor, G-Suit'in sırt ve bacak bölümleri şişiyor ve anti-G elbisesi basınca göre hava ile doluyor. Böylece pilot yalnızca görsel olarak değil, fiziksel olarak da yüksek G kuvvetine maruz kalma hissini deneyimliyor.
SİMÜLATÖRDE 'ACİL DURUMLAR' DA ÇALIŞILIYOR
Son olarak, F-16'dan gelen tecrübeli bir pilot açısından simülatör eğitiminin asıl amacı nedir? Özellikle acil durum eğitimleri nasıl yürütülüyor?
Dr. Hüseyin Fazla: F-16'dan gelen harbe hazır ve tecrübeli bir pilot için simülatör eğitimi, yalnızca kokpitteki düğmelerin ve sviçlerin yerini öğrenmekten ibaret değil. Buradaki temel amaç, Eurofighter'ın uçuş limitlerinin, acil durum prosedürlerinin ve kask entegrasyonu gibi yeni sistemlerin pilotun kas hafızasına yerleştirilmesi.
F-16 pilotlarının simülatörde en fazla zaman ayırdığı bölümlerden biri de acil durum senaryolarında uygulanacak kontrol listesi prosedürlerinin öğrenilmesi. Gerçek uçakta denenmesi mümkün olmayan veya hayati risk taşıyan arıza ve acil durumlar simülatör ortamında defalarca uygulanabiliyor.
Pilot, farklı uçak arızalarında hangi prosedürü hangi sırayla uygulayacağını burada öğreniyor. Senaryoların tekrar tekrar çalışılması, gerçek uçuş sırasında karşılaşılabilecek bir arıza veya acil durumda pilotun doğru tepkiyi daha hızlı verebilmesini amaçlıyor. Dolayısıyla simülatör eğitiminin hedefi yalnızca pilotu Eurofighter kokpitine alıştırmak değil; normal uçuşun yanı sıra olağan dışı durumlarda da uçağı güvenli şekilde yönetebilecek seviyeye ulaştırmak.






