Türkiye’de hukuk fakültesi mezunlarının mesleğe adım atmasının koşulu olan Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS), uygulanmaya başladığı 2024 yılından bu yana tartışmaların odağında bulunuyor. ÖSYM tarafından yılda iki kez düzenlenen sınav, hakim-savcı sınavına başvurmak, avukatlık stajına başlamak ve noterlik başvurusu yapmak isteyen adaylar için zorunlu bir ön eleme niteliği taşıyor. Adaylardan toplam 15 alan üzerinden 120 soruyu test formatında yanıtlamaları bekleniyor ve başarılı sayılmak için 70 puan barajı öngörülüyor.
Ancak sınavın yüksek barajı puanı, kapsamı ve formatı, mesleğe girişte ciddi sorunlar yaratıyor. Özellikle Türkiye’deki hukuk fakültelerinde müfredatta yer almayan bazı derslerin, seçmeli derslerin de sınavda sorulması, adayların ezbere dayalı bir hazırlık sürecine yönelmesine yol açıyor. Son sınavlarda başarı oranlarının ortalama yüzde 25 civarında olması, mezunların staj ve mesleğe erişim sürecini engellerken, sınavın test usulünde yapılması hukuki muhakeme yeteneğini ölçmekten uzak olduğu eleştirilerini güçlendiriyor.
Üstelik sınav süreci, adaylar üzerinde ekonomik bir yük de oluşturuyor. Sınava hazırlık için en çok tercih edilen kursların maliyeti ortalama 34 bin TL’yi bulurken, kitap setleri de binlerce lira değerinde. Bu durum, henüz mesleğe adım atamayan mezunları hem maddi hem de psikolojik açıdan zorluyor.
Tüm bu tartışmalar, baraj puanı, sınav kapsamı ve soruların niteliği açısından yeniden gözden geçirilmesini öngörüyor. Ayrıca, sınavın baraj puanının makul bir seviyeye çekilmesi ve adaylara sınav öncesi staj hakkı tanınarak mesleğe erişimlerinin sağlanması gerektiği yönündeki çağrıları gündeme getiriyor.
Hukuk mezunu gençler HMGS için taleplerini Meclis’e taşıdı
Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı (HMGS) nedeniyle mesleğe başlamada ciddi engellerle karşılaştıklarını belirten hukuk mezunları, sınavın daha nitelikli ve adil hale getirilmesi için harekete geçti. HMGS Talep ve Şikayetler Platformu temsilcisi Eren Asilyörük, sınavın ezbere dayalı ve hukuk nosyonundan uzak olduğunu vurgulayarak, “Staja ve mesleğe başlamamızın ön koşulu haline gelen HMGS’nin daha nitelikli hâle getirilmesi istiyoruz” dedi.
Asilyörük, Meclis gündeminde bir kanun teklifinin bulunduğunu ve görüşülmesini beklediklerini söyledi. Platformun asli talepleri arasında baraj puanının 70’ten 60’a düşürülmesi ve sınavın staj şartı olmaktan çıkarılması yer alıyor.
Platform, taleplerinin kamuoyu tarafından da desteklenmesine ihtiyaç duyduklarını vurguladı. Söz konusu kanun teklifinin ise 11. Yargı Paketi kapsamında bu hafta Meclis’te görüşülmesi bekleniyor.
Beklenti barajın 60’a düşürülmesi ama 50-55 aralığı da gündemde
Hukuk mezunu öğrencilerin beklentisi, barajın 60’a düşürülmesi yönünde. 24 Saat’in edindiği bilgilere göre ise, barajın 50-55 aralığına çekilmesi seçeneği de konuşuluyor.
Konuya ilişkin 24 Saat’e konuşan bir uzman, şu ifadeleri kullandı:
“Hukuk fakültesinden mezun olan öğrencilerin genel hukuk yeterliliğini ölçen bir sınav olduğu için, barajın 50-55 aralığına çekilmesi gerekmektedir. Bu sınav, avukatlık mesleğine geçiş sınavı değil; hakim-savcı ve noterlik mesleğine geçiş için de gerekli olduğundan bir ön sınavdır ve bu sebeple genel hukuk bilgisi yeterliliğini değerlendirmelidir. Hukuk fakültelerinde geçme notu en fazla 50’dir. Bu nedenle mevcut baraj uygulaması öğrenciler açısından adil değildir. Bu sınav ile ilgili düzenlemelerin yapılması aciliyet taşımaktadır. Son üç sınavın sonuçları, hukuk fakültesi mezunları üzerinde ciddi bir travma yaratmış; mezunlar, geleceklerinin risk altında olduğunu düşünerek adeta karanlık bir kuyuya düşmüş gibi hissetmektedirler.”
Hukuk mezunu Serdar Kemal Yılmaz, mesleğe giremeyince taksicilik yapmak zorunda kaldı
Hukuk Fakültesi mezunu 25 yaşındaki Serdar Kemal Yılmaz, Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı’na (HMGS) üç kez girmesine rağmen başarılı olamayınca mesleğe adım atamadı. Artan ekonomik zorluklar nedeniyle geçimini sağlamak amacıyla taksicilik yapmak zorunda kalan Yılmaz, hedefinin kendi mesleğini icra etmek olduğunu belirtti.
Yılmaz, “İyi veya kötü meslek ayrımı yapmaksızın çeşitli işlerde çalıştım; ancak temel hedefim hukuk mesleğini yapmak. Bu istek yalnızca benim için değil, ailem için de büyük önem taşıyor. Ailem de beni hukuk mesleğinde görmek istiyor, fakat mevcut sistem bu hedefe ulaşmamı engelliyor” dedi.
Genç hukukçu, sınav sistemine de eleştiriler yöneltti. Yılmaz, ezbere dayalı ve üniversite eğitimimizin pratiğe uzaklığıyla uyumsuz bir sistem olan HMGS’nin genç hukukçuları zor durumda bıraktığını belirterek, “Son yapılan sınavdaki başarı oranı yalnızca yüzde 23. Bu durum, sistemin ne denli ezberci olduğunu gösteriyor. Hayatımızı sürdürebilmek ve sınava tekrar hazırlanabilmek için kurs ve eğitim materyallerine erişim sağlamak amacıyla farklı işlere yönelmek zorunda kalıyoruz; bu da bizi mesleğimizden uzaklaştırıyor” dedi.
Yılmaz ve benzer durumdaki hukuk mezunları, Meclise sunulan kanun teklifinde sınav için başarı oranının yüzde 60’a düşürülmesini, sınav içeriğinin yeniden değerlendirilmesini ve sınavın staj şartı olmaktan çıkarılmasını talep ediyor.

Sınavı kazananlar da sınavı eleştiriyor
HMGS sınavına giren ve 71 puan alan bir hukuk fakültesi mezunu, sınavda başarılı olmasına rağmen sınavı eleştirerek, bu sınavın “mesleğe giriş”ten çok “mesleğe engel” niteliği taşıdığını belirtti ve şu paylaşımı yaptı:
Türkiye’deki hukuk fakültesi dekanları HMGS ile ilgili talepler hakkında ne düşünüyor?
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Akman, hukuk fakültelerinde sınavların klasik yöntemle yapılmasının önemine dikkat çekiyor. Akman, “Öğrencilerin kendilerini ifade etme becerilerinin gelişmesi son derece önemlidir. Bu nedenle soruların bir kısmının klasik usulde, ifade yeteneğini ve analitik düşünme becerisini ölçmeye yönelik olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.
HMGS’de test yöntemi uygulanmasına ilişkin tartışmalara da değinen Akman, öğrencilerin test sınavı talep edebildiğini belirtti. Akman, baraj puanının düşürülmesine ise karşı olduğunu vurgulayarak, “Hukuk bir bilim dalıdır; kapsamda yer alan alanların sınavdan çıkarılmaması gerektiğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“Sınavın kapsamı temel derslerle sınırlı olmalıydı. 70 yerine geçme notunun 60 olarak belirlenmesi daha isabetli olurdu”
Kırklareli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Mithat Güneş, HMGS’nin kapsamının doğru şekilde belirlenmediğini ve gereksiz yere geniş tutulduğunu belirtti. Güneş, “Sınavın kapsamı temel derslerle sınırlı olmalıydı. 70 yerine geçme notunun 60 olarak belirlenmesi daha isabetli olurdu” dedi.
Sınavın içeriğine ilişkin eleştirilerini aktaran Güneş, birçok sorunun ezbere dayalı olduğunu söyleyerek, “Öğrencilerin temel hukuki donanımını ve hukuki muhakeme yeteneğini ölçmeye yönelik bir sınavın gerçekleştirilmesi en doğru tercih olurdu” diye konuştu.
“Mevcut koşullar dikkate alındığında barajın 60 olarak belirlenmesi uygun olabilir”
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necla Öztürk, HMGS’nin klasik usulde yapılmasının önemine dikkat çekiyor. Öztürk, “Hukuk fakültesi eğitiminde öğrencilerden, kendilerine verilen olayları yazılı olarak çözmeleri beklenmektedir. Bu nedenle sınavda klasik ve olay temelli soruların yer alması uygun olacaktır” dedi.
Öğrencilerin yazılı ifade becerilerindeki eksikliklere de değinen Öztürk, “Son yıllarda öğrencilerin cümle kurmakta ve kendilerini yazılı olarak ifade etmekte zorlandıkları gözlemlenmektedir. Kendisini yazılı olarak doğru şekilde ifade edemeyen bir öğrencinin meslekte başarılı olması mümkün değildir” diye konuştu.
Baraj puanı ve sınav kapsamına ilişkin görüşlerini de paylaşan Öztürk, “Mevcut koşullar dikkate alındığında barajın 60 olarak belirlenmesi uygun olabilir. Sınav kapsamı belirlenirken öğrencilerin zorunlu aldıkları temel derslerin ders saati ve yıl bazındaki ağırlıkları dikkate alınmalı; her dersin soru sayısı bu oranlara göre düzenlenmelidir” ifadelerini kullandı.
“Hakimlik sınavında da aynı baraj uygulanmaktadır. Fakültelerdeki sınav ortalamaları esas alınamaz; bu sınav mesleğe adım niteliğindedir”
Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Burak Adıgüzel, HMGS’de baraj puanının düşürülmesine karşı olduğunu belirterek, “Hakimlik sınavında da aynı baraj uygulanmaktadır. Fakültelerdeki sınav ortalamaları esas alınamaz; bu sınav mesleğe adım niteliğindedir ve benzer şekilde neredeyse tüm ülkelerde bu tür mesleki sınavlarda belli bir baraj puanı bulunmaktadır. Bu nedenle barajın 70 olarak belirlenmesi daha doğru olacaktır” şeklinde konuştu.
Sınav formatına dair görüşlerini de paylaşan Adıgüzel, test ve klasik yöntemlerin bir arada, olay temelli değerlendirme şeklinde uygulanmasının uygun olacağını vurgulayarak, “Batı ülkelerinde de benzer şekilde, olaylar üzerinden sorular yöneltilmekte ve adayların muhakeme yeteneği ölçülmektedir. Bu doğrultuda, sınavda olay çözümüne ve hukuki muhakeme gücünü ölçmeye yönelik soruların yer alması gerekir” ifadelerini kullandı.
Sınav kapsamının daraltılması gerektiğini de belirten Adıgüzel, “Adaylar esasen avukatlık mesleğine başlamak amacıyla bu sınava katılmaktadır. Bazı anabilim dallarına adaylar meslek hayatlarında nadir rastlayacakları için bu konularla ilgili soru sorulmaması kanaatindeyim. Bu nedenle sınavda 6 ya da 7 temel branş üzerinden soru sorulması daha uygun olacaktır” dedi.
“Mevcut sistemin nitelikli bir hukukçunun sahip olması gereken yetkinlikleri ölçüp ölçmediği belirsiz”
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fatih Ertugay, HMGS’de açık uçlu ve yoruma dayalı soruların yer almasının önemine dikkat çekti. Ertugay, “Sınavın neyi ölçtüğü konusunda çeşitli soru işaretleri var. Bir madde metnini ezberleyen bir öğrencinin meslek hayatında bu bilgiden ne ölçüde fayda sağlayabileceği tartışmalı. Mevcut sistemin nitelikli bir hukukçunun sahip olması gereken yetkinlikleri ölçüp ölçmediği belirsiz” şeklinde konuştu.
Sınavın süresine de eleştiri getiren Ertugay, adayların yaklaşık 29 dersten sınava girdiğini ve 155 dakika içinde 120 soruya cevap vermek zorunda olduklarını hatırlatarak, “Bu oldukça uzun ve yorucu bir sınav süresi anlamına geliyor. Belki sınav süresi bölünebilir veya kapsamı daraltılabilir” ifadelerini kullandı.
Baraj puanına dair görüşlerini de paylaşan Ertugay, “Baraj puanının düşürülmesinin bazı sakıncaları olabilir. Avrupa’daki benzer sınavların da oldukça yüksek standartlara sahip olduğunu unutmamak gerekir. Sınavın niteliğini artırmak üzerine düşünmeliyiz; ancak atılması gereken ilk adım barajı düşürmek olmamalıdır. Burada asıl önemli olan, hukuk mesleğine adım atan kişilerin niteliğine odaklanmaktır. Sınav neyi ölçüyor, ne kadar ölçüyor, nasıl ölçüyor buna bakmak gerekir” diye konuştu.
“Hukuk fakültelerindeki genel ortalamaya baktığımızda 55–60 bandında bir eğilim görülüyor. Dolayısıyla barajın 60 olarak belirlenmesi uygun olabilir”
Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Kenan Evren Yaşar, HMGS’nin kapsamına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yaşar, “İlk sınav dar kapsamlı uygulanmıştı. Daha sonra kanun koyucu, HMGS’de yer almayan ancak hukuk nosyonu kazandıran dersleri de sınava dahil etti. Bu şekilde sınav, yalnızca hukuk bilgisini değil, aynı zamanda hukuk nosyonunu da ölçüyor” dedi.
Baraj puanı konusunda görüşlerini paylaşan Yaşar, “Hukuk fakültelerindeki genel ortalamaya baktığımızda 55–60 bandında bir eğilim görülüyor. Dolayısıyla barajın 60 olarak belirlenmesi uygun olabilir” ifadelerini kullandı.
Soru hazırlama tekniğine dair önerilerini de paylaşan Yaşar, “Ezbere dayalı sorular yerine yorum yapmayı ve olay üzerinden analiz etmeyi gerektiren sorular tercih edilmelidir. Hukuk fakültelerinde sınavlar genellikle klasik usulde ve olay çözümü üzerinden yapılıyor. Nitekim Cumhurbaşkanlığı Stratejik Planı’nda da hukuk fakültelerinde test sınavlarının kaldırılması öngörülmüştür” diye konuştu.
Yaşar ayrıca HMGS kurslarının ticarileşme riskine dikkat çekerek, “Fakültelerde kulüpler aracılığıyla tanıtım faaliyetleri yürütülüyor; ancak bu durum bir süre sonra öğrencilerin ‘müşteri’ haline getirilmesine yol açabilir” uyarısında bulundu.



