Eskişehir için 2 Eylül artık sadece kentin kurtuluş günü değil, yeni bir festivalin de başlangıç tarihi. 26 numaralı plakadan hareketle Eskişehir Yılı ilan edilen 2026, Uluslararası Porsuk Festivali’nin de ilkine ev sahipliği yaptı. Kente hayat veren, kıyısında kafeleri, yürüyüş yolları ve ağaçlarıyla her daim canlı olan Porsuk Çayı, Eskişehirlilerin yanında kente gelen öğrencilerin de bir numaralı buluşma alanı.

Festivalle birlikte Porsuk’un enerjisi kentin dört bir yanına taşındığı Eskişehir’de 2-6 Eylül tarihleri arasında Kentpark, İskele 26, Sümerpark’ta birçok etkinlik düzenlendi. Festivalin ilkini takip etmek üzere bulunduğumuz kente ilk adım attığımızda ise Eskişehir kutlamalara çoktan hazırlanmıştı. 2 Eylül’de Vilayet Meydanı’nda başlayan kortejde festivalin maskotu dev bir porsuğa, farklı ülkelerden halk dansları toplulukları, festivalin ana sponsoru ETİ’nin sosyal sorumluluk projesi Sarı Bisiklet’i temsilen bisikletli bir grup, kentte faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri ve Eskişehirliler eşlik etti. Sonbaharın kıyısında Porsuk Çayı’ndan Ulus Heykeli’ne doğru İsmet İnönü Caddesi’nden geçen kortej ise kent sakinlerinin ilgisini ve merakını topladı.

Festivalin kültürel ayağında ise birçok konser ve tiyatro gösterisi yer aldı. Luigi Ciotta’nın ‘Bavul Dolusu’ isimli oyunu, Jomy Jai Ensemble’ın konseri, Bahçe Galata’nın ‘Nora 2’si, Big Band Firebird Orkestra, Luminart’ın ‘En İyi İkinci’, Craft Atölye’nin ‘Dalgakıran’ oyunları Eskişehirlilerle buluştu. Özellikle İstanbul merkezli özel tiyatroların Eskişehir’de yer alması, festivalin kent sakinlerince en çok ilgi gösterdiği etkinlikler arasında yer aldı. Halihazırda Eskişehir BB Şehir Tiyatrosu ve Anadolu Üniversitesi’ne bağlı Tiyatro Anadolu’ya gösterilen yoğun ilgi de düşünüldüğünde İstanbul merkezli özel tiyatrolar için Eskişehir’in büyük bir potansiyel taşıdığını söylemek gerek.
Soup Opera, Pizz, Jön, Gözen Vural, Petunya , Role ve Selin Çıngır gibi aralarında yolu Eskişehir’den geçen müzik gruplarının da konserlerine ev sahipliği yapan festlvalde gelecek yıllarda Eskişehirli gruplara daha çok rastlayacağımız muhakkak.

Festivaldeki etkinliklere ev sahipliği yapan noktalardan biri de İskele 26 oldu. Başkan Ünlüce döneminde açılan İskele 26, İstanbul’da Karaköy ve Eminönü’nde aşina olunan balık ekmek kültürünü, Porsuk kıyısında sürdürüyor. Belediye tarafından işletilen bu tesise Eskişehirliler kısa sürede alışmış. Balık ekmeğin aranan eşlikçisi turşu suyu ise unutulmamış.

Müzeler kenti Eskişehir'in iki yeni kültür noktası
Eskişehir aynı zamanda müzeler kenti. Yılmaz Büyükerşen Balmumu Müzesi, Kurtuluş Müzesi, Cumhuriyet Müzesi gibi müzelerin yanında cam sanatları, fotoğraf makinesi ve Tayfun Talipoğlu’nun adını taşıyan daktilo müzesini barındıran Odunpazarı bölgesi, korunan dokusu ve tarihi evleriyle festival için kente gelenin önemli ziyaret noktalarından biri konumunda oldu. 19 Eylül’de sona erecek Odunpazar Modern Müze’de (OMM) geçmişten günümüze farklı akımlardan sanatçıların sofra ve yemek kültürüyle ilişkili eserlerini bir araya getiren ‘Ferahfeza’ sergisi ise Eskişehir’in tadını tuzunu hatırlatan önemli bir durak.

OMM’dan hemen yukarıya doğru çıktığımızda ise Eskişehir’in yeni müzesi, Hamam Müzesi karşımızda. Antik Roma, Selçuklu ve Osmanlı kültüründe önemli bir yere sahip olan hamamların sahip olduğu kendine has ritüellerinin anlatıldığı ve kullanılan eşyaların sergilendiği müze, hamam formunda bir tasarıma sahip. İki kattan oluşan müzede, erkek ve kadın hamamlarının temsili gösterimi yanında farklı dönemlerde hamamlarda kullanılan takunya, peştemal, tas ve sabunlar yer alıyor. Müzeden çıkınca sol tarafta ise 2024’te kente kazandırılan Sanat Sokağı yer alıyor.

İçerisinde‘ Uluslararası Çağdaş Seramik Sanatları Müzesi’, ‘Karikatürler ile Yılmaz Hoca Galerisi’, ‘Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen’e Özel Hediyeler Galerisi’, ‘Genco Erkal Sahnesi’ ve şehir tiyatrolarına bağlı ‘Kukla Tiyatrosu’ yer alan Sanat Sokağı içerisinde sanatçıların çalışmak veya derslerini vermek için kullanabileceği günlük uygun fiyatla kiralayabildiği atölyeler yer alıyor.

K-pop enerjisi ardından Pinhani ile nostalji
5 Eylül akşamı Kentpark’ta gerçekleşen Grup Blingone konseri ise dünyayı etkisi altına alan K-pop fırtınasının en somut yansıması oldu. Güney Koreli pop müzik grubuna gösterilen ilgi ise sadece farklı bir müzik dinleme merakından çok sıkı bir hayran kitlesinin coşkusu şeklindeydi.

Bir gece öncesinde yine aynı halkın daha geleneksel bir müzik türünü icra eden Gyeonggi Sinawi Orkestrası’ndan ayrı olarak daha çok dansa ve ritme dayalı olan K-pop konseri, bu müzik türüyle ilgili olmayanlar için bile dikkat çekiciydi. Daha sonra sahne alan Pinhani konseri ise Eskişehir’in öğrenci kenti yönünün de bir göstergesi niteliğindeydi. Grubun solisti Sinan Kaynakçı, parça aralarında Anadolu Üniversitesi’nde geçirdiği öğrencilik döneminden anılarını ve kentin kendisinde bıraktığı hisleri paylaştı.
Avrupa kenti benzetmesi resmi olarak da gerçek
Festivalin son akşamı ise Eskişehir, Avrupa Konseyi Şeref Bayrağı ödülü törenine Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’nin yanında önceki başkan Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen de yer aldı. Avrupa ülkelerinden farklı şehirlerin belediye başkanlarının tebrik mesajlarının videoda gösterilmesi sonrası Ünlüce ve Büyükerşen sahneye birlikte çıktı. 4 gün boyunca karnaval havasının yaşandığı Eskişehir Porsuk Festivali sayesinde kurtuluş gününü, her yaştan yurttaşa hitap eden kültür ve sanat etkinlikleriyle birleştirdi. Avrupa Konseyi Şeref Bayrağı’nın bir yıl boyunca dalgalanacağı Eskişehir, “Orta Anadolu’daki Avrupa kenti” benzetmesini de resmi olarak tescillemiş oldu. Eskişehirlilerin Ünlüce ve Büyükerşen’e olan samimi ilgisi ve sevgisi ödül töreni sonrasında gerçekleşen Mor ve Ötesi konseri boyunca da sürdü.Orçun Orçunsel’in şefliğinde Eskişehir BB Senfoni Orkestrası’nın grubun parçalarına eşlik ettiği 2,5 saati aşkın konser de kente sadece su değil, festival sayesinde enerji veren Porsuk gibi akıp geçti.

Festival vesilesiyle 2026 Eskişehir Yılı'nı, kardeş şehirlerle ilişkilerin önemini ve kent kültürünün festivallerle yansıtılmasına ilişkin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce 24 Saat'in sorularını yanıtladı.
Kentlerin kurtuluş günleri genellikle alışılagelen törenlerle kutlanır. Bu noktada
Eskişehir'in kurtuluş gününü sadece bir güne değil tüm bir haftaya yayması kent
sakinleri için olumlu olduğu kadar komşu şehirlerden gelen ziyaretçilerin de artmasına
yol açtığını gözlemledim. Bu noktada Porsuk Festivali'nin nasıl gelişmesini istersiniz?
İnsanların yaşadığı şehrin doğuş hikâyesini hatırlatması çok kıymetli. Elbette törenler olacak,
olmalı. Ancak Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluş gününü bir güne sığdırmak yerine bir
haftaya yayma düşüncesi, Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali’mizin de bir parçası.
Çünkü Eskişehir’in geçmişi kadar bugünü ve geleceğini birlikte kutluyoruz. Festivalin ilkini
gerçekleştirdik. Muhteşem bir ilgi ve katılım oldu. Eskişehirlilerin festivali güçlü bir şekilde
sahiplenmesi beni çok mutlu etti. Bu sahiplenme ulusal ve uluslararası ilgiyi de üzerimize
çekiyor. Festival boyunca başta komşu iller olmak üzere ülkemizin dört bir yanından
ziyaretçiler şehrimize geldiler. Yabancı misafirlerimizde büyük artış gördük. Şehrimizin
kültür, sanat ve köklü geçmişinin davetkâr bir yönü de var. Festivalin en büyük gücü,
Eskişehir’in kendisi.
Festivali büyüteceğiz. Kendisi de büyümek isteyecek. Ancak Eskişehir’in ruhunu, sıcaklığını
ve özgünlüğünü kaybetmesini istemiyoruz. Porsuk’un iki yakasında, şehrin sokaklarında,
mahallelerinde daha çok Eskişehirlinin, daha çok yerli yabancı sanatçı ve misafirin yer aldığı
bir festival olmaya devam edecek. İnsanlar buraya festivalle birlikte Eskişehir’i görmeye,
Eskişehir’i hissetmeye, şehri yaşamaya gelsin istiyoruz. Çünkü Eskişehir’in çok güçlü ve
güzel bir hikâyesi var. Bu hikâyeyi Porsuk’un birikimiyle tüm dünyaya anlatmak, hem
şehrimize duyduğumuz bir sorumluluk hem geleceğe bırakacağımız kalıcı bir iz demek.
Kent kültürü ve yaşamına eklemlenebilecek başka uluslararası/ulusal festival ve
çalışmalar gündeminizde mi?
Elbette gündemimizde yeni fikirler, yeni projeler var. Ancak Eskişehir’e festival eklemekten
ziyade Eskişehir’in kendi kültüründen ve potansiyelinden yeni değerler üretmeyi
önemsiyoruz.
Uluslararası Eskişehir Çocuk, Gençlik ve Kukla Tiyatroları Festivali, Uluslararası Eskişehir
Yarı Maratonu ve Spor Festivali, Uluslararası Polifonik Koro Şenliği, Engelsiz Filmler
Festivali, Uluslararası Yunus Emre Edebiyat Şenliği gibi çok sayıda kültürel ve sanatsal
buluşma düzenliyoruz. Diğer belediyeler, kurum, kuruluş, STK ve özel girişimler de çeşitli
festivaller düzenliyor. Eskişehir, bir konuya bağlı festival kenti değil. Büyük bir kültürel ve
sanatsal zenginlik var. İşte bu zenginliği tek çatı altında, imza ve marka bir festival olarak
Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali ile bir araya getirdik. Yerel, ulusal ve uluslararası
değerleri buluşturma fikrimiz şehri bir festival alanına dönüştürdü. Tiyatrodan heykele,
müzikten edebiyata, resimden sinemaya, sergilerden dans ve nehir etkinliklerine kadar onlarca
etkinlik gerçekleştirildi. Porsuk’un birleştirici yönüyle bu çatının altına yerel zenginlikler
ekleyeceğimiz çalışmalarımız olacak. Eskişehir’in çok güçlü bir kültür-sanat birikimi var.
Bizim hedefimiz, bunu daha görünür kılmak ve Eskişehir’i kültürün, sanatın ve yaratıcılığın
buluşma noktalarından biri haline getirmek. Bundan sonra da Eskişehir’e yakışan, şehrin
ruhundan beslenen yeni projeleri adım adım uygulayacağız.
2026 Eskişehir Yılı'nın yarattığı rüzgarın 2027'de süreceğini tahmin ediyorum. Bu
kapsamda 2027 yılına ilişkin planlarınız var mı?
2026 Eskişehir Yılı’nda çok güçlü bir enerji yakaladık. Bu enerjinin 31 Aralık 2026’da
bitmemesi gerekiyor. Bu anlamda hayata geçirdiğimiz projelerin bir bölümünü 2027’ye
taşıdık. Şu an bitirdiğimiz, temelini attığımız, başlayacağımız projelerle bir plan dahilinde
ilerliyoruz. Temel hedefimiz Eskişehir’in heyecanını kalıcı hale getirmek. Çünkü 2026
Eskişehir Yılı, aidiyeti güçlendiren, şehrin geleceğini birlikte tasarladığımız ve umudu
büyüten bir yıl oluyor. 2026’da projelerinin sonuçlarını almak, kültür ve sanat alanındaki bu
hareketliliği sürdürerek Eskişehir’i daha fazla ulusal ve uluslararası buluşmanın adresi
yapmayı istiyoruz. 2027 belediye bütçemizi de hemşehrilerimizin fikirleriyle
şekillendiriyoruz. Katılımcı bütçe uygulaması “Bi’Fikirle Eskişehir” ile 2027’nin proje ve
bütçesini birlikte oluşuyor. Çevreden ulaşıma, spordan sosyal projelere, altyapıdan üstyapıya,
yeni yeşil alanlardan kültür sanat faaliyetlerine kadar 2027 dolu dolu bir yıl olacak. 2026’da
Eskişehir’in enerjisini ortaya çıkardık. 2027’de bu enerji, Eskişehir’in kalıcı gücüne
dönüşecek. Örneğin 2026 Eskişehir Yılı’nda her ayın 26’sında esnaf ve işletmelerimizin
yanında belediye iştiraklerimizde “26 indirim günleri” başlattık. Bu büyük bir kampanyaya
dönüştü. Uygulama kent ekonomisinde büyük bir hareketlilik yarattı. Bu uygulamayı 2027’de
de devam ettireceğiz. Ayrıca yine 2026’daki gibi 2027’de de her ayın 26’sına özel etkinlikler
düzenleyerek 2026 Eskişehir Yılı ruhunu bir yıldız gibi parlatacağız.
Kardeş şehirlerle olan iletişime önem verdiğinizi ifade ettiniz basın buluşmasında.
Yapımı süren Kore Parkı'nın yanında kardeş kentlerle hangi alanlarda işbirliğini
artırmayı planlıyorsunuz veya temenni ediyorsunuz?
Kardeş şehir ilişkilerini karşılıklı ziyaretler ve imzalanan resmi bir protokol metni olarak
görmüyorum. Bu ilişkiler bizim dünyaya açık bir şehir olmamızın en somut sonuçlarından
biri. Karşılıklı saygı temelli uluslararası ilişkilerimizle Avrupa Diplomasından sonra Avrupa
Konseyi Şeref Bayrağını da şehrimize getirdik. 9 farklı ülkeden 10 şehir ile kardeş şehiriz.
Halklar arasında çok güzel bağlar oluşmasını sağladık. Kore Parkı, Frankurt’un Eskişehir
Caddesi ile Eskişehir’deki Frankfurt Meydanı bunun güzel örneklerinden. Bunun yanında
gençlerimizin, öğrencilerimizin, sanatçılarımızın ve sporcularımızın kardeş şehirlerle daha
fazla buluşmasını çok önemsiyorum. Uluslararası Eskişehir Porsuk Festivali vesilesiyle
kardeş şehirlerin belediyeleri tarafından seçilen gençleri Eskişehir’de ağırladık. Kardeş
şehirlerimiz Frankfurt, Lansing, Saint-Josse-ten-Noode, Lefkoşa ve Girne ile birlikte
yürüttüğümüz Kültür Elçileri Programını Gençlik Merkezlerimiz aracılığıyla uyguluyoruz.
Program boyunca şehrimizin tarihi ve turistik merkezleri ziyaret edildi, Eskişehir’in kültürü
tanıtıldı. Kardeş Şehirler Bayrağı ön hazırlık atölyesi ve yöresel lezzetlerin paylaşıldığı Kültür
Gecesi gibi yaratıcı etkinliklerle, yerel ve uluslararası gençlerin dostluk ağlarını güçlendiren
örnek bir gençlik çalışması gerçekleştirdik. Ayrıca kardeş şehirlerimizle ortak sanatsal
etkinlikler, çevre projeleri, akıllı şehircilik uygulamaları, şehirler arası kültürel buluşmalar,
ekonomi ve turizm gibi birçok başlıkta iş birliklerini artıracağız. Çünkü karşılıklı
öğreneceğimiz çok şey var. Eskişehir’i dünyayla buluştururken, Eskişehir’in değerlerini de
dünyanın farklı şehirlerine taşımaya devam edeceğiz.




