Futboldaki mutluluk

Güray SOYSAL 

BİR TAKİ DOĞAN VARDI

Mesleğe başladığından beri onu tanıdım.
Ele avuca sığmayan bir yapısı vardı.
Yerinde duramazdı.
Zaman zaman karşı karşıya gelir, tartışırdık.
Ama…
Meslek adabımızın dışına çıkmamaya gayret ederdik.
Sonuçta aynı potanın içindeydik.
Bana hep “abi” diye seslenirdi.
Hayatı dolu dolu yaşayıp, vefat etti.
Anlaşılan bana da bundan sonra “Bir Taki Doğan vardı” demek kalıyor.
Allah rahmet eylesin.

HEP HEDEFE GİDİYORLAR

Rahmetli İsmet Iraz’ın unutulmayacak çabası ile Türk sporunun madalya deposu olmaya başlayan Tekvandocu kızlarımız, başarıdan başarıya koşuyor.
İrem Yaman, Nur Tatar, Nafia Kuş ve Rukiye Yıldırım girdikleri her müsabakadan sonra yüzümüzü ağartıyor.
Tokyo Olimpiyatları için yeterli puanı toplayan bu 4 kızımızın arkasından devamı gelecek bayan sporcularımızın olduğunu biliyorum. Bu kızlara büyük emek veren ve elde ettikleri başarılarla göğsümüz kabarırken, onların yetişmesinde Başantrenör Ali Şahin’i de unutamazdık.
Son Dünya Şampiyonasında uluslararası Federasyon yemin törenini teknik adamımız Ali Şahin’e yaptırması, Türk tekvandosunun nerelere geldiğinin işareti olsa gerek.
Bu sporcuların çoğunun antrenörü olan İsmet Iraz’ı ve başarılı tekvandocu kızlarımızı bir kez daha anarken, erkek tekvandocularımız da aynı yolda gittiklerine şahit oluyoruz.

ANKARA’NIN SEZONU

Futbol adına Başkent geride bıraktığımız sezonu güzel bir şekilde tamamladı.
Ankaragücü Süper Ligde kaldı. Gençlerbirliği emaneten bıraktığı Süper Lige çıktı. Osmanlıspor Süper Lige çıkmak için Play-Off oynuyor. Keçiörengücü 1 nci Ligde. 2 ve 3 ncü Ligdeki Ankara takımları ise düşme tehlikesi yaşamazken, küme düşme olayını bir kenara bıraktı.
Anlayacağınız Ankara futbol sezonunda başarılıydı.
Şimdi önümüzde 2019-20 sezonu duruyor.
Bu futbol takımlarını zor bir dönem bekliyor.
Şimdiden tedbirler almak zorunda kaldıklarından, bilhassa ekonomik problemlerini ortadan kaldırmak zorundalar.
Aksi halde..
Bu günleri çok ararlar.

EFSANENİN ÜZÜNTÜSÜ

Nazmi Erdener, Ankaragücü’nün efsanelerinden birisiydi.
Attığı gollerle “Bombacı Bonhof” lakabını bile almıştı.
Ankaragücü tarihine adını altın harflerle yazdıran oyunculardan olan Nazmi Erdener’den geçenlerde 19 Mayıs Stadı paylaşımı geldi.
Bu paylaşıma bir göz atalım isterseniz.
“Bugün 19 Mayıs ve 19 Mayıs dış sahalarda 1.Amatör Play-Off ligi maçlarını seyretmeye gittiğimde içim bir tuhaf oldu, sizlerle paylaşmak istedim.”
Böyle diyordu Nazmi Erdener..
O tarihi ve güzelim 19 Mayıs’ın yerini şimdilerde boş bir araziyi karşımıza dikenleri bende kınıyorum, Nazmi kardeşim…
Yapacağımız başka iş yok…

DESTEK AVRUPA’DAN GELİYOR

Avrupa’nın önde gelen iş adamları, siyaset spor ve sanat dünyası Türk futbolunun gücünü başarısını arttırmak, genç futbolcu nesilleri daha iyi teşvik ederken yetiştirmek, Avrupa’daki 400 den fazla Türk futbol takımlarını, futbol derneklerini, destelemek için Avrupa Türk Futbol Federasyonunu Almanya Frankfurt Şehrinde kurduklarını duyurdular
1 Haziran’daki toplantıda çoğunluk sağlanamazsa, ertesi gün yapılacak toplantıda da aynı durum ortaya çıkarsa 3’nci genel kurul 9 Haziran’da gerçekleşecek TFF başkanlık seçimlerinden sonra yeni yönetimle görüşeceklerini bildiren ATFF Yöneticileri Avrupa’da ki çalışmalarını, projelerini, TFF yönetimine sunmak istiyor.
Projelerinin başında Almanya Hessen eyaletinde, Riva tesisleri ne benzer bir kompleks projelerinin yürürlükte olduğunu bildirdiler.
Bu isteğinde başında da müzisyen Rafet El Roman geliyor.
Benden duyurması…

Unutulmayanlar / MEHMET ÖZAL

31 Ekim 1973 yılında Ankara’da dünyaya gelen bu başarılı güreşçimiz, Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi bölümü bitirdikten sonra akademik çalışmaları sonunda Doçent oldu. Faal güreş hayatında birçok başarısı olan Mehmet Özal, 2002’de Moskova’daki müsabakada 97 kiloda Dünya Şampiyonluğunu elde etti. Daha sonra 2004 Atina Olimpiyatlarında kilosunda bronz madalya kazandıktan sonra faal sporculuğuna nokta koydu. Devamlı olarak Akademik çalışmalara devam eden ve evli olup 3 çocuğu bulunan Mehmet Özal, şimdilerde Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde akademik çalışmalarına devam ediyor.

SPOR YAPARKEN DİKKAT EDELİM

Hangi spor dalı, hangi sakatlığa neden oluyor?
Bu konuda işin uzmanına sorduk.
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Burak Önvural konu hakkında bilgiler verdi.
Onu dinleyelim isterseniz.
“Spor yaralanmaları ortopedi başvurularının en büyük bölümünü oluşturmaktadır. Her ne kadar daha çok genç yaş hastalar gibi düşünülse de haftada 1 spor yapan orta yaş hastalar da oldukça sık spor yaralanması yaşamaktadır. Spor hayatımızın içinde her zaman olmalıdır.
Özellikle iyi ısınmama, sporu uygun teknikle yapmamak, yeterli antrenman yapmamak, eksik güvenlik önlemi ve ekipman spor yaralanmalarının ana sebepleridir. Bir de yapılan spor dalına göre daha sık karşılaştığımız yaralanmalar vardır. Orta yaş ve ilerisinde, seyrek spor yapma alışkanlığı olanlarda tenis gibi patlayıcı güç gerektiren sporlarda aşil tendon yaralanmaları sık görülür. Futbolda özellikle kasık ve baldır adale çekmeleri, çapraz bağ kopmaları sık görülürken basketbolda ayak bileği burkulmaları ve el parmağının kapsül yırtıkları daha sık görülür. Yine tenis oynayanlarda dirsekte bağ zedelenmeleri yaygındır. Yüzücü ve vücut geliştirme ile uğraşan sporcularda ise omuz çevresi kas problemleri ve ani kas yırtıkları olabilmektedir.”
Bunları okuduktan sonra, yazıya nokta koyalım:
Sağlık ve keyif için yaptığımız spor bizi her an sakatlık ile karşı karşıya bırakabilir.
Benden uyarması…