İsveç Akademisi, dünya edebiyatının en prestijli taltifi kabul edilen Nobel Edebiyat Ödülü’nün 2026 yılı sahibini açıkladı. Komite, 76 yaşındaki Kanadalı şair, klasik filolog, çevirmen ve deneme yazarı Anne Carson’ı ödüle layık gördü. Akademi gerekçeli kararında, Carson’ın "klasik gelenekle oyunbaz bir diyalog içinde, çağdaş edebiyat için yeni biçimler yaratan cesur ve yenilikçi külliyatını" öne çıkardı.
Carson, 1901 yılından bu yana 119 kez takdim edilen Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanan 19'uncu kadın yazar oldu. Yazar, 12 milyon İsveç kronu (yaklaşık 1,2 milyon dolar) tutarındaki ödülü aralık ayında Stokholm’de düzenlenecek törenle alacak.

Ingrid Carlberg, Perşembe günü Stockholm'de Anne Carson'ı 2026 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi olarak açıkladı
Carson'ın ilk yorumu: "Bence jüri üyelerinin hepsi çılgın"
Ödül kararını kamuoyuna açıklamadan önce Carson’a telefonla bildiren İsveç Akademisi Daimi Sekreteri Ingrid Carlberg, yazarın haberi İzlanda’da karşıladığını belirtti. Carlberg, görüşmeye ilişkin aktarımında, Carson'ın şaşkınlık ve mutluluğu bir arada yaşadığını belirterek "Bana söyleyebildiği ilk şey, şu an İzlanda'da bulunduğu ve sadece rüzgarı dinlediğiydi" dedi.
Haberin duyulmasının ardından İzlanda kamu yayıncısı RUV’ye kısa bir mülakat veren Carson ise kendine has mizahi üslubuyla "Bence jüri üyelerinin hepsi çılgın... Biliyorsunuz, bu tam bir delilik" ifadelerini kullandı.
1950 yılında Toronto’da doğan, uzun yıllardır ABD'nin Michigan eyaletinde yaşayan Carson, 2022 yılında İzlanda vatandaşlığı da almıştı.
Akademi: "Lirik şiirin sınırlarını yıktı, melez türler yarattı"
İsveç Akademisi Nobel Komitesi Başkanı Anders Olsson, Carson’ın anlatısal "ben" duygusuna sıkışmış geleneksel lirik şiirden koparak edebiyata getirdiği yapısal sıçramaya dikkat çekti. Olsson yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
"Anne Carson'ın yazım yöntemi; yalnızca klasik metinler ile modern şiir arasında değil, aynı zamanda farklı edebi türler ve görsel sanat biçimleri arasında da gidip gelen, neşeli ve ironik eserlere kapı aralıyor. Görsel sanatçılar, koreograflar, opera ve tiyatro yönetmenleriyle kurduğu ortaklıklar, onun edebi normlar ve kanon kurallarıyla kurduğu özgür ilişkiyi belgeliyor. İşte bu tavır, Carson'ın 1990'lardan bu yana uluslararası sanat ve edebiyat sahnesi için taşıdığı olağanüstü önemin temel kaynağıdır."
Akademi ayrıca Carson'ın bütün edebiyatının merkezinde "bir filoloğun sözcüklere duyduğu saplantılı tutku ile bir şairin yeni anlamlar arama arzusunun kesişimi" bulunduğunu, kelimelerin kökenbilimsel yolculuğunun yazar için temel kalkış noktası olduğunu kaydetti.
Farklı türleri bir arada bulunduran 'Carson Edebiyatı'
Otuz yılı aşkın süre Princeton, McGill ve New York Üniversitesi gibi kurumlarda klasik filoloji profesörlüğü yapan Anne Carson, Antik Yunan edebiyatı ve mitolojisini çağdaş dünyanın kırılganlıklarıyla birleştiren melez metinleriyle biliniyor.
Yazarın edebiyat yolculuğunda çığır açan başlıca başlıklar şunlar:
-
Eros the Bittersweet (1986): Carson'ın ilk kitabı, arzu kavramını, Sappho'nun dizelerini ve klasik felsefeyi edebiyat eleştirisiyle harmanlayan felsefi ve lirik bir inceleme sundu.
-
Autobiography of Red (1998): Antik Yunan şairi Stesichoros'un fragmanlarından esinlenen ve manzum roman türünde kaleme alınan yapıt, Herakles tarafından öldürülen kırmızı kanatlı canavar Geryon mitini günümüz dünyasında kalp kırıklığı ve kimlik arayışındaki genç bir erkeğin modern hikayesine dönüştürdü.
-
The Beauty of the Husband (2001): "29 Tangoda Kurgusal Bir Deneme" alt başlığını taşıyan eser, Carson'a İngiltere'nin saygın TS Eliot Ödülü'nü kazandıran ilk kadın yazar unvanını getirdi.
-
Nox (2010): Carson'ın avangart biçim arayışının zirvesi sayılan çalışma; klasik bir kitap cildi yerine, yazarın hayatını kaybeden erkek kardeşinin anısına hazırladığı eskizlerin, kolajların, Catullus çevirilerinin yer aldığı akordeon katlamalı özel bir kutu formatında basıldı.
-
Float, Decreation ve Sahne Metinleri: Şiir, opera librettosu ve denemeyi bir araya getiren Decreation’ın yanı sıra Carson; 2019’da Marilyn Monroe ile Truvalı Helen’i buluşturan Norma Jeane Baker of Troy performans metnini yazdı, 2021’de Euripides’in Truvalı Kadınlar tragedyasını çizgi romana uyarladı. Geçtiğimiz yıl ise Sofokles'in Elektra çevirisi Londra'da Oscar ödüllü oyuncu Brie Larson başrolünde sahnelendi.
Carson daha önce bir söyleşisinde biçimler arasındaki bu durmaksızın devam eden geçişleri, "Sanırım sıkıntıdan kaynaklanıyor. İçimde bir huzursuzluk var ve denenecek çok fazla form var" sözleriyle açıklamıştı.
Dünyadan Yankılar: "İnsan diline makineleşme çağında titreşim kattı"
Carson’ın zaferi kültür ve edebiyat çevrelerinde geniş yankı buldu. Kanada Başbakanı Mark Carney sosyal medya hesabından yayımladığı tebrik mesajında, Carson’ın başarısını ülkesi adına gurur verici bir an olarak niteleyerek, "Anne Carson zekâ, hayal gücü ve tamamen kendine özgü üslubuyla klasikleri yeniden yorumladı; kadim öyküleri yeni kuşaklarla buluşturup edebiyat hakkındaki düşünme biçimlerimizi dönüştürdü" dedi. PEN Canada Başkanı Ira Wells ödülün zamanlamasına vurgu yaparak, Carson'ın şiir dilinin önemine değindi: "Carson’ın dizeleri, dilin giderek makineler ve algoritmalar tarafından üretildiği bir çağda, derin insani frekanslarda yankılanıyor."
Carson'ın edebiyatı çağdaş yazarlar nezdinde de kült bir yere sahipti. Yazar Susan Sontag hayattayken Carson hakkında, "İngilizce yazıp da yazdığı her şeyi istisnasız okuyacağım çok az yazar var. Bir dergide onun adını görsem o dergiyi anında alırım" ifadelerini kullanmıştı.
Ağustos 2024'te London Review of Books için kaleme aldığı bir metinde kendisine Parkinson teşhisi konulduğunu duyuran usta yazar, 2005 yılında edebiyata katkılarından dolayı Kanada Nişanı ile ödüllendirilmiş, kariyeri boyunca MacArthur ve Guggenheim burslarının da sahibi olmuştu. Carson, Nobel ödülünü geçen yıl distopik ve biçimsel arayışlarıyla bilinen Macar yazar László Krasznahorkai'den devraldı.



