Mehmet Necati GÜNGÖR Alevi yurttaşlarımız yıllardan beri inançlarının mabedi saydıkları Cem evlerinin ibadethane statüsüne alınması için mücadele ediyorlar. Laikliği beni...

Mehmet Necati GÜNGÖR Alevi yurttaşlarımız yıllardan beri inançlarının mabedi saydıkları Cem evlerinin ibadethane statüsüne alınması için mücadele ediyorlar. Laikliği benimsemiş bir devlet sisteminde böyle bir mücadelenin yıllardır çözüme bağlanmamış olması, sünni bir vatandaş olarak beni de utandırıyor. Bir devlet, vatandaşlarına inanç tarif edemez. “Sen şu inanca tabi olacaksın, sen buna” diye bir tercihe zorlayamaz. “Senin mabedin şurasıdır, senin inancının mabedi ise yoktur, olamaz” diye bir dayatmada bulunamaz. Siz kimsiniz yahu? İnsanlar neye inanırlarsa inanırlar, size ne? Onların inanç ve ibadetlerini kabul veya reddedecek olan varlık sadece Allah’tır. Kişilere inanç tayin etme hadsizliğinde bulunanlar, kendinizi kul olmaktan çıkarıp Yüce Yaratıcı’nın yerine mi ikame ediyorsunuz? Bunun, Allah’ın lânetlediği büyük günahlardan “şirk” niteliğinde olduğundan haberdar mısınız? Alevi vatandaşlarımızdan söz ediyoruz: Onlar, bu devlete vergi vermiyorlar mı? Askere gitmiyorlar mı? Yasalara uymuyorlar mı? Peki, bütün vatandaşlık ve kulluk görevlerini yerine getirme gayretinde olan bu insanlara haksızlık ettiğinizin farkında mısınız? Bir de ağızlarına bir parmak bal çalarak: Kültür Bakanlığında bir Daire statüsüne bağlayıp, “yeriniz burasıdır, daha fazlasını istemeyin” diyorsunuz. Din adamları olan dedelerine maaş vereceğinizden, Mekânlarının onarım ve elektrik giderlerini karşılayacağınızdan söz ediyorsunuz. Yani, demek istiyorsunuz ki, sünni vatandaşlarımıza yaptığımız kıyakların aynını size de yapacağız, daha ne istiyorsunuz, susun ve yerinize oturun! Öyle mi? Cem evlerini ibadethane statüsüne almayarak onların ileride sünnileşeceklerini mi sanıyorsunuz?