Anayasa Mahkemesi, trafik cezalarına itiraz süreçlerinde polisin tuttuğu tutanakların "kesin delil" sayılıp sayılmayacağı tartışmasına son noktayı koyan emsal bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme, savunma hakkının kısıtlanamayacağına ve polis tutanaklarının aksinin ispat edilebilir olduğuna dikkat çekti.

"Aracı Ben Kullanmıyordum" Savunması

Denizli'de yaşanan olayda, bir vatandaşa trafik kurallarını ihlal ettiği gerekçesiyle 5 bin 489 TL idari para cezası kesildi. Ayrıca, alkolmetreye üflemeyi reddettiği iddiasıyla ehliyetine 2 yıl süreyle el konuldu.

Cezaya itiraz eden vatandaş, olay anında aracı kendisinin kullanmadığını, polis denetiminden kaçan sürücünün başkası olduğunu ve kendisinin arka koltukta oturduğunu iddia etti. İddiasını kanıtlamak için MOBESE (KGYS) kayıtlarının incelenmesini ve araçtaki tanıkların dinlenmesini talep etti.

25 Temmuz Cumartesi İstanbul’da hava durumu: AKOM İstanbul için hangi ilçeleri uyardı?
25 Temmuz Cumartesi İstanbul’da hava durumu: AKOM İstanbul için hangi ilçeleri uyardı?
İçeriği Görüntüle

Yerel Mahkeme: "Tutanak Yeterli" Dedi

Denizli 1. Sulh Ceza Hakimliği, vatandaşın delil toplanması yönündeki taleplerini dikkate almadı. Hakimlik, polis memurları tarafından düzenlenen "Olay Tutanağı"nı yeterli görerek, vatandaşın itirazlarının soyut olduğu gerekçesiyle başvuruyu reddetti. Üst mahkeme de bu kararı onayınca vatandaş, bireysel başvuru hakkını kullanarak dosyayı Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı.

AYM: "Silahların Eşitliği İlkesi İhlal Edildi"

Dosyayı inceleyen Anayasa Mahkemesi, yerel mahkemenin kararını bozarak "adil yargılanma hakkı" kapsamındaki "silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama" ilkelerinin ihlal edildiğine karar verdi.

AYM'nin gerekçeli kararında şu tespitler yer aldı:

Polis tutanağının doğru olduğu varsayılsa bile (karine), bu durumun vatandaşı otomatik olarak suçlu hale getirmemesi gerekir.

Kamu görevlilerince düzenlenen tutanakların aksi ispat edilebilir niteliktedir. Vatandaşın sunduğu delil talepleri (kamera kaydı, tanık) mahkemece titizlikle ele alınmalıdır.

Hakimliğin, tutanağa üstünlük tanıyıp vatandaşın delillerini araştırmaması, savunma hakkını anlamsız hale getirmiş ve vatandaşı kamu otoritesi karşısında dezavantajlı duruma düşürmüştür.

Kaynak: Anka Haber Ajansı