Efendim, geçtiğimiz yazılardan birinde voleybol kulüplerinin Gazze mezalimi hususunda üç maymunu oynadıklarını ifade etmiştik.

Kurumsal olarak TVF’nin aynı konuda, İtalya’da doğrudan Başkan Üstündağ’ı ağzından çok sert ifadeler çıktığını ve İsrail’in turnuvalardan men edilmesi gerektiğini dillendirdiğini biliyoruz. Biz de kulüplerin ses çıkarmamasını halen eleştiriyoruz.
***
Gelelim saha içine…
Efeler Ligi için batı cephesinde değişen bir şey yok. Yıllardır, planlı olarak büyüyen, geçtiğimiz yılı Avrupa ve Türkiye’de iki şampiyonlukla kapatan Ziraat Bankkart ligi domine ediyor. Ara maç haftasında hemşerisi eksik Spor Toto’yu 3-0’la geçerken zorlanmadılar. Kırdığı rekorlara henüz erişilemeyen, bu sene fazlaca tecrübeli bir kadro tercih eden Halkbank da Bursa’yı aynı skorla zorlanmadan geçti. Fenerbahçe ve Galatasaray da puan kaybetmeyen takımlardı. Geçen sezonun sürpriz takımı Alanya Belediyespor ilk galibiyetini almayı başardı. Güney ekibi sponsor eksikliğinden olacak, beklediğinden uzak bir kadro kurdu. Ama lig başlangıcından bu yana 3-1’lik, 3-2’lik skorlar sık görülüyor. Kanımızca bu skorlar lige renk katar. Bir de not yazalım, burada bulunsun; görünen o ki, İstanbul Gençlik ligin yıldızı olacak gibi, şu haliyle, yenilgiyle tanışmayanlardan.
***
Şu spor aleminde iki takım için pozitif ayrımcılık yaparız. Biri Eczacıbaşı, diğeri
Anadolu Efes. Sebebi de özel sektör girişimi olması. İkisi de bir türlü huzur bulmazlar. Kağıt üzerinde iyi kadro tercihleri yapılır, tesisler 10 numara, itibar tam ama huzur bulamazlar bir türlü. Tamam, alt yapılarında çocuklar yetişir, Ulusal Takımlarda yer bulurlar ama nedense son zamanlarda istenilen verim bir türlü alınmaz. Tuncay Özilhan ve Faruk Eczacıbaşı’nı iyi niyetli çabaları nedeniyle kutluyoruz. Sporculardan isteğimiz ise onlara yakışan mücadele vermeleri.