Ankaragücü’nün mevcut durumu hemen hemen her Başkentlilerin yüreğinde yara açmış...
Gerçi...
2’nci Lige daha önceleri düştüğünde, yeniden ayağa kalkıp, Süper Lige kadar gitmişliği de oldu.
Yeniden canlanma konusunda son Genel Kurul’da doğru dürüst bir Başkan ve yönetim bulamayanlara, Gazi Ercüment Tekin gibi sırılsıklam Ankaragüçlü, Bağımsız Ankaragücü Delegeleri, toplanan birkaç kişi ile yönetime seçilme yürekliliğini gösterdi.
Onları kutlarım.
Zira...
Siyasi geleceklerini düşünenler meydana çıkmayıp, kaçmayı uygun buldular.
Şu andaki Yönetimin görevleri zor ama, mevcut görüntünün altına sadece ellerini değil, tüm bedenlerini koydular.
Buraya kadar ki tutumlarından dolayı onları kutlarım.
Ancak..
Yönetimin Mehmet Yiğiner’e verilen “Onursal Başkan” unvanına karşıyım.
Mehmet Yiğiner bu takımı 2.Ligden alıp, Süper Lige kadar çıkarmasından dolayı Ankaragüçlülerin ona borcu var, Buraya kadar mutabıkız.
İtirazım...
Bu kulübe 1910’dan bu yana hizmet vermekte ön plna çıkaranları unutup, sadece Mehmet Yİğiner’e bu unvanını verilmesine karşıyım.
Bu takımda esfane Sabri Mermutllu, Nurettin Çarmıklı, hatta Türk halterinin baş tacı Naim Süleymanoğlu gibi Ankaragücü’ne büyük hizmetleri dokunan kişilerin kenarda bırakılıp, en yakındaki Mehmet Yiğiner’in bu unvanına sahip olmasını içime sindiremedim.
Tıpkı...
Türk futbolunun temelinde harcı olan Orhan Şeref Apak ve Hasan Polat gibi isimlerin Federasyonca bir kenara bırakılıp, 49 gün Futbol Federasyonu Başkanlığını yapan Hasan Doğan’ın ön plana çıkrtılmasına karşı olduğum gibi...