Son 15 yıldır Başkent Ankara tesis konusunda sporumuzun üvey evladı olduğunu söyleyip dururuz.


Tenis-2HEP ELEŞTİRECEK DEĞİLİZ YA…


Ancak..
Gerçekleri de görmemezlikten gelemeyiz.
Gazeteci ve hele hele spor yazarı eleştiri yapmak hakkına sahip, ancak gerçeği de gündeme getirmek zorunda..
İşte…
Ankara Tenis Eğitim Merkezi’nin ortaya çıkması.
Atatürk Orman Çiftliği içinde, eski Hayvanat Bahçesinin bulunduğu yere yapılan tenis tesisleri parmak ısırttıracak cinsten ortaya çıktı.
Bu çok kortlu ve uluslararası müsabakaların yapılacağı tesis başta Başkent Ankaralıların ve Türkiye’nin hizmetine Cumhurbaşkanlığı müsabakaları ile kapısı açtı. Tesisin bir takım eksiklikleri karşımızda duruyor, ancak zamanla bu teferruatların da ortadan kalkacağına inanıyorum. Tenis çin tesis işi tamam..
Şimdi…
O güzelim tesislerin gençlerle dolma zamanı geldi, çattı.
Yine eleştiri damarım öne çıktı.
Sırada..
Başkent’in bir atletizm sahası, cimnastik salonu, atıcılar antrenman yapacak yerlere kavuşması bulunuyor.
Gençleri etrafına alıp, sadece fotoğraf çekiminde yer alan sporumuzun yetkilileri Başkent Ankara’nın bu sıkıntısına da en kısa zamanda çare bulmaları gerekir derken, noktayı koyuyorum.

3 KızMİLLİ TAKIMDALAR

Önümüzdeki ayda İngiltere’de düzenlenecek UEFA Gelişim Turnuvası öncesi U15 Kız Millî Takımı’nın aday kadrosu açıklandı:
Mütevazi bütçesi işe birşeyler yapmaya çalışan Gençlerbirliği’nin 3 kız futbolcusu Milli takıma davet edildi.
Gençlerbirliği Kadın Futbol Takımı’ndan Ela Bölek (defans), Hare Yılmaz (orta saha) ve Fatma Yaprak Aztekin (orta saha) turnuva kadrosuna davet edilerek, uluslararası sahnede Türkiye’yi temsil etme fırsatı elde etti.

TvMİLLİ FUTBOL MAÇLARINDA TRT NEDEN YOK…

TRT yönetimi son dönemlerde spor olaylarını sık sık ekrana naklen getirmesi iyi oldu.
Takımlarımızın Avrupa Futbol Şampiyonası, Avrupa Lig maçları, hatta Konfederasyon karşılaşmalarını şifresiz TRT Spor’da izleme konumuz oldu.
Bu konuda TRT yönetimi sınıfı geçmiş durumda…
Bunun için TRT yönetiminin hizmet anlayışını olumlu buluyorum.,
Ancak…
TRT nedense futbolda Milli maçları ekrana getiremiyor.
Takımlarımızın Avrupa’da oynanan futbol maçlarını ekrana getiren TRT yetkilileri nedense Milli maçlar konusunda geride kalmayı uygun buluyor.
Bunun sebeplerinin ne olduğunu bilmiyorum, ancak takımlarımızın Avrupa Kupa maçlarında iyi oranı Milli takımın futboldaki başarısını gölgeliyor.
Bu konuda TRT yetkilileri açıklama yaparsa, herkes bende bilgi sahibi olurum.

AtletlerGİTTİKÇE BÜYÜYEN ORGANİZASYON

3’ncüsü geçen hafta gerçekleşen Runkara yarı maraton yarışlarına ilgi her seferinde artıyor.
Altındağ Millet Parkı’nda başlayan müsabakalara 4 bin atlet katıldı. Bu tip organizasyonlara ihtiyacı olan Başkent Ankara’nın Runkara yarışlarına 35 yabancı ülkenin atletleri de katıldı.
Tam bir şenlik havasında geçen Runkara yarı maraton yarışlarını düzenleyenlere minnet borçluyum. Darısı diğer organizasyonlara…

Naili MoranUnutulmayanlar: NAİLİ MORAN

Sporumuzun duayeni Ali Naili Moran 4 Şubat 1908’de İstanbul’da doğdu. - Türk basketbolcu ve Türkiye Atletizm Federasyonu başkanı. Milli sporcu, atlet, basketbolcu, futbolcu, boksör, spor yöneticisi, spor hakemi ve yazar olan Moran, 1931'de atletizm millî takımına seçildi ve Balkan Oyunları'na katıldı.
Türk basketbolunun ilk yıllarında genellikle öncü olarak kabul edilir. Türkiye erkek milli basketbol takımının bir üyesiydi. 1936 Yaz Olimpiyatları'nda seçilen ilk milli basketbol takımının kaptanlığını yaptı. Üç kez millî takımda yer aldı. Türkiye, ABD, Avrupa ev Asya'da 481 basketbol maçında oynadı.
Osmanlı Devleti'nin son sadrazamı Tevfik Paşa'nın torunudur. Robert Kolej'de okudu. Spora 1923'te yüzme, atletizm ve basketbol dallarında başladı. Türkiye'nin ilk Yüzme Millî takımı ve Milli Sutopu takımlarında kaptanlık görevini yaptı. Yüksek tahsilini evvela Fransa'da Balzac Spor Enstitüsünde, daha sonra ABD de Chicago Üniversitesi Beden Eğitimi bölümünde tamamladı. 1927'de 35,87 ile kırdığı disk atma rekorunu uzun yıllar elinde tuttu.
1945-57 ve 1964-68 arasında Atletizm Federasyonu başkanlığı yaptı. Ayrıca basketbol hakemi olarak, 1948 Londra Olimpiyat Oyunları'nda görev aldı; hakemlik yaptığı süre içinde 432 basketbol maçı yönetti. Bunların biri de FIBA hakemi olarak yönettiği 1948 Olimpiyat final maçı oldu.
14 Mart 1968 tarihinde, ailesiyle Ankara'dan İstanbul'a giderken, Bolu'da geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitirdi. Eşi, ölümünden sonra adını taşıyan Naili Moran Atletizm Eğitim Vakfı'nı kurdu. Vakıf 2020 yılında kendini feshederek Türkiye Atletizm Federasyonu ile birleşti. Adına 1969'dan bu yana her yıl Naili Moran Atletizm Şampiyonası düzenleniyor.