Ahmet TEMÜRTÜRKAN Amerika’yı yeniden de keşfetmiyoruz. “Görünen köy kılavuz istemez” gibi Gençlerbirliği’nin bugününe uyan benzetmeler yapabiliriz. “Ben söylemiştim” deme...

Ahmet TEMÜRTÜRKAN Amerika’yı yeniden de keşfetmiyoruz. “Görünen köy kılavuz istemez” gibi Gençlerbirliği’nin bugününe uyan benzetmeler yapabiliriz. “Ben söylemiştim” demeyi de sevmem, ama takımın puanlar kaybedeceğini yazdık durduk. Ama kanayan yaraya bir türlü derman bulunamadı. Ya da bulunmak istenmiyor. Transfer tahtası bir türlü açılamadı. Borçlar kapanamadı. Her zaman takıma gönülden destek veren taraftar isyanları oynuyor, her hafta alınan başarısız sonuçlarla ızdırap içinde, kafaları önde evlerine dönüyorlar. Ne yazık ki her maç sonrası, “Yönetim istifa”, “Yüzyıllık kulübü rezil ettiniz” gibi yakınmalar da giderek artıyor. Bu arada yönetime aday muhalif kişiler de takımın bu sene ligden düşmesi gerektiğini, TFF 2.Lig’de daha zayıf takımlara karşı başarılı olunarak toparlanıp TFF 1. Lige daha güçlenerek yeniden çıkılabileceğini savunuyorlar. Mevzileri terk ederek, sahadan çekilmek gibi teslimiyetçiliği kabul etmek zor. “Küçük olsun, benim olsun” doğrultusundaki bu mantığı da kabul edemiyorum. Mevcut yönetimin de bu kadar çaresiz kalabileceğini düşünmek istemiyorum. Transfer tahtası bir an önce açılmalıdır. Sezonun ikinci yarısında yeni transferlerle en az 35-40 puan toplarsa bu takım ligde kalır. Zaten şampiyonluk, Süper Lig, Play-Off mücadelesine kalınması, çölde Kutup Ayısı görmekle eşdeğer. Yönetimden müjde gelir mi? Sizin de kulağınıza çeşitli dedikodular geliyordur. Yönetimin bu günlerde takımı da taraftarları da rahatlatacak birtakım müjdeleri açıklayacağı konuşuluyor. Ne olabilir? Tabii ki borçların kapatılarak transfer tahtasının açılması. Fenerbahçe, Galatasaray ve Ankaragücü’nden oynatılmayan tecrübeli futbolcuların geleceği belirtiliyor, hatta isimleri de seslendiriliyor. 2. Yarıda bunlar gerçekleşirse bu takım lige tutunur. Olmazsa, yandı gülüm keten helva…