Sosyolojik kavram içinde disiplin, kurallara uyum, düzen ve teknik kontrolü kapsayan ifadenin genel anlamı nizam… Nizam; içerik olarak her alanda geçerliliğini koruduğu gibi sağlıklı ve uzun soluklu gidişatın da değişmezi…
Sporun bu toplumsal kavram içinde yeri bam başka… Kurallarla şekillendirilerek en doğru sonuca ulaşılmanı tek adresi adeta… Belirle alanlarda belirli ölçüde müdahale şansı verirken, bu dozajın kaçırılmamasını sağlamakta…
Günümüzde futbolda ne nizam nede bir üslup kalmadığı gibi, şu ana kadar yaşanan bütün sorunların çözümü 2026 Dünya Kupası Finalleri sonrasına bırakılmış gibi…
Dört temel noktada takım sporları adına başı çeken federasyonlara bakıldığında TFF’de nizam konusunda yaşanan olumsuzluklar aşikar… Özellikle “Futbolda Kara Para Yasa Dışı Bahis ve Şike” konusunda mücadelelerin sürdürülmesi adına yapılan soruşturmaların zaman zaman hız kazanıp, zaman zaman da sessizliğe bürünmesi en önemli sebeplerden biri…
Söz konusu çok önemli bu sorunun ara verilerek değil devamlılıkla çözülmesi gerekirken sürüncemede kalması konusunda zamansız ve Dünya Kupası Finallerinin dikkatlerden kaçması ilk akla gelenler..
Sonuçta iş bilenin kılıç kuşananın diye boşuna söylememişler… Güvensizliğin kol gezdiği ortamda nizamı sağlamanın güçlendiği gibi otorite kaybı da kaçınılmaz bir hal aldı Türkiye Futbol Federasyonu’nda…
Voleybol, Basketbol ve Hentbol Federasyonlarına bakıldığında başkanlarını kendi iç bünyelerinden seçtikleri deneyimli ve tecrübeli isimlerle oluştururken, Türkiye Futbol Federasyonu bu gerçeklerden nasibini almamış anlaşılan.
Anlayan anlayana; kimine sivrisinek saz, kimine davul zurna… Ortada; Voleybol, Basketbol ve Hentbol gerçeği varken, profesyonel özerkliği bahane ederek ayrışan Türkiye Futbol Federasyonu önce kendi içinde nizamı sağlamalı sonra, kargaşa ve kaostan mümkün olduğunca uzak kalmalı…