Özellikle televizyonlarda yayınlanan futbol programları reyting kaygıları nedeniyle zaman zaman sertleşen üslupla gündemde… Aynı zamanda magazinleşen bu programlara sosyal medyanın da zemin hazırladığını görmek mümkün…
Türkiye Futbol Federasyonu ise kendi gücünün dışında reytingi artırma adına popüler sarhoşluğun etkisinde… Hayal aleminde pembe bir tablo çizme peşinde, kaotik ortamda bile…
TFF; kulüp yöneticileri, teknik adamlar, sporcular ve hakemler konusunda sorumluluğunun bile farkında olmazken suskunluk içinde olmaları hayret verici… Futbolizm işte bu şekilde dallandı budaklandı, maalesef bugünlere kadar da taşındı nerede son bulacağının kestirilemediği şu günlerde…
Futbolun ağababası TFF; akordu bozuk enstürman misali hangi perdeden çaldığı belli olmayan açıklamaları ile zaten en başta… Bu oluşumun koruyucusu, kollayıcısı TFF kendi kurullarını dogmatik savunarak tartışmalara da zemin hazırladı aynı zamanda.
Tutarsız, mesnetsiz bu açıklamalar neticede sahadaki oyuna, futbolun güzelliklerine çok ama çok zarar vermeye devam ediyor…
Başta hakemler olmak üzere kulüp yöneticileri, teknik direktörler ve sporcular tartışmaların bir parçası haline gelirken, birde taraftarların yaklaşımı iyiden iyeye körükledi son yıllarda hortlayan futbolizmi…
Ardından futbolu kaosa sürükleyen her maçta aynı pozisyonlara farklı kararlar veren hakemler gündemin baş köşesinde… Buna dur diyecek bütün kurumları ile dört dörtlük bir çalışma uyumu sağlayacak olan Türkiye Futbol Federasyonu sessiz ve suskun…
Tüzük gereği Merkez Hakem Kurulu bir başkan iki başkan yardımcısı olmak üzere 9 kişiden oluşması gerekirken, 2025 yılının ilk ayında istifa eden iki kişinin yerine atama yapılmadan devam etmesi ayrı bir soru işareti…
Hal böyle olunca 7 kişi ile görevini sürdüren Merkez Hakem Kurulu, hataların ayyuka çıktığı son günlerde hakemleri takip etmekten aciz anlaşılan… Eksik olan hiçbir şey tamın yerini tutmadığı gibi hataları da beraberinde yanında taşır…