Öncelikle oyuncuların kalite ile birlikte etkileyici karakteristik özelliklerini ifade eder, futbolun aurası… Bu özellikler aynı zamanda futbola aşama aşama yükselerek değer kazandırır…

Ülkede özellikle sezon başından itibaren futbolda bugüne kadar yaşanan olumsuzluklar nedeniyle kalite ve karakter namına bir şey kalmadı. Kendi içende birlik ve beraberlik sağlamaktan uzak ülke futbolu; 2026 Dünya Kupası Finalleri öncesinde bu nedenle toparlanmakta güçlük çekmekte.

TFF seçimleri ile birlikte kurulların oluşması ve bu kurulların her geçen gün uygulamaları ile futbola müspet yönde etkilemekten uzak kalarak, sorunları derinleştirdi… Şike ve yasa dışı bahis oyunları nedeniyle başlatılan yargı sürecinin uzaması da sorunları katlayarak büyüttü.

Bu sorunlar önü alınamayan tehlike boyutlarına kadar uzadı bugüne kadar… Uzadıkça bollaştı ve kontrol iyiden iyiye zorlaştı… Başta futbolun paydaşları arasında ilk sırada yer alan Kulüplerin TFF’ye olan inancı ve güveni sarsıldı. Beraberinde kulüplerin hayat iksiri oyuncu ve teknik adamların eklenmesi TFF’ye olan inanç ve güven diye bir şey bırakmadı ortada…

Günler günleri kovaladı, skora göre yapılan açıklamalarla birlikte meydanın da taraf olduğu renkler istikametinde yön belirlemesi demirhanedeki körük misali bütün bu olumsuzlukları harladı. Ateş bacayı sarmış duman bile yok olmaya yüz tutmuşken; sonucun sahadan ziyade masada şekillenmesine yönelik açıklamalar aldı yerini…

Gelişi güzel sarf edilen sözler, eleştiriye zemin hazırlayan tutarsız kararlar ve ardından sonucu meçhule kalmış şike ve yasa dışı bahis soruşturmalarının akıbeti… Hepsinin arka arkaya sıralandığı ve kontrolün de açık bir şekilde kaybedildiği ortamda meçhule yolculuk hız kazandı.

Bütün bu karışıklık ve güvensizlik ortamında aurası yerlerde sürünen ülke futbolunun, hakeminin bile olmadığı 2026 Dünya Kupası Finalleri’nde ne beklenir ki ?