Ankara'daki Büyükelçilik konutunda gerçekleşen resepsiyonda Bakan Güler'e Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran eşlik etti. Pakistan, 1965'te Hindistan ile yaşadığı savaşta ülkeyi savunurken hayatını kaybeden askerlerini anmak üzere her yıl 6 Eylül'ü Savunma ve Şehitler Günü olarak kutluyor.

Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Yusuf Cüneyd, açılış konuşmasına 6 Eylül 1965'in Pakistan tarihinde özel bir yere sahip olduğunu ifade ederek başladı. Bu tarihin şehit olan askerlerin fedakârlıklarını hatırlattığını belirten Cüneyd, Pakistan halkının da ülkeyi savunmak için silahlı kuvvetlerin yanında yer aldığını ifade etti. Günün Pakistan'a bağlılık ve ülkeye hizmet etme kararlılığını yenileme çağrısı taşıdığını da kaydetti.
"Sorunların temelinde Cammu ve Keşmir meselesi var"
Bölgedeki sorunların temelinde Cammu ve Keşmir meselesinin bulunduğunu savunan Cüneyd, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının uygulanmadığını ve 1947'deki bölünmeden kalan sorunların bölgede gerilimi sürdürdüğünü ifade etti. Cüneyd, altmış yıl önce Pakistan askerlerinin herhangi bir tahrik olmadan, uyarı yapılmadan veya savaş ilan edilmeden uluslararası sınırı geçen ve sayıca kendilerinden çok daha büyük olan bir güçle karşı karşıya kaldığını söyledi. Askerlerin cesaretine ve Pakistan halkının sergilediği birlikteliğe dikkati çekti.

Pakistan her zaman barıştan yana oldu
Pakistan'ın kurucusu Muhammed Ali Cinnah'ın 15 Ağustos 1947'de yaptığı açıklamaya atıfta bulunan Büyükelçi Cüneyd, "Pakistan'ın hiç kimseye karşı düşmanlık arzusu yoktur. Amacımız içeride barış ve dışarıda barış olmalıdır. Barış içinde yaşamak, komşu uluslarla ve genel olarak dünyayla samimi ve dostane ilişkiler sürdürmek istiyoruz ve hiç kimseye karşı saldırgan bir niyetimiz yoktur" dedi.
22 Nisan 2025'te Pahalgam'da düzenlenen terör saldırısı nedeniyle ülkesinin herhangi bir kanıt sunulmadan suçlandığını belirten Cüneyd, Pakistan'ın uluslararası ve tarafsız bir soruşturma teklif ettiğini söyledi. Pakistan'ın daha sonra karşı karşıya kaldığı saldırıya sınırlı bir yanıt verdiğini ve çatışmanın kapsamını genişletmediğini ifade eden Cüneyd, bu süreçte Pakistan halkının bir kez daha kenetlendiğini kaydetti. Pakistan Silahlı Kuvvetlerinin ülke sınırları dışındaki faaliyetlerine değinen Cüneyd, Pakistan'ın Birleşmiş Milletler Barışı Koruma Operasyonlarına en fazla katkı sağlayan ülkelerden biri olduğunu ve askerlerinin dünyanın çeşitli çatışma bölgelerinde görev yaptığını söyledi.
Güler: Pakistan ile yakın istişare ve koordinasyon içinde hareket ediyoruz
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Pakistan'ın dost bir ülke olmanın ötesinde Türkiye'nin gönül coğrafyasının ayrılmaz bir parçası ve aynı değerleri paylaşan stratejik bir ortak olduğunu söyledi. İki ülke arasındaki iş birliğinin diplomasi, savunma, güvenlik, ekonomi, eğitim ve teknoloji alanlarında derinleştiğini de kaydetti. İki ülke arasındaki askeri iş birliğinin stratejik ortaklığın en güçlü unsurlarından birini oluşturduğunu belirten Güler, "Silahlı kuvvetlerimiz arasındaki müşterek eğitim faaliyetleri ve tatbikatlar, personel değişim programları ve karşılıklı tecrübe paylaşımı sayesinde ulaştığımız yüksek seviyeden ve bu çerçevede gittikçe artan dayanışmamızdan büyük bir memnuniyet duyuyoruz" dedi.
Güler, Pakistan'ın İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki savaşın sona erdirilmesi, ateşkesin sağlanması ve kalıcı barışın tesis edilmesi amacıyla yürüttüğü diplomatik girişimlere de değindi. Bu çabaların uluslararası toplum tarafından takdirle karşılandığını ifade etti. Pakistan'ın bu süreçte taraflar arasındaki görüşmelere ev sahipliği yaptığına dikkat çeken Güler, "Türkiye olarak böylesine kritik bir konuda öncü bir rol üstlenen stratejik ortağımız Pakistan ile yakın istişare ve koordinasyon içerisinde hareket ediyoruz" dedi.

"Mekke Savunma Anlaşması tarihi bir adım"
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında Mekke'de imzalanan Ortak Savunma Anlaşması'nı üç kardeş ülkenin köklü bağlarını ve karşılıklı güvenini stratejik bir zeminde daha da güçlendiren tarihi bir adım olarak nitelendiren Güler, "Kolektif caydırıcılığı esas alan bu anlaşmanın, ortak güvenliği tahkim etmesinin yanı sıra askeri konularda birlikte çalışabilirliği ve savunma sanayisi iş birliğini daha da ileriye taşıyacağına ve bölgemizin barış ve istikrarına önemli katkılar sağlayacağına da yürekten inanıyorum" ifadelerini kullandı. Güler, Mekke Savunma İttifakı kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesinin ilk toplantısının hafta başında Türkiye'nin ev sahipliğinde, üç ülkenin yetkili makamlarının katılımıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Toplantıda ittifakın kurumsal yapısının ve yürütülecek stratejik iş birliğinin esaslarının ele alındığını kaydetti.





