Suriye’deki gelişmeler nedeniyle bir süredir durağan seyir izleyen “Çözüm süreci” MHP’den gelen açıklamalarla yeniden hareketlendi.

İlk çıkış MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den geldi. Bahçeli partisinin grup toplantısında, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözleriyle gözlerin yeniden sürece dönmesini sağladı. Bu arada Meclis Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 2 haftalık aranın ardından yeniden toplandı. Toplantı bitiminde konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da Öcalan’a umut hakkı için “uzlaştık” açıklaması yaptı.

Arka arkaya gelen bu açıklamalar hem AK Parti hem de CHP tarafından doğrulanmış değil. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de henüz hiçbir konuda tam uzlaşma olmadığını ama her konuyu açıkça konuştuklarını söylemekle yetindi. Peki bu tabloda MHP’den gelen kritik açıklamalar ne anlama geliyor?

Komisyon üyelerinden edindiğim bilgiye göre basına kapalı yapılan toplantıda PKK’nın feshi ve silah bırakma süreci kapsamında hazırlanacak rapor üzerinde çalışma sürdü. Bu beşinci toplantıydı ve 7 başlıktan oluşan taslak rapor üzerinde değerlendirmelere devam edildi.

Raporda “Türk-Kürt kardeşliğinin tarihsel süreci”,” komisyonda yapılan dinlemelerde öne çıkan başlıklar”, “sürecin gerektirdiği yasal düzenlemeler”, “toplumsal bütünleşme” ve “demokratikleşme”, “hukuk” başlıkları üzerinde çalışılıyor. Umut Hakkı da sürecin gerektirdiği yasal düzenlemeler ve “yamalı bohça”ya döndüğü için eleştirilen infaz kanunu tartışmasının içinde bir başlıktı.

Umut hakkı raporda nasıl yer alacak?

İnfaz kanunu ile ilgili tartışmada dörtte üç, üçte iki gibi farklı infaz oranı uygulamaları, cezaevi idare ve gözlem kurullarının subjektif kararları ve uygulamadan kaynaklı çeşitli aksaklıkları içeren birçok sorun ele alındı. AYM, AİHM kararlarının yerine getirilmemesi de bir başka önemli sorun olarak ele alındı. Partilerin bu konularda yapılacak düzenlemelere olumlu baktığı, rapora da bu yönde öneriler koyacağı ifade ediliyor. Bu durumda kamuoyunda tartışma yaratan “Umut Hakkı” da “AYM, AİHM kararlarının yerine getirilmesi” önerisi doğrultusunda rapora girmiş olacak.

Aslında MHP’li Yıldız da açıklamasında buna işaret etti, "Umut hakkı konusunda uzlaştık. Problem yok. Raporda da olacak tabii. Zaten AİHM kararlarına uyulduğu zaman AİHM kararları umut hakkından bahsediyor. AİHM kararlarına, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymak tavsiye edilecek zaten" dedi.

Komisyon üyeleri de "Umut Hakkı"nın raporda doğrudan ayrı bir başlık olarak ele alınmayacağını ama infaz düzenlemeleri kapsamında “AYM, AİHM kararlarının uygulanması önerisi getirilerek dolaylı olarak bu düzenlemeye atıf” yapılmış olacağını söyledi. MHP’li Yıldız da bir anlamda “Umut hakkında uzlaştık” açıklaması ile bunu deşifre etmiş oldu!

Bu arada “Umut Hakkı”nın, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan mahkumların cezasının belirli bir süre sonra gözden geçirilmesi anlamına geldiğini hatırlatalım. Mevcut kanunlarda bu cezayı alanlar ölene kadar cezaevinde kalıyor. Ancak AİHM içtihadına göre hükümlünün ölene kadar cezaevinde kalması insan onuru ile bağdaşmıyor. Bu nedenle ağırlaştırılmış müebbet cezası alanların da “infaz koşullarının gözden geçirilmesi hakkı”ndan faylanması isteniyor. Türkiye AİHM kararı doğrultusunda infaz kanununda bu değişikliği yapsa da, bu düzenleme benzer durumda olan her hükümlünün cezaevinden salıverilmesi anlamına gelmiyor. Türkiye’de Öcalan’ın yanı sıra terörden yaklaşık 200 kişinin bu durumda olduğu biliniyor.

“Sürece dair umut büyütülüyor”

MHP’li kurmaylara göre başta “Umut hakkı” olmak üzere sürece dair arka arkaya yapılan açıklamaların arkasında Suriye’deki gelişmeler nedeniyle “Türkiye’deki sürecin üzerine düşen gölge” kaldırılmak istendi. Bahçeli grup toplantısındaki açıklamasıyla, bugüne kadar söyledikleri sözlerin arkasında olduğuna vurgu yaparken sürecin başarılı olması durumunda ortaya çıkacak sonuçlara işaret etti. “Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına” diyerek sürecin yol haritasını çizdi. “Umut hakkı” derken Suriye nedeniyle yaşandığı ifade edilen duygusal kırılmayı giderip, aslında sürece dair umudu büyütmeye çalıştı.

MHP’li kurmayların bu değerlendirmelerine bakılırsa Bahçeli bir anlamda başlıkta ifade ettiğimiz gibi “sürece umut aşısı” yaptı.

Komisyon üyelerinden edinilen bilgiye göre ortak rapor yazımında sona gelindi. Bir aksaklık yaşanmazsa raporun önümüzdeki hafta tamamlanması, daha sonra ana komisyonda bir değerlendirme toplantısı yapılıp oylanması bekleniyor. Grubu bulunan 5 partinin mutabakatı ile çıkması beklenen rapor Genel Kurul'a sunulup Meclis sitesinde yayınlanacak.

“Herkesin kendini bulacağı bir rapor olacak”

Meclis Komisyonu üyesi bir milletvekili, raporun "herkesin kendisini bulabileceği" bir metin olması için çalıştıklarını söyledi. Yani rapor farklı partilerin taleplerini karşılayan bir uzlaşma zeminini yanıştan bir içerik taşıyacak.

Yasa için mart ayı işaret ediliyor

Komisyonun süresi şubat ayı sonunda bitecek. Raporun da bu sürede tamamlanması bekleniyor. Bu durumda mart ayı beklenen “toplumsal bütünleşme, “entegrasyon” yasasının tartışılmaya başlanacağı ay olabilir.