Mutlak butlan kararı sonrası geçen 1.5 ayda yaşananlar dikkate alındığında Özgür Özel ve yönetimi için ‘yeni parti dışında seçenek kalmadı’ görünüyor.

“Önceliğimiz partide kalmak” sözleriyle başlatılan hukuki mücadelede kısa bir süre içinde “Ya bir yol bulacağız ya yeni bir yol açacağız” noktasına gelindi. En son CHP’nin “seçilmiş” genel başkanı Özgür Özel, “Bu yürüyüş yeni bir yürüyüştür. Bu, yeniyi kuran bir yürüyüştür” sözleriyle kopuşa yaklaşıldığının mesajını vermeye başladı.

Kulislere bakılırsa Özel yönetimi ağustos ayı gelmeden net kararını verecek. Temel hedef sıfırdan yeni bir parti kurulması. Ancak bu partinin kuruluş ve siyaset yapma sürecinde ortaya çıkabilecek engellemelere karşı da mevcut bir partiyle anlaşılarak “yedekleme” yapılması da gündemde.

Yeni parti kurulursa tüzüğünden programına, kurucu kadrolarından ismine çok şey tartışılacak ama bu süreçte önemli başlıklardan biri de yeni partinin Cumhurbaşkanı adayı olacak. Malum, yeni sistemde kuracağınız partinin alacağı oydan daha çok çıkaracağınız Cumhurbaşkanı adayının yüzde 50+1’i aşması önemli.

31 Mart yerel seçimlerinden birinci çıkan CHP’nin seçim planı Ekrem İmamoğlu ya da Mansur Yavaş’ın adaylığında 2028 Cumhurbaşkanlığı seçimine girmekti. Ön seçimle belirlenen İmamoğlu, hakkında açılan onlarca dava ve diploma iptali nedeniyle adaylık şansını kaybetmeye başlayınca ibre Mansur Yavaş’a dönmeye başladı. Ancak buradaki hesap da mutlak butlan kararı ile tepetaklak oldu. Muhalefeti birleştirip, iktidar seçmeninden nasıl oy alınacağı planları yapılırken CHP bölünme noktasına geldi!

Yavaş’ın kararı ne olacak?

CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel, gazeteci Aytunç Erkin’e yaptığı açıklamada, Özgür Özel, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu Türkiye'nin kaderini değiştirecek üçlü. Ekrem İmamoğlu'nu bırakmam, Mansur Yavaş olmadan da yol yürümem" dedi. Peki Cumhurbaşkanı adaylı tartışmalarında gol atan oyuncu göndermesiyle “iki forvetten biri” olarak tanımlanan Yavaş bu yolu Özgür Özel ile yürüyecek mi?

Mutlak Butlan kararı sonrası yaşananlara baktığımızda Mansur Yavaş’ı Özgür Özel’in yanında gördük. Yavaş, Özel’in Güvenpark’ta yaptığı bayramlaşma programına katılarak bir konuşma yaptı. Ayrıca Meclis’te iki tarafı karşı karşıya getiren grup toplantısı krizinin çözümünde rol üstlendi. Ancak Yavaş’a yakın kaynaklara göre bu yaşananlar Yavaş’ın tarafını seçtiği ya da tutumunu netleştirdiği anlamına gelmiyor.

Kaynaklara göre Yavaş yaşanan Butlan krizinde ilkesel olarak “hukuksuz” karara karşı çıktı hem de CHP’nin kurumsal kimliğinin korunması ve birliğinin devamı için çaba harcadı.

Ancak Mansur Yavaş’ın sağduyu çağrısı da, birlik-beraberlik umudu da sonuçsuz kaldı. Taraflar her geçen gün birbirinden uzaklaştı, ayrışma kaçınılmaz hale geldi. Mansur Yavaş da son gelişmelerin ardından bir anlamda sessizliğe büründü.

Bekle-gör!

Yavaş’a yakın kaynaklara göre bu sessizlik “bekle-gör” politikasından kaynaklanıyor. Mutlak Butlan ayrışmasına karşın CHP seçmeninin bütününde Mansur Yavaş’ın bir karşılığı olduğuna, İYİ Parti ve Zafer Partisi başta olmak üzere milliyetçi partilerden yüksek destek alacağına, ayrıca AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı seçmeninden de oy alma potansiyeli taşıdığına dikkat çekiliyor. Yavaş’ı yakından tanıyanlar, “risk almayan, çok temkinli” bir siyasetçi olduğuna, bölünmüş bir CHP ile yüzde 50+1’e ulaşmanın zorluğunu hesap ettiğine dikkat çekiyorlar. Yavaş’ın yakın çevresinde bulunan bir siyasetçi şunları söylüyor:
“Yavaş partinin bölünmemesi için çaba harcadı. Ancak sonuç alamadı görünüyor. Bölünme olursa Yavaş’ın iki taraftan da ayrılıp bağımsız kalma ihtimali var. Cumhurbaşkanlığı seçim sathına girilene kadar adaylık tartışmasına girmez, sessizliğini korur. Acele etmez, gelişmeleri izler, toparlanma görürse sorumluluk alabilir. Ancak işler daha da kötü giderse, belediye başkanlığı sonrası siyaseti bırakma ihtimali de var.”

Yavaş’ın yakın çalışma ekibinden bir başka kaynağa bakılırsa Yavaş’ın “bekle-gör” tutumu stratejik bir hareket de olabilir. Yavaş ile Özel arasında dirsek teması olduğuna vurgu yapan bu kaynağa göre, CHP’deki bölünmenin belediye meclislerine taşınması durumunda bazı belediyelerin AK Parti’ye geçme riski var. Özel’in bu risk nedeniyle yeni parti kurulursa hemen belediye başkanlarına çağrı yapmayacağı konuşuluyor. Bu nedenle aynı kaynak, “Yavaş şu an CHP’deki tüm tarafların adayı olma potansiyeli taşıyor. Milliyetçi partilerin de ilgisi ortada. Yavaş gittiği ya da kalacağı yere güç katacak bir siyasetçi konumunda. O nedenle acele etmeyecektir. Yıpratıcı süreçlerden kaçınacaktır. Butlan kararıyla ilgili hukuki süreç de çok önemli. Özellikle Yargıtay kararını bekleyecektir” diyor.

Sonuç olarak iki forvetten biri olarak gösterilen Mansur Yavaş’ın vereceği karar hem CHP’deki tarafların güç dengelerini hem de muhalefetin seçim planını etkileme potansiyeli taşıyor. Yavaş’ın ise kısa sürede karar vermesi beklenmiyor.