Suriye’deki gelişmeler, İran savaşı, silah bırakmanın teyit ve tespiti gibi çeşitli nedenlerle neredeyse 2 yılı geride bırakan ‘Terörsüz Türkiye’ sürecinde yasa yapım aşamasına gelindi.

Sürecin hukuki altyapısını oluşturacak düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşması hedefleniyor. İktidar partilerinde yapılan değerlendirmelere bakılırsa, yasa çıkmadan Meclis tatile girmeyecek. Peki bugünden büyük tartışmalara neden olacağı görünen yasa nasıl bir yöntemle Meclis’e getirilip kanunlaştırılacak?

Mevcut uygulamada AK Partili milletvekillerinin imzasıyla sunulan teklifler Meclis’te görüşülüyor. Tek başına çoğunluğu olmayan AK Parti, istediği yasaları MHP’nin desteğiyle Meclis’ten geçiriyor. Çok özel, tartışmalı bir düzenleme değilse yasa teklifleri verilirken muhalefete gidilmiyor. Ancak süreç yasası için beklenti bu değil. Yasanın AK Parti tarafından taslak olarak getirilmesi, bütün partilerle istişare edildikten sonra Meclis Başkanlığına sunulması gerektiği ifade ediliyor.

Bunun ana nedeni elbette iktidar partisinin tutumunu görmek. Yani muhalefet önce AK Parti’nin elini açmasını istiyor. Ayrıca yasa teklifi için AK Parti’nin beklenmesinin bir başka nedeni de örgütle görüşerek süreci yürüten devlet organlarının elindeki bilgilerin muhalefet partilerinde bulunmaması. AK Parti’nin Adalet, İçişleri, Milli Savunma Bakanlığı, MİT gibi süreci yürüten devlet organlarından bilgi alarak etki analizinin de içinde olduğu taslak bir çalışma hazırlayıp getirmesi gerektiği konuşuluyor.

Yasanın çerçevesi raporda var

Aslında çıkacak yasanın çerçevesi Meclis Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nca belirlendi. 4 ay önce çıkan ortak raporda yer alan yasa önerisine dair bu başlıkları hatırlatalım:

  • Yasa, süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette olmalı.
  • Müstakil yasa sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olmalı.
  • Kanun sadece örgüt mensuplarının silah bırakma sonrası hukuki durumlarını değil, adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesini de hedeflemeli.
  • Kanun kamu vicdanını ve toplumsal hassasiyetleri gözetmeli, kapsamı yorum yoluyla genişletilmeye müsait olmayacak şekilde net, bütüncül ve anlaşılır olmalı.
  • Örgüt mensupları hakkında mutlaka adli bir işlem yapılmalı.
  • Yasal düzenlemeler, toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalı
  • Örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, Yürütme içerisinde bir mekanizma oluşturulmalı. Bu mekanizma ile kamuoyu her aşamada bilgilendirilmeli.
  • Süreçte görev alanlara yasal güvence sağlanmalı.

Yasa teklifi için iki yöntem konuşuluyor

Raporun yasayla ilgili çizdiği çerçeve böyle ama AK Parti’nin bu öneriler doğrultusunda ne kadar cesur bir adım atacağı kocaman bir soru işareti. Hazırlanan teklifin ilk olarak Cumhur İttifakı ortağı MHP’ye sunulması sürpriz olmayacak. Daha sonra ise diğer siyasi partilerle istişare edilmesi bekleniyor. Bu istişarelerin sonunda anlaşma olursa teklifin Meclis raporunda olduğu gibi ortak imzayla ya da onaylayan partilerin imzalarıyla Meclis Başkanlığına sunulabileceği ifade ediliyor.

Yasanın yapımında konuşulan bir başka yol daha var. O da Meclis Başkanlığının kolaylaştırıcı olduğu özel bir çalışma yürütülmesi. Buna ‘kolaylaştırıcı ya da koordinasyon görevi yapan bir Meclis Başkanlığı’ diyebiliriz çünkü yasa teklifi sunma, sadece milletvekillerine verilen bir hak. Ancak Meclis Başkanı partilerin tekliflerinin ortaklaşmasına katkı yapacak bir rol üstlenebilir.

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, geçtiğimiz hafta katıldığı bir televizyon yayınında yasayla ilgili beklentisini açıklarken tüm partilere bu teklifi de yaptı. Kurtulmuş, “Bütün partilerin müşterek teklifi olarak Meclis'e gelmesi son derece doğru, yerinde ve şık olur. Meclis Başkanı olarak şu anda bir yükümlülüğüm yok ama her türlü desteği vermeye hazırım. İşlerin böyle sıkıştığı, müzakere etmek gerektiği zaman ortak noktayı bulmak gerektiğinde, partiler arasında kolaylaştırıcı bir fonksiyon icra edebilirim” dedi.

Kurtulmuş’un bu sözlerinin içinde yer aldığı AK Parti’nin de görüşünü yansıttığını düşünürsek CHP, DEM Parti, MHP ve Yeni Yol grubunun da katılacağı ortak bir yasa çalışması ihtimali var. Ancak siyasi partilerin hiçbir bağlayıcılığı olmayan raporda ortaklaşması dahi bir ayı geçmişti. Elbette sonuç üretecek bir yasa teklifinde ortaklaşmak daha da zor olacak. Görünen o ki süreç yasası Meclis’in son yıllardaki önemli sınavlarından biri olacak.