CHP’de “mutlak butlan” kararının yarattığı krizin üzerinden yaklaşık 25 gün geçti, ama taraflarda milim esneme olmadı. Tersine yaşananlar her geçen gün ayrılığı derinleştiriyor. Özgür Özel yönetimi bu hafta en önemli kozunu oynayacak, olağanüstü kurultay için toplanan delege imzaları parti genel merkezine teslim edilecek.

CHP tüzüğüne göre olağanüstü kurultay yapılması için delegelerin yarısından bir fazlasının noter kanalıyla imza vermesi yeterli. Genel merkez yönetimi de bu başvuruyu işleme koymak zorunda. Ancak milletvekilleri ve belediye başkanlarının ihraç kararlarını tüzükteki açık hükme karşın Parti Meclisi onayına sunmayan, Parti Meclisi üyelerinin istifasını dahi kabul etmeyen yönetimin bu imzaları da işleme koymaması sürpriz olmayacak.

Kılıçdaroğlu yönetiminde yer alan siyasetçilerin açıklamasına göre “olağanüstü hal uygulaması” olarak nitelendirilen tartışmalı kararların gerekçesi mutlak butlana dayanıyor. Çok açık ve net olarak “Karar kesinleşmeden olağanüstü kurultay yapma imkanı yok” deniliyor.

Kurultay imzaları işleme konulmazsa mahkemeye gidilecek

Sayısının 800’ü geçtiği ifade edilen delegelerin olağanüstü kurultay talebinin karşılıksız kalması durumunda Özel yönetiminin dava açmak dışında seçeneği kalmayacak. Toplanan imzalara rağmen olağanüstü kurultay yapılmadığı için sulh hukuk mahkemesinde dava açılacak. Geçmiş örneklere bakılırsa mahkeme başvuruyu yerinde görürse partiyi 45 gün içinde olağanüstü kurultaya götürecek bir çağrı heyeti atayacak. Ancak kararın reddi de mümkün.

Özel yönetimi olağanüstü kurultay için tüm hukuki yolları tüketmekten yana. Hem sulh hukukta açılacak davanın sonucu hem de Yargıtay’da yapılan itirazın sonucu beklenecek. Ancak partide tek kriz kurultay tartışması değil.

Butlan krizi Meclis’e taşınıyor

Geçtiğimiz hafta Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığındaki MYK, aralarında Grup Başkanvekilleri Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır’ın olduğu 9 milletvekili hakkında kesin ihraç talebiyle disipline sevk kararı verdi. Karar hemen uygulandı, Meclis Başkanlığı Günaydın ve Başarır’ın grup başkanvekilliğini düşürdü.

CHP Meclis Grup Yönetmeliğine göre ihraç nedeniyle boşalan iki koltuk için milletvekili grubunda seçim yapılması gerekiyor. Ancak Kılıçdaroğlu’nun “genel başkanlık” yetkisi ile bu atamayı yapabileceği iddiası da var. Bu iddia gerçeğe dönüştüğünde taraflar arası krize bir yenisi daha eklenmiş olacak.

Kılıçdaroğlu bu yolla partinin Meclis grubunda etkinliğini artırmaya çalışırken krizi Meclis Genel Kurulu’na da taşımış olacak. Özel’a yakın bir milletvekilinin “Kılıçdaroğlu ataması ile grup başkanvekilliği koltuğuna oturan arkadaşlar Meclis Genel Kurul salonunda arkalarında oturacak kaç CHP’li milletvekili bulabilir” sorusunu bu gerilimin ilk işareti olarak okumak mümkün.

Gürsel Tekin İstanbul İl Başkanı mı olacak?

CHP içindeki krizi derinleştirecek bir başka hamle de bazı il başkanlarının görevden alınması dolayısıyla yaşanacak. Parti kulislerinde İstanbul, Ankara, İzmir ve Manisa il başkanlarının görevden alınacağı konuşuluyor. Parti tüzüğüne göre MYK’nın il başkanı ve yönetimini görevden alma yetkisi var. Ancak bu durumda hızla olağanüstü kongre yapacak geçici bir kurul atanması gerekiyor. Partililer “mutlak butlan”ın bu konuda da yönetimin elini rahatlattığını, olağanüstü kongre yapılmasına gerek olmadığını savunuyor.

Yeni atanacak il başkanları için birçok isim konuşulmaya başlandı. İçlerinde en dikkat çeken iddia Kılıçdaroğlu yönetiminin, İstanbul’da mahkeme kararı ile il başkanı olarak atanan Gürsel Tekin’le çalışmaya devam edeceği yönünde. İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in görevden alınması durumunda Tekin ile çalışılmasının önünde engel bulunmadığı savunuluyor.

İki haftadır devam eden Meclis’teki grup toplantısı krizi de çözülmüş değil. İki taraf da grup toplantısını yapma kararlılığı içinde olduğunu açıklıyor.

Tüm bunlara yeni ihraçlar da eklendiğinde fiilen ikiye bölünen partide ayrılık daha çok konuşulacak görünüyor. Parti kulislerine göre atılan adımlara, yapılan hamlelere karşın olağanüstü kurultay yapılmaz, seçime Kılıçdaroğlu liderliğinde gidileceği ortaya çıkarsa yeni parti kaçınılmaz görünüyor.

“Yürüyeceğimiz yolu seçmen belirleyecek”

Özel MYK’sında görev alan bir yönetici, “Mutlak Butlan kararı 21 Mayıs’ta çıktı. Biz günlerdir sokaktayız. Kılıçdaroğlu bugüne kadar bir kez sokağa çıkmadı, çıkma imkanı da yok. Butlan yönetimi şu an sadece bir bina yönetiyor. Amaçları da sadece o binayı yönetmek, imkanlarını kullanmak. Biz yasalardan gelen tüm itiraz haklarını sonuna kadar kullanacağız. “Bir sonuç alamazsak ne olacak” diye soruluyor. Bugüne kadar hep açık olduk. Bu konuda da açık ve şeffaf hareket edeceğiz. Bundan sonra yürüyeceğimiz yolu da bize destek veren seçmenimiz belirleyecek” diyor.

Yeni partinin kaçınılmaz olduğunu söyleyen bir milletvekili ise, “SODEP, SHP’den CHP’ye geldik. ‘Baba ocağı’ diyoruz ama baba ocağı işgal edildiğinde iktidar iddiamızdan vazgeçmiyorsak yeni bir yol açmak zorundayız” değerlendirmesi yapıyor.

Bakalım yeni haftada yaşanan gelişmeler krizin aşılmasına mı, yeni bir yol açılmasına mı neden olacak?