CHP’yi neredeyse 2020 yılına ışınlayan “mutlak butlan” kararının yarattığı kriz sürüyor. 2023 yılı kasım ayında yapılan 38. Olağan Kurultay’ın iptal edilmesi ile ortaya çıkan bu kaostan tek çıkış yolunun yeni bir kurultay olacağı ortada. Ancak taraflar kurultay yapılmasında hemfikir görünse de hem içerik hem de zamanlama konusunda ayrışıyorlar. Bu hafta kurultayla ilgili tutumların netleşeceği hafta olacak görünüyor.

Özgür Özel yönetimi, olağanüstü kurultay için delegelerden topladığı 800’ün üzerinde imzayı partinin genel merkezine teslim etti. İmzaların işleme konulup 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi isteniyor. Bu karar için 10 gün süre verildi. Eğer verilen imzalar işleme konulmazsa yargıya başvurulacak, sulh hukuk mahkemesinde dava açılacak.

Kılıçdaroğlu yönetiminden yapılan açıklamalara göre verilen delege imzaları iki yönden incelenmeye başlandı. Birincisi “tedbirli mutlak butlan kararı varken olağanüstü kurultay yapılabilir mi” sorusuna yanıt aranacak. Bu konuda hukukçuların görüşü alınacak. İkincisi olağanüstü kurultay isteyen delegelerin noter kanalıyla gönderdikleri imzaların geçerliliği ve yeterliliği incelenecek. En son MYK’da değerlendirme yapılarak bir karar verilecek.

Mahkeme kararı sonrası göreve gelen Kılıçdaroğlu aslında bu konudaki tutumunu geçtiğimiz hafta katıldığı televizyon programında açıkladı. Kılıçdaroğlu, “Kesinlikle, partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğim” dedi, ama beklendiği gibi tedbirli mutlak butlan kararına işaret etti. Yani Kılıçdaroğlu’na göre kısa sürede olağanüstü kurultay mümkün değil, ancak Yargıtay kararının kesinleşmesi beklenirken olağan kurultay süreci işletilebilir.

Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki tam cümlelerini aktaralım: “Olağanüstü değil, olağan kurultayı yaparız, en fazla 4-5 ay sürer zaten. Eski delegelerle yapamazsınız kardeşim, mümkün değil. Mahkeme şaibe var diye kurultayı iptal etmiş. Şaibe var denilen delegelerle kurultay yapalım, oradan da başımıza bir mutlak butlan çıkar, olur mu? Parti bu kadar yorulur mu? Partiye mi, üyelerine mi güvenmiyorsunuz?”

Bu sözler olağanüstü kurultay için verilen imzaların karşılık bulmayacağının kanıtı niteliğinde. Bu durumda Özgür Özel mahkemeye giderken Kılıçdaroğlu’nun planladığı olağan kurultay sürecinin de takvimi oluşturulacak, hatta bu hafta takvim de açıklanabilir.

Kılıçdaroğlu MYK’sında geçtiğimiz hafta olağan kurultay takviminin oluşturulması için bir çalışma komisyonu kurulmuştu. 6 genel başkan yardımcısının yer aldığı komisyon bir toplantı yaptı. Toplantıda olağan kurultay süreci için atılabilecek adımlar ve kongre takvimine dair değerlendirmeler yapıldı. Oluşturulan taslak bu hafta yapılacak MYK ve PM toplantılarında görüşülecek. Bu hafta olağan kurultay süreci için bir takvim açıklanabilir.

Üye listesi güncellenecek, yaklaşık 2 ay sürecek

Kongre takviminin temmuz ayı başı için ilan edilmesi durumunda ilk olarak üye listesi güncellenecek. Edinilen bilgiye göre partiye Özel yönetimi döneminde, yani son 3 yılda yaklaşık 600 bin yeni üye yapıldı. Yeni üyelerle toplam üye sayısı 2 milyona ulaştı. Tüm üyeler ilçe, il teşkilatlarınca kontrol edilecek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından alınan listeyle sağlaması yapılacak. Çift üyelik, ölüm nedeniyle düşme gibi durumlar incelenerek bir anlamda CHP’nin kongre süreci için seçmen listesi hazırlanmış olacak. Listelerin askıya çıkarılması, itiraz hakları derken bu sürecin yaklaşık 2-3 ay sürmesi bekleniyor.

Kongre takvimi ekim ayında başlayabilir

Delege seçimleri ile başlayacak kongre takviminin başlangıcı için işaret edilen tarih ekim ayının başı. Geçmiş örneklere bakılırsa ilçe-il kongrelerinden oluşan süreç yaklaşık 6 ay sürüyor. Bu durumda parti 2027 ilkbaharında, yani mart ya da nisan ayında büyük kurultaya hazır hale gelebilir.

Kılıçdaroğlu yönetiminin olağan kurultayla ilgili taslak takvime bakılırsa hem parti seçmeninin hem de Özel yönetiminin beklentisi karşılanmayacak. Bu tablo mutlak butlan kararı ile birlikte tartışmaya açılan “yeni parti” olasılığını artıracak.

Grup toplantısında zımni mutabakat

Bu arada mutlak butlan kararının hemen ardından Parti Meclisi, Yüksek Disiplin Kurulu gibi parti organlarında adım adım hakimiyet kuran Kılıçdaroğlu yönetimi CHP Meclis grubunda ise istediği noktaya gelemedi. Ne grup başkanvekili ataması yapılabildi ne de grup toplantısında konuşabilmek için ortam sağlanabildi. Planlanan ataklar Meclis içtüzüğü ve CHP Grup Yönetmeliği duvarına çarptı. Kılıçdaroğlu’nun Sözcü TV’deki röportajda Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile ilgili, “Neler çevirdiğini biliyoruz” sözleri de bu krizde beklenen tutumu sergilememesine yönelik bir tepki olarak yorumlandı.

Tablo böyle olunca Kılıçdaroğlu CHP’nin Meclis grubunda konuşma ısrarını bir yana bıraktı, bunun yerine grup toplantısı gününe Parti Meclisi ve MYK toplantısı koydu. Kılıçdaroğlu’nun bu tutumu taraflar arasında zımni bir mutabakat sağlayabilir. Ancak bu zımni mutabakat Meclis yaz tatiline girene kadar sürer mi bilinmez. Bu noktada asıl belirleyici Kılıçdaroğlu’nun olağanüstü kurultay ile ilgili kararı olacak. CHP yeni haftada da kritik gelişmelere gebe görünüyor.