Milyonlarca yıl önce yaşamış olan dinozorların günümüz sürüngenleri gibi soğukkanlı mı yoksa kuşlar ve memeliler gibi sıcakkanlı mı olduğuna dair yürütülen araştırmalarda ileri düzey jeokimyasal yöntemler kullanıldı. Fosilleşmiş dinozor dişlerini mercek altına alan uluslararası araştırma ekibi, diş minesinde saklı kalan atomik bağları inceleyerek T-rex'in biyolojik yapısına dair çarpıcı sonuçlara ulaştı.

Diş minesindeki atomik kümeler gerçeği aydınlattı

Araştırmacılar, diş minesini oluşturan atomların canlının hayatta olduğu dönemdeki vücut sıcaklığına bağlı olarak farklı biçimlerde kümelendiği gerçeğinden yola çıktı. İzotop jeokimyası teknikleriyle incelenen fosil örnekleri, bu devasa yırtıcının metabolizmasının sanılanın aksine vücut ısısını içsel olarak düzenleyebildiğini kanıtladı.

ABD uzaya silah konuşlandırdığını ilk kez doğruladı
ABD uzaya silah konuşlandırdığını ilk kez doğruladı
İçeriği Görüntüle

Analizler sonucunda T-rex'in vücut sıcaklığının ortalama 36 santigrat derece olduğu ölçüldü. Bu değer, modern insanın 36,5-37 santigrat derece civarındaki vücut ısısına olan olağanüstü benzerliğiyle dikkat çekti.

"Keşfedilecek çok sayıda tür var"

Çalışmanın yazarlarından Robert Eagle, diş minesi analizine dayalı bu yöntemin paleontolojide yeni bir dönemin kapısını araladığını belirtti. Geliştirilen analitik modelin yalnızca T-rex ile sınırlı kalmayacağını ifade eden Eagle, aynı yöntemi kullanarak metabolik sırları aydınlatılabilecek çok sayıda antik canlı türünün bulunduğunu vurguladı.

Bilim insanları, vücut sıcaklığının kesin olarak belirlenmesinin T-rex'in avlanma dinamikleri, hareket kabiliyeti, enerji ihtiyacı ve günlük yaşam pratiklerinin nasıl şekillendiğine doğrudan ışık tutacağını değerlendiriyor. Sıcakkanlı bir metabolizmaya sahip olması, bu dev avcının yavaş ve hantal bir sürüngenden ziyade, yüksek metabolik hıza sahip, çevik ve sürekli enerji harcayan aktif bir yırtıcı olduğunu gösteriyor.

Kaynak: AA