BBDSO üç usta solist Beethoven'ın Üçlü Konçerto'su ile konuk etti
BBDSO üç usta solist Beethoven'ın Üçlü Konçerto'su ile konuk etti
İçeriği Görüntüle

Türk sinemasının usta isimlerinden, "Sultan" unvanıyla anılan Türkan Şoray, Afyonkarahisar'da düzenlenen Büyük Taarruz 4. Uluslararası Kısa Film Festivali'ne katıldı. Afyonkarahisar Valiliği'nin ev sahipliğinde, Anadolu Kültür ve Sanat Meclisi Derneği tarafından organize edilen etkinlikte Şoray, festivalin önemli konuklarından biri olarak katılımcılarla bir araya geldi. Şoray, festival kapsamında "Yeşilçam'da Aile" başlıklı söyleşiye katılarak sinemaya, kariyerine ve kişisel deneyimlerine dair önemli açıklamalarda bulundu.

"Sinemayı Tanıdım, Kendimi Tanıdım"

Şoray, konuşmasında sinema ile olan derin bağını anlatarak, "Kendimi tanımadan önce sinemayı tanıdım. Sinemayla birlikte kendimi tanımaya başladım. Sinemayla beraber yıllar geçti. Sinema benim nefes aldığım, yaşadığım bir yer oldu. Ben sinemasız yaşayamazdım. Yıllarım geçti." dedi. Yeşilçam'ın parlak yıllarındaki anılarını paylaşan usta oyuncu, sinemanın onun yaşamındaki en önemli varlık olduğunu vurguladı.

"Genç ve Güzel Olmanız Gerek"

Türkan Şoray, sinemadaki değişim ve yaşlanmanın getirdiği zorluklara değinerek, "Keşke imkan olsa film setlerine dönsem ama maalesef ki dünyada ve Türkiye'de de böyle; 35 yaşından sonra artık başrol oynamıyorsunuz. Genç ve çok güzel olmanız lazım. Belli bir yaştan sonra sinema sizi önemsemiyor." dedi. Ancak Şoray, bu gerçeğe rağmen geçmişte oynadığı rollerin ve hayranlarının sevgisinin ona kattığı mutluluğu dile getirdi: "Sizin sevginizi kazanmışım" dedi.

Yeşilçam Setlerinde 'Aile' Atmosferi

Türkan Şoray, eski Yeşilçam setlerinin sıcak, samimi atmosferini hatırlayarak, "Setler, aile gibi olurdu. Sinema kolektif bir çalışmadır. 10-15 kişilik ekiplerle, zorluklarla film çekilirken birbirimize çok yakın olurduk. Zamanla setler çok kalabalıklaştı ve samimiyet kayboldu" dedi. Şoray, geçmişteki setlerin arkasındaki duygusal bağları anlatırken, sinemanın aile olmanın ötesinde de bir sorumluluk taşıdığını belirtti.

"Filmde Duygu Olmazsa Hiçbir Anlamı Yok"

Yapay zekanın sinemadaki etkilerinden de söz eden Şoray, "Yapay zeka ile filmler çekilecek, ancak sinemanın temelinde duygu vardır. Yapay zeka duygu taşımaz. Ne kadar mükemmel bir kurgu ya da görsel oluşturursa oluştursun, o duygu size dokunmadıktan sonra, yansıttığı sadece maddedir" diyerek, teknolojinin sinemada insan duygularını ne kadar etkileme kapasitesine sahip olamayacağını dile getirdi.

"Selvi Boylum Al Yazmalım" ve Diğer Efsane Filmler

Şoray, özellikle "Selvi Boylum Al Yazmalım" gibi klasikleşmiş filmlerinin, sadece Türkiye'de değil, dünya çapında büyük bir izleyici kitlesine hitap ettiğini söyledi. Bu filmlerinin insanlara çok şey kattığını, insanların kalbine dokunduğunu belirten Şoray, "Yalnız benim değil, diğer sinemacı arkadaşlarımın da bu şekilde kalplere dokunan filmleri oldu. Şener Şen'in, Hülya Koçyiğit'in, Fatma Girik'in... Bizim filmlerimiz sadece sinema değil, bir yaşam tarzı, bir kültür" dedi.

"Hayata Hep Güzel Tarafından Bakmak Lazım"

Türkan Şoray, hayatın zorluklarına rağmen her zaman olumlu bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini söyledi. "Hayata hep güzel tarafından bakmak lazım" diyerek, sinema ile ilgili soruları yanıtladı. "Atıf Yılmaz bana 'Sen dram oyuncusundan çok komedi oyuncususun' derdi" diyerek, geçmişteki deneyimlerinden de bahsetti.

"Şöhret Olmak Zor, Sevilmekse Beni Mutlu Ediyor"

Şoray, şöhretin ve popülerliğin getirdiği zorluklardan da bahsetti. "Şöhreti kaldırabilmek çok önemli. Ben küçük yaşlarda ve yavaş yavaş tanındım, dolayısıyla bu duruma alışabildim" dedi. Bununla birlikte, şöhretin değil, insanların sevgisinin daha önemli olduğunu vurguladı: "Şöhret olmaktan ziyade sevilmek beni mutlu ediyor."

Kaynak: AA