Güray SOYSAL  Bu yıkım işi son mu acaba? / BİR YIL GECİKMEYLE… Tam bir yıl önce 19 Mayıs Stadı’nın önünde bu fotoğrafı çektirmiştik. 24 SAAT’in spor sayfasının cengaverleri ile 2 Haziran 2017 günkü Gençlerbirliği-Kasımpaşa maçından sonra, yıkılacağı açıklanan 19 Mayıs Stad’ının önünde arkadaşımız Kemal Çeliker’den bir anı fotoğrafı çekmesini istemiştik. Bizi kırmadı… 82 yıllık bir spor mabedine veda edişimizdi… Aradan bir yıl geçti stadın yıkım kararı ertelenirken, Gençlerbirliği’nin de 1. Lig’e gidişini hüzünle izledik. Yani… Kamuoyuna verilen sözlerin spor yöneticileri tarafından bir yıl nasıl ertelendiğine bir kez daha şahit olduk. Haziran 2019’da da aynı görüntüyü yaşamamak dileğiyle. A.GÜCÜ’NDE DIŞLANMAMALI Süper Ligde tek başına Ankara’yı temsil edecek olan Ankaragücü, bir yandan mali konuların halledilmesi üzerine giderken, diğer taraftan da takımın toparlaması hep gündemde. Mali konuların ne olacağını benim gibi, yöneticilerde bilmiyor. Ancak, bilinen Ankaragücü’nün Süper Ligde ne durumda olacağı.. Evvella, Osmanlıspor’un malı olan Umut Nayir, yeniden bu takımın içine alınmalı. Geçen sezon rakip filelere 14 gol gönderen bu hukukçu futbolcunun, önümüzdeki sezon daha büyük işler yapacağına kalıbımı basarım. Adam sanki gol için yaratılmış. Etrafına alınacak futbol bilgisi fazla oyuncularla Umut Nayir’in Süper Ligde en az 15 gol atacağını tahmin ediyorum. Bende, son günlerin modasına uyup, sezon öncesi tahminimi açıklayayım dedim. VASİYETİN BÖYLESİ Ölüm eninde, sonunda elbette her canlıyı bulacak. Ama böylesine de pes doğrusu… Geçenlerde DHA’dan bir haber geçti. Manisalı meslektaşımın yazdığı haberin özeti şöyle idi: “Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde geçen yıl Fenerbahçe'nin maçını izlerken geçirdiği kalp krizinin ardından ölen Mehmet Çoban'a (51), vasiyeti üzerine eşi Aynur Çoban (50) tarafından, Sarı-Laciverte boyalı mezar yaptırıldı. Koyu bir Fenerbahçe taraftarı Sarıgöllü evli ve 2 çocuk babası Mehmet Çoban, 10 yıl önce, kendisi için, üzerinde tuttuğu takımın arması ve renkleri yer alan mezar yaptırdı. Çoban ayrıca, Sarı-Lacivert renkte kefen bile diktirdi. Mehmet Çoban, geçen yıl kalp krizinden yaşamını yitirdi. Bu renkli kefenle toprağa verilen Çoban, vasiyetinde kabrinin de aynı renklerle süslenmesini istedi. Aynur Çoban, eşinin ölümünden bir yıl sonra, vasiyeti yerine getirdi. Aynur Çoban, eşi için Sarı- Lacivert renklerde, üzerinde Fenerbahçe'nin arması da bulunan mezar yaptırdı. Aynur Çoban, kızı Canan Tuğçe Çoban, oğlu Atacan Çoban ve arkadaşları, Mehmet Çoban'ın mezarı başında Fatiha okudu, son arzusunu yerine getirmenin huzurunu yaşadı.” Haberi kısaltarak yazdım. Merhumun mezarından sonra şimdi de evinin Sarı-Lacivertli olarak boyanma hazırlığı var. Ne diyeyim.. Takım sevgisi böyleymiş meğer… BU YIL ÇEŞMELER SARI-KIRMIZI AKACAK [caption id="attachment_130628" align="alignright" width="600"] Güzelliğe, güzellik katıyorlar[/caption] Sinop’a bağlı Gerze ilçesi, yine gündemime oturdu. Sebebini izah etmeden önce, “Bu güzel kentimizin neleri meşhurdur” diye araştırdığımda ilginç cevaplar aldım. Gerze’nin tiriti, cevizli mantısı, yangın evleri, bıldırcını, meşhur Nuri dedenin simiti ve hamursuz tatlısı ilk akla gelenlerin olduğunu öğrendim. Şimdi onları bir kenara bırakıp, esas konuya dönelim. Önümde bir haber duruyor. Haberin başlığı şöyle: “Sinop’ta çeşmeler Sarı-Kırmızı boyandı” Sinop’un Gerze ilçesinde, Galatasaray’ın Şampiyonluğu nedeniyle, çeşmeleri Sarı-Kırmızı boyayan UltAslan’ın Sinop temsilcisi, eline aldığı fırça ve boyalarla tüm sokak çeşmelerini boyamaya başlamış, bile. Bu kişinin koyduğu kurala göre, Gerze’deki tüm çeşmeler, o yıl şampiyon olan takımın rengi ile boyanırmış. Tıpkı, geçen sene Beşiktaş’ın Şampiyonluğundan sonra, çeşmelerin Siyah-Beyaz boyandığı gibi, bu yılda Sarı-Kırmızı oldu. Bu geleneği devam ettirmeyi kafasına koyan UltrAslan temsilcisi “Gönlümde bir de Fenerbahçe’nin Şampiyonluğu yatıyor. Onlar Şampiyon olsun, Gerze’deki tüm çeşmeler Sarı-Lacivertli renklere boyanacak ve bu geleneği bozmayacağız” derken, ezeli rakiplerine de laf atmaktan geri kalmadı. Bu güzelim Karadeniz ilçesi, yukarıda saydığım özelliğine, son olarak sokak çeşmelerini şampiyon takımın renklerini boyamakla herkesin takdirini kazandılar. Onlara bravo doğrusu… Şimdi ne yapıyor? AYCAN ÖNEL [caption id="attachment_130629" align="alignright" width="400"] AYCAN ÖNEL[/caption] Doğarken adeta sporcu olarak dünyaya gelmiş. 1933 yılında Çorum’da dünyaya gelen Aycan Önel, daha sonra ailesi ile birlikte Ankara’ya yerleşti. Spora Ankara’da başlayan Önel, atletizm tarihimizin bayan önderlerinden oldu. İlk katıldığı 1948 yılındaki yarışta 80 metre engellide Türkiye rekorunu eline geçirdi. 100, 200, uzun atlama, gülle ve disk atmanın yanı sıra pentatlonda da rekorlar kıran Aycan Önel, uzun yıllar Milli takımın değişmez atleti olma başarısını gösterdi. Atletizmde 27 yıllık rekorlarının yanına bile yanaşan olmadı. Türk atletizminin efsanelerinden olan Cahit Önel ile evlenen ve 1 kız çocuğu sahibi bulunan bu büyük bayan atletimiz, şimdilerde fırsat buldukça atletizm müsabakalarını izlerken, sağlıklı yaşamak için çaba gösteriyor. GERÇEK SPOR ADAMI Güreşte Dünya Şampiyonluğu var. Tahsilini Gazi Eğitim Üniversitesi Spor bölümünde tamamladı. Adeta güreşin ve sporun hep eli ve kolu oldu.Onu güreşten ve spordan ayırmak mümkün değil. Ercan Yıldız’dan bahsediyorum. TBMM’deki görevinden ayrılıp, Gençlik ve Spor Bakanlığında çalışmaya başladığını tesadüfen öğrendim. Nasıl memnun olduğumu anlatamam. Ercan Yıldız şimdi Gençlik ve Spor Bakanlığı Organizasyon Daire Başkanlığı görevine getirilmiş. Yani… Gerçek spor adamı, gecikmeyle de olsa, şimdi yerini bulmadı mı?