Kulüplerin iç işlerine fazla karışmam.
Zira...
Herkes işini yaparsa, ortaya problemler çıkmaz, biz profesyonel spor yazarları işsiz kalırız.
Ama...
Bu sefer ki iş başka...
Altyapısı ile gurur duyulan Gençlerbirliği’nde ikide bir teknik adam değişirse, bunun altında başka işlerin olduğu kendiliğinden ortaya çıkar.
Şimdi gelelim yeni konuya...
Kardeşim Cüneyt Memişoğlu yıllarını önce Gençlerbirliği’ne, sonra Ankaragücü’ne vermiş bir teknik adamdı.
Altyapı düzelmeye başlayan işler iyi giderken, bir anda Gençlerbirliği’nden ayrılma durumu ortaya çıktı.
Yerine Gençlerbirliği’nin altyapısı ile yatıp kalkan Seçkin Topçu getirildi.
O’da eksilen yerleri tamamlamak üzereydi ki, bir baktık ki, istifa mektubunu yönetime postalamış.
Bu 2 teknik adam, hem bilgileri, hem de Gençlerbirliği sevgileri ile Başkent Ankara’da bilinirler.
Bu 2 teknik adamın ayrılmasından sonra göreve şimdi Tayfun Türkmen Gençlerbirliği altyapısının başına getirildi.
Yürüyen tekerleğe çomak sokmak buna denir, olsa gerek...
Tayfun kardeşimin bugüne kadar neler yaptığını ve altyapı kültürü çok derinlere inen Gençlerbirliği’ndeki başarıyı nasıl yakalayacağını zaman bizlere gösterecek.
Beni tedirgin eden taraf, Amatör yönetilenlerin, böylesine altyapı donanımı olan 2 teknik adamı çizgi dışına bırakmalarında karar durumunda olmaları.
Zira..
Profesyonel teknik adamların kaderleri, Amatör yöneticilerin elinde bulunduğu sürece Türk futbolunda bir adım ileriye gidemeyeceğine yine şahit olacağız.