
Gelibolu yarımadasında acımasız kara savaşı devam ediyor, siperlerden başınızı kaldıramıyorsunuz. İngiliz HMS Goliath zırhlısı Türk siperlerine ölüm kusuyordu.
Susturulmazsa kara savaşı bizim için daha da zorlaşacaktı.
Muavenet-i Milliye muhribi işte bu gemiyi batırmakla görevlendirdi. Muavenet-i Milliye, Yüzbaşı Ahmet Bey’in komutasında Çanakkale’den hareketle Soğanlıdere mevkiinde bekledi ve 12 Mayıs’ı 13 Mayıs’a bağlayan gece karanlığında ileri harekete geçti. Karanlıkta mayına çarpma, kıyıya yakın kayalıklara çarpma ve kendi silah menziline giremeden düşman tarafından fark edilme riskleri vardı.
Muavenet baca kıvılcımları bastırılmış şekilde sessizce ilerleyerek Goliath’a yaklaştı. Zırhlı tam karşılarındaydı. Ancak kısa olan torpido atış mesafesi için daha yaklaşmaları gerekiyordu.
Bu hareket Goliath’ın ışıldaklarının tüm denizi taradığı ortamda hiç te kolay değildi. Nitekim Goliath’ın gözcüsü Muavenet’i fark etti. İngiliz gözcüsünün; kimsiniz, parola; sorusuna Muavenet büyük bir haberimiz var; diye cevap verildi. İngilizler Türklerin bu kadar cesur bir harekâta teşebbüs edebileceklerine ihtimal vermemiş olmalı ki; gözcü ne nöbetçi subayını haberdar etti ne de alarm çalmaya kalkıştı.

Muavenet dönüş manevrasıyla torpidoları hedefe kilitledi ve iki torpido peş peşe denize bırakıldı.Bir süre sonra Goliath’ın baş tarafında büyük bir patlama meydana geldi.
Dev gemi 500 kadar personeli ile birlikte birkaç dakika içerisinde Çanakkale Boğazı’nın serin sularında kayboldu.
Görevini başarı ile tamamlayan Muavenet-i Milliye geldiği sessizlikte bir hayalet gibi üssüne geri döndü.
Haber Büyük Britanya’ya ulaştığında toplantı halinde olan hükümet üyelerinde bir deprem etkisi yarattı. Toplantı yarım kesildi. Derhal ayrıntılı bilgi talep edildi. Nasıl olur da Türkler bir deniz harekatıyla İngiliz zırhlısını batırabilirdi. İngiliz Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Fisher 15 Mayıs’ta istifa etti. Bu istifayı iki gün sonra Bahriye Nazırı Winston Churchill’in istifası izledi. İngilizlerin Çanakkale Cephesindeki Komutanı Amiral Ian Hamilton’un günlüğüne; “Düşman madalyayı hak etti, kahrolsunlar” yazmak zorunda kaldı. Britanya, en yeni gemisi HMS Queen Elizabeth dahil diğer savaş gemilerini Limni Adasına çekmek zorunda kaldı. Cephedeki Müttefik deniz gücü iyice zayıfladı. Gelibolu’daki Türk kara cepheleri derin bir nefes almıştı. İngiliz gazeteleri zırhlının batışını ve 500 denizcinin kaybolduğunu manşetlere taşıdı.
O günden sonra Fransızlar bu koya, ‘ölüm; anlamına gelen ‘Morto’; ismini vermişlerdir. Halen bu isimle anılmaktadır.