Dilovası'nda faaliyet gösteren kozmetik fabrikasında meydana gelen ve 7 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan yangına ilişkin davanın 4. celsesi Kandıra Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki duruşma salonunda görülüyor. Aralarında şirket yöneticilerinin de bulunduğu 5'i tutuklu, 1'i firari 16 sanığın yargılandığı ana davaya, denetim görevini yerine getirmediği gerekçesiyle haklarında işlem yapılan 7 kamu görevlisinin dosyası da eklenmişti.
Duruşma öncesinde adliye önünde bir araya gelen kurbanların aileleri, müşteki avukatları ve sendika temsilcileri basın açıklaması düzenledi.
"Sorumlu olan herkes en üst düzeyden en alt düzeye hesap vermeli"
Duruşma öncesi söz alan avukat Mürsel Ünder, dosyada kamu denetimini yürütmeyen kurumların da yer aldığına işaret etti. Davada yapı kontrol müdürlüğü, zabıta ve belediye yönetiminden sanıkların bulunduğunu hatırlatan Ünder, yaşanan olayı bir "katliam" olarak nitelendirerek facianın arkasındaki her kademenin yargı önünde hesap vermesi için hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini kaydetti.
Avukat Saruhan Efe Kadayıfçı ise kamu görevlilerinin dosyaya dahil edilmesiyle davanın seyrinin kritik bir aşamaya geldiğini belirtti. Kadayıfçı, avukatlar, emek örgütleri, sendikalar ve aileler olarak hem yaşamını yitiren canların hakkını aramak hem de Türkiye'de iş cinayetlerinin ve benzer faciaların bir daha yaşanmasının önüne geçmek adına davayı sonuna kadar takip edeceklerini bildirdi.
Ailelerden ihmal tepkisi: "Çocuklarımız ölümü hak etmedi"
Yangında hayatını kaybeden Nisa Taşdemir'in annesi Hatun Taşdemir, fabrikada gerekli güvenlik tedbirlerinin alınmadığını vurgulayarak tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
"Çocuklarımız gerekli güvenlik önlemleri alınmadığı için göz göre göre can verdi. Çocuklarımız ölümü hak etmediler. Niye öldü çocuklarımız? Bizim ana şefkatimizi, hayatımızı elimizden aldılar."
Yangında yaşamını yitiren bir diğer çalışan Cansu Esatoğlu'nun babası İbrahim Esatoğlu da adalet çağrısında bulundu. Fabrikada evlatlarının can güvenliğinin hiçe sayıldığını belirten baba Esatoğlu, "Bizim çocuklarımızın can güvenliği sağlanamadı ama sanıklar can güvenlikleri gerekçe gösterilerek Kandıra Cezaevi yerleşkesinde yargılanıyor" diyerek davanın cezaevi salonunda görülmesine sitem etti.
Duruşmada tutuklu sanıkların dinlenmesi ve birleştirilen dosya kapsamındaki kamu görevlilerine ilişkin beyanların alınmasıyla yargılama sürüyor.





