Orhan GÜRDİL
29 Ekim 2021 tarihinde düzenlenen muhteşem törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve güzide bir konuk topluluğunun katılımı ile açılışı yapılan İstanbul...
Orhan GÜRDİL
29 Ekim 2021 tarihinde düzenlenen muhteşem törenle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve güzide bir konuk topluluğunun katılımı ile açılışı yapılan İstanbul Atatürk Kültür Merkezinin oldukça ilginç bir kuruluş hikayesi vardır.
1939 yılında bir fikirle başlayıp bürokratik engellemeler, yangınlar ve renkli hatıralarla dolu bu muhteşem yapının doğuş hikayesi de oldukça ilginçtir.
Zamanın İstanbul Belediye başkanı olarak yedi tepeli bu kentin güzelleşmesi, modern çağdaş bir yaşama kavuşması için yaptığı çalışmaların yanı sıra İstanbul’un bir kültür ve sanat merkezi olması için de var gücüyle çalışan Dr. Lütfü Kırdar o günlerde Muhsin Ertuğrul’un kapalı gişe oynanan “Yanlışlıklar komedisi” adlı oyunu izlemiş oyunun bitiminden sonra kulise gidip oyuncuları ayrı ayrı tebrik eden Başkan, tiyatronun kulisin kulise ulaşmak için kullanılan alanların iptidai olduğunu söyleyen Muhsin Ertuğrul’u haklı bulmuş kendisi de tiyatro binasının “Köstebek yuvası” gibi diyerek üzüntüsünü belirtmiştir.
Dr. Lütfü Kırdar o günden sonra İstanbulluların yaz kış rahatlıkla gidip kültürel sanatsal etkinlikleri izleyebilecekleri bir salona ihtiyacı olduğunu kafasına koymuştur.
Cumhuriyetin toplu kalkınma hamlesi yapıldığı 1939’larda Dr. Lütfü Kırdar’ın İstanbul’u bir kültür sarayı ile ödüllendirmek istemesi üzerine İstanbul’un Fatih Sultan Mehmet tarafından fethinin 493’üncü yılında Lütfü Kırdar’ın hayalini kurduğu kültür merkezi tiyatro opera salonunun temeli 1946 yılında atılmıştır. Taksim meydanına bakan en geniş cepheli bina dünyanın pek çok ülkesindeki hatta Londra ve Moskova’daki benzerlerinden farklı olacak inşa edilecekti. İstanbul’un son 500 yılına denk gelen 29 Mayıs 1953’te binanın açılışının yapılması düşünülmüştü.
Başarılı belediye başkanı sık sık inşaata gelip çalışmaları yakından izliyordu. Her çalışanın çok düşmanı olur uygulaması Dr. Lütfü Kırdar’ın da ayağının kaydırılması ile neticelenmiştir. Başkan partisi ile anlaşmazlığa düşerek görevinden ayrılmıştır.
1949’da istifa eden Dr. Lütfü Kırdar’dan sonra Taksim’de yapımı süren opera binasında da çalışmakta ara verilmiştir.
Yeni belediye başkanı Fahrettin Kerim Gökay, “İstanbul’un acil yapılması gereken altyapı çalışmaları varken ben bu tesise para ayıramam” diyerek binanın yapımını bayındırlık bakanlığına devretmiştir.
Bina yapımı artık bürokratların keyfine kalmıştır. 12 Nisan 1969 açılış tarihine kadar 8 Başkan, 19 bakanın görev yaptığı bu zaman diliminde tam 23 yıl sürmüştür.
Binanın temelinin ilk atıldığı tarihe göre opera tiyatro sarayı 55 milyona mal olacaktı. Oysa bina 75 milyon lira gibi o yıllara göre hayli yüksek bir meblağa mal olmuştur. Adı İstanbul kültür sarayı olarak belirlenmiştir.
27 Kasım 1970’te çıkan bir yangın sonunda kullanılamaz hale gelen bina 6 Ekim 1978 yılına kadar kaderine terk edilmiş bir halde bırakıldı. Binanın yandığı günlerde 4. Murat’ı (1840-1904 saltanatı 1876) anlatan bir oyun sahneleniyordu. Yangının bir örgüt tarafından ateşe verildiği ileri sürülmüştü. Yangın sırasında Topkapı Sarayı’ndan getirilen sultanın kaftanı, zırhlı ve bazı kıymetli eserler de yanıp kül olmuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatlarıyla uzun yıllar kaderine terk edilmiş olan bina 10 Şubat 2019’dan itibaren tekrar işlev yapacak hale getirilip cumhuriyetin 98’inci yıl dönümünde yine ihtişamlı bir törenle açılışı yapılmıştır. Atatürk Kültür Merkezi adıyla kapılarını Türk ve dünya sanatseverlerin hizmetine açılan binanın ilk mimarı olan Hayati Tabanlıoğlu’nun oğlu olan Murat Tabanoğlu babasının eserini daha değişik düzenleme ile hazırlayıp açılmasının gururunu yaşamıştır. Dr. Lütfü Kırdar’ın yıllar önce düşündüğü yapımı için tüm imkanlarını seferber ettiği bina yıllar sonra yine İstanbul’da Taksim’de muhteşem görüntüsü ile yer almaktadır.