Güray SOYSAL 6 BİN TARAFTAR CEZALIYDI Ankara’da dün oynanan Ankaragücü-Gazişehir maçında Başkent takımının taraftarlarının bir kısmı yine cezalıydı. Zirve mücadelesi veren Ankaragücü’nün tribünde taraftarının olmaması, kanatları kırık bir kuş gibiydi adeta. 19 Mayıs Stadı dün tıklım tıklım doluydu. Ancak tribünlerin bir bölümüne yasak gelmişti. Biliyorum Ankaragücü taraftarı yerinde durmaz, haksızlıklara karşı boynunu eğmezdi. Ama… Ortaya çıkan bu çılgınlık, tribün desteğini ortadan kaldırıyordu. Oysa.. Ankaragücü bu cezaları almamış ve 19 Mayıs dopdolu olsaydı, güzellikler daha başka bir şekilde ortaya çıkmaz mıydı? Onun için, aman taraftarlar dikkat diyorum. AYIP EDİLİYOR Gençlerbirliği Teknik Direktörü Ümit Özat’ı sevip veya sevmemeniz kimseyi alakadar etmez. O iş sizin bileceğiniz iştir. Sevmezseniz, sebebini de izah etmek zorundasınız. Elbette Ümit Özat’ın hataları olacaktı. O hatalara bakıp, bu teknik adamı yerden yere vurmak kimsenin haddi değil. Hele hele mesajlardaki ahlaksızca davranışlarını sergileyenler, ne Gençlerbirliği, ne de Türk futboluna bir fayda sağlamadığını apaçık ortada. Ahlaksız sözleri bir kenara bırakıp, gönderilen mesajlarda “Gençlerbirliği inşallah şampiyon olamaz” diye mesaj atanlar ise çukurlarda gezindiklerini ortaya koyuyor. Böylesine rezil mesajları göndermek, “Ben insanım” diyenlere hiç yakışmıyor. DOSTLARIMIN KİTAPLARI Meslektaşlarım son günlerde bir kitap yazma merakına sarıldıklarını görüyorum. Doğrusu onlara her zaman “Gıpta” içinde baktım. Milliyet’in Spor Müdürü ve Ankaralı meslektaşımız Tayfun Bayındır, 14 yıllık çabası sonunda bizlere hep başarıları getiren merhum Naim Süleymanoğlu için bir kitap yazdı. Adı “Cep Herkülü” olarak kitapçılarda bulunuyor. Sadece Tayfun Bayındır bu tip girişimde bulunmadı. Meslektaşım olmaktan gurur duyduğum ve zaman zaman kavga etmemize karşılık, dostluğumuzu bir kenara bırakmadığımız Faik Gürses ile Gürel Yurttaş “Süleyman Seba” adına bir kitap yayınladı. Daha bitmedi… Altın Tanrıkulu “Fenerbahçe tarihini”, yılların voleybol yazarı kardeşim Cengiz Tokgöz ise “Voleybol” adlı birer kitap yayınladı. Bizlere yol gösterecek olan bu kitapların hepsini, en kısa zamanda alıp, okuyacağım. Okudukça da, bu meslektaşlarımla bir kez daha gurur duyacağım. CEBECİ STADI'NIN SON HALİ Sahipsiz” ve “Garip” Ankara’nın bir Stadı var. Adı, Cebeci İnönü Stadı diye geçiyor. Şehrin göbeğinde kalan bu stadın yıkılmasına karar verildi. Yerine yurt yapılacağı söyleniyordu. Ama… Cebeci Stadında şimdilerde Amatör küme maçları oynanıyor. Zemin, birçok stadı imrendirecek cinsten, pırıl pırıl duruyor. Profesyonel takımlara bu stadın verilmeyişindeki gerekçe “Tribünlerin çökme” ihtimalinin bulunmasından kaynaklanıyormuş. Ancak, profesyonellere gelen yasak, amatörlerin burada oynaması için geçerli değil. Bu işten, en çok sevinenler ise amatör takımlar olmuş. Amatör futbol takımları bu stat da oynamak için kimleri araya sokuyorlar, bir bilseniz. Amatörler adına sevindirici bu durumu bir kenara bırakıp, Cebeci İnönü Stadının geleceği konusunda bir Allah’ın kulu çıkıp da bilgi vermiyor. Stat ne zaman yıkılıp, yerine ne olacağını bilen varsa, bana. birkaç kelimelik görüş bildirsin. Yoksa bu hayalet stat da ortaya çıkacak üzücü durum, herkesin başına bela olacak. Benden hatırlatması Şimdi ne yapıyor? OKTAY ORKUNOĞLU 1950 yılında Kars’ta dünyaya gelen Oktay Orkunoğlu, girdiği Jandarma Okullarında uzun yıllar görev yaptı. Bu süre içinde voleybola olan aşkı nedeniyle, Jandarmagücü takımını çalıştırdı. Teknik adamlığı konusunu gündeme getirirken, piyasaya çıkarttığı 15 kitabını sevenlerine ulaştırdı. Zaman zaman, şimdilerde kapatılan ODTÜ’de Beden Eğitim Üniversitesinde spor dersleri verdi. 27 yıl süre ile Voleybol Milli Takımlarından görev yapan Orkunoğlu, şimdilerde yine spor ve voleybolla uğraşısını, kenara çekildiği şu günlerde yapmaya çalışıyor. OLMUYOR…OLMUYOR…OLMUYOR… [caption id="attachment_118825" align="alignright" width="355"] Alper Uludağ gözyaşlarını tutamadı[/caption] Yılların takımı Gençlerbirliği yıldırım hızıyla 1 nci lige doğru gidiyor. Sezon başında yapılan yanlış transferler, ne yaptığını bilmeyen yönetim, tribündeki taraftar sayısının artmaması, Gençlerbirliği’nin sahipsizliğini bir kez daha ortaya koydu. Son Osmanlıspo’un 3-0’lık galibiyeti ile bu klasik durum yine ortaya çıktı. 3-0’lık Osmanlıspor galibiyetine kimse bir şey söyleyemez. Sarı-Morlular bileklerinin hakkı ile 3 puanı hak ettiler. Gençlerbirliği ise, bu yenilgiyi ortaya çıkarmak için abuk-subuk işlerle, ligin tabanına demir attı. Sonuçta… 90 dakika bittiğinde göz yaşını döken bazı futbolcular ve Gençlerbirliği 1 nci Lige gitme konusunda bohçasını toplamakla meşgul. Ne diyelim. Böyle başa, böyle tıraş çok bile geliyor.