Sansürler, basın kuruluşlarına kesilen cezalar, gözaltılar, tutuklamalar gazetecileri isyan ettirdi. ARTIK YETER! NEFES ALAMIYORUZ!!!

Baskılar giderek artarken son haftalarda önce Türkiye’nin en çok okunan haber portalı T24’e erişim engeli getirilmesi, ardından Halk TV’ye kayyım atanması, bize gazetecilik yaptırmamak için her yola başvurulacağının göstergesi oldu.

Gazeteciler olarak “SANSÜRE HAYIR! HABERE ÖZGÜRLÜK” diyerek sesimizi yükseltiyoruz.

24 Ekim 2026 Cumartesi günü eş zamanlı olarak Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Van’da sokağa çıkıyoruz. Gazeteciler Cemiyeti (GC) olarak bu haklı tepkiyi örgütleyen basın meslek kuruluşları arasında yer almaktan gururluyuz.

Bugüne kadar sesini duyurduğumuz tüm kesimlerin, siyasi partilerin, sendikaların, sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve tabii ki haber alma hakkına sahip çıkan tüm yurttaşların bizimle dayanışmak üzere yanımızda olacağına inanıyoruz.

Haber ajansı Anka’nın haberinden öğrendik ki, Türkiye’nin yakın tarihinde meydana gelen katliamlar, facialar ve iş cinayetlerinde yakınlarını kaybeden ve adalet mücadelesi veren aileler de bizimle dayanışma içinde olduklarını açıklamışlar. Biz gazeteciler için bundan daha büyük bir mutluluk olamaz!

10 Ekim Ankara Gar Katliamı, Çorlu tren faciası, Hendek Havai Fişek Fabrikası patlaması, 6 Şubat depremleri, İliç maden faciası, Gayrettepe gece kulübü yangını, Kartalkaya otel yangını ve Dilovası parfüm fabrikası yangınında yakınlarını kaybeden aileler, gazetecilere yönelik baskılara karşı dayanışma çağrısı yaptı. Kendilerine minnettarız. Adalet arayışlarında onların sesini duyurmaya devam etmek için sokaklara çıkıyoruz.

Peki bu noktaya nasıl geldik?

Son iki yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyım atandı. Türkiye’nin en çok okunan haber sitesi T24’e mahkeme kararıyla erişim engeli getirildi. Baskılar bununla da sınırlı kalmadı. Çok sayıda haber sitesinin, gazetenin ve gazetecinin sosyal medya hesapları kapatıldı. Son olarak milyonları ilgilendiren ve henüz olayın siyasi sorumlularının hesap vermediği büyük fon vurgununu yazan gazeteciler hedef alındı. Hepimiz biliyoruz ki, fon meselesine dokunan yanıyor!

Son üç ayda tutuklanan gazeteciler: Selahattin Günday, Tuğba Tekerek, Derya Okatan, Şaban Sevinç, Mustafa Balcı, Murat Ağırel, İsmail Arı… Fatih Ergin 25 gün, Lale Özan Arslan ise 40 günlük tutukluluğun ardından serbest kaldı. İsmail Saymaz ise elektronik kelepçe ile ev hapsinde ama yazmaya devam ediyor.

Yaşadığımız zulüm saymakla bitmiyor!

Kapatma kararları, kayyımlar ve tutuklamalara “ARTIK YETER!” diyen basın meslek örgütleri ile birlikte, TELE 1’e kayyım atanmasının yıl dönümünde sokağa çıkma kararı aldık. TELE 1’in kurucusu gazeteci Merdan Yanardağ “casusluk” suçlaması ile bir yıldır cezaevinde.

Gazeteciler Cemiyeti (GC), ilk andan itibaren TELE 1 çalışanları ile dayanışma içinde oldu. Cemiyetimiz, Ankara bürodaki gazetecilere ve basın emekçilerine dava süreçlerinde her türlü desteği verdi. İstinafta kazanılan işe iade davalarının sonucunda arkadaşlarımız hakları olan tazminatları almak için bekliyor. Ankara büro çalışanlarının davalarının kazanılmasında Gazeteciler Cemiyeti’nin avukatları Özlem Günel Tekşen ile Gökhan Tekşen’in emeği büyük.

TELE 1 ekibinin habercilikte ısrarına da herkesin şapka çıkarması gerekiyor. Meslektaşlarımız özverili biçimde yola TELE 2 ile yola devam ettiler. RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu)’ün YouTube yayınlarına devam edebilmeleri için talep ettiği 2 milyon liralık lisans ücretini karşılayamadıkları için bir yılın sonunda yayınlarını sonlandırmak zorunda kaldılar. Yine de pes etmediler ve şimdi kamu yararına gazetecilik çizgilerini TELE 3 yayınları ile sürdürüyorlar.

Hapishaneler ikinci evimiz, avukatlar hakiki yol arkadaşımız oldu!

Şimdi kayyım yönetimindeki Halk TV çalışanları belirsiz bir bekleyiş içinde. Özgür haberciliğin yapılabildiği kurumlar, iki elin parmakları kadar.

Erişim engeli kararının hemen ardından T24’ün Basın İlan Kurumu ilanları kesildi. T24’ün avukatlığını da yapan avukat dostlarımız Özlem Günel Tekşen ile Gökhan Tekşen, Sulh Ceza’ya gerekli itirazları yaptıktan sonra Anayasa Mahkemesine (AYM) başvurdu.

AYM 5 Ağustos 2025’te yapmış olduğu içtüzük değişikliği ile yalnızca yaşam hakkına ilişkin konularda verilebilen tedbire, tüm temel hakları eklemişti. Yani T24’ün, ifade ve basın özgürlüğü, çalışma özgürlüğü ve mülkiyet hakkı yönünden yaptığı tedbirli başvuruyu derhal karara bağlaması gerekiyor. Ancak AYM, kendi içtüzüğüne rağmen 13 Ekim 2026’da yapılan başvuruyu bekletiyor.

Bu baskı sürecinde en büyük destekçimiz olan avukatlar uzunca bir süredir bizim en güvendiğimiz yol arkadaşlarımız. Bu nedenle yeni görevinden dolayı tebrik için Gazeteciler Cemiyeti Başkanvekili Ayhan Aydemir, Denetim Kurulu Üyesi Serkan Güler ve avukatlarımız Tekşenler ile ziyaret ettiğimiz Ankara Barosu Başkanı Elçin Özge Şimşek Çağlayan’a bugüne kadar gazetecilerle dayanışmasından dolayı teşekkür ettik ve “SANSÜRE HAYIR! HABERE ÖZGÜRLÜK!” eylemimize destek istedik. Biz sohbet ederken Ankara Barosu, eylemde tüm yetkili organları ile gazetecilerin yanında olacağını duyurmuştu bile. Tekşenler Ankara Adliyesindeki bu ziyaretten çıkıp her gün bir başka dosyadan yargılanan tecrübeli gazeteci Tolga Şardan’ın duruşmasına girdiler.

Biz ne yaşıyoruz?

Gazetecilik bugün Türkiye’nin en düşük gelir grubuna sahip mesleklerinden biri maalesef. Gazetecilerin büyük bölümü asgari ücrete çalışıyor. Kamu kaynaklarından sınırsızca yararlanan iktidarın kontrolündeki basın yayın kuruluşlarındaki ücretleri meslektaşlarımızın hayal etmesi dahi mümkün değil.

İş güvencesinden yoksun gazeteciler güvenlikten yoksun çalışma koşullarında baskılara, sansüre ve mesleğin olağanüstü stresine daha ne kadar direnecek bilmiyoruz. Bir dönem program yaptığım bir haber kanalında ekonomi müdürü olarak görev yapan değerli bir meslektaşımın YouTube kanalını tebrik için aradığımda aldığım cevap karşısında yıkılmıştım. “Özlem, bu işten para kazanamıyorum ama gazetecilikte direniyorum. Bir arkadaşımın kafesinde garsonluk yapıyorum. Haftanın belli günlerinde de motokurye olarak çalışıyorum” diyen gazeteci arkadaşımı buradan saygıyla selamlıyorum.

Gazetecilikte direnenler olarak, 24 Ekim Cumartesi günü yapacağımız “SANSÜRE HAYIR! HABERE ÖZGÜRLÜK” eylemine desteğe çağırıyoruz.