Sporda sorunları çözmek, kriz yönetiminde başarılı olmak demektir.
Atletizmin ve Olimpik sporun kriz yönetiminde başarılı olmaları için duyarlılıkla ilerlemeleri şart.
İhtiyaç ve taleplerin ele alınması buna bağlı. Kimse ağlamayan çocuğa meme vermiyor. Öyle boş boş, hiçbirşey olmamış gibi, kaderine küsüp oturmakla, ne talepler ele alınıyor, ne de sorunlar çözülüyor.
Sporda bir taraf “kirli”, bir taraf “temiz” demekle sorunlar çözülmüyor. Talepler ele alınmıyor.
Pofesyonel spor bunca borca rağmen, kuyruğu dik tutuyor. Çünkü akıl verenlere kulak veriliyor. Yani yaşlıların deneyimlerinden yararlanıyorlar.
Atletizm ve Olimpik sporun en büyük eksikliği burada. Akıl verecek yaşlılara kulak verilmiyor. Eğer kulak verselerdi geçmiş ve gelecek arasında “köprü” kurulur, talepler sağlanır ve çözüm bulunurdu.
Akil adamlara Atletizm ve Olimpik dallar şunu söyleyebilrdi: “Dünyada şöyle şöyle gelişmeler var, ama sizin tecrübeleriniz önümüzü açacaktır” diyemiyor.
Atletizm ve Olimpik dallarbodoslama sorunların içine daınca, bataklığa saplanıyorlar.
Heykellerin gözünde neden canlı bakış yok?
Atletizm ve Olimpik aile bunu düşünmeli.
Çinkü onların gözlerinde heykellerinkine benziyor...