Sezon başındaydı..
Başkent Ankara’da futboldan anlayan kim karşıma çıktıysa “1’nci Ligde Ankaragücü Şampiyon olur. Çünkü kadrosu çok iyi” lafları ile karşılaşmıştı.
Futboldan anladığımı zannederek, bende bu sözlerin arkasındaydım.
Sonra...
Evdeki hesap, çarşıya çıkıldığından tutmamıştı.
Zirve ve play-off mücadelesi çok uzaklarda kalmaya başlanırken, ligin 32’nci haftasına gelince “Beyler bu takım küme düşecek takımların arasında yer salmaya başladı” lafları gündemimize bir gerfçek olarak oturdu.
Şimdilerde..
Ankaragücü yönetiminin iş bilmez yönetimi sonunda koskoca Ankaragücü, düşmne hattının hemen üzerinde yer alıyor.
Dediğim gibi, balık baştan koktuğundan birinci sıraya yönetimi koyarım.
İkinci sırada ise...
Sadece 1’nci ligde kendilerine kulüp aramakla isim yapanların teknik adamların 115 yıllık Ankaragücü’nde bu göreve gelmesi bulunuyor.
Baksanıza sezon başından bu yana Ankaragücü’nün derdine derman olacak 5 adam gelmiş, hepsi tabana kuvvet görevden uzaklaşmış.
Fuıtbolcuları ise, kötü gidişte üçüncü sıraya koydum.
Onlarda ne ruh, ne de Ankaragücü sevgisi bile kalmamıştı.
Bu durumdaki Ankaragücü, Pazar günü Eryaman’da ilk 2’nin peşinde olan Gençlerbirliği ile oynayacak.
Bu maçta favorim, akıllı yönetim, çalışkan teknik adam ve ne yapabileceklerini bilen futbolculara sahip olan Gençlerbirliği bulunuyor.
Ancak..
İşportaya kadar düşen Ankaragücü yönetimi yaptığı son akıllı işle teknik patronluğa Mesut Bakkal’ı getirdi.
Anlaşılan...
İşportaya düşen mallar, şimdilikte olsa, Bakkal’da görücüye çıkacak.
Yalnız kardeşim Bakkal veresiye alışveriş yapmamak kaydıyla peşin çalışma şartıyla görev başında
Bir de bunu deneyelim...