TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 7’nci toplantısını tamamladı. Son toplantıda önceki dönem Meclis Başkanları dinlendi, görüş ve önerileri alındı. Hikmet Çetin ve Ömer İzgi dışındaki 8 Meclis Başkanı AK Parti iktidarının Meclis Başkanlarıydı.

Konuşmalarda PKK’nın silah bırakma fesih kararının ardından Meclis’in üstlendiği rolün önemine dikkat çekildi, “Bu fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz” yorumları yapıldı. Sürecin partiler üstü görülmesi gerektiği ifade edildi.

Önceki dönem Meclis Başkanlarının ortak uyarısı “hız”ın önemine dairdi. Eski Meclis Başkanlarından Mehmet Ali Şahin, “Hayırlı işlerde acele etmek lazım. Bu dinleme faslı bir an önce bitmeli, bir an önce işin özüne girmelisiniz”, İsmet Yılmaz “Bizim kültürümüzde hayır işinin geciktirilmemesi esastır” dedi. Cemil Çiçek ise “Hayır iş uzayınca şerre dönüşür, olduğundan çok daha fazla uzatmamak lazım çünkü araya başkaları girer” diye uyardı.

Bazı Meclis Başkanları uzun uzun üyesi oldukları AK Parti’nin sorunun çözümü için bugüne kadar atılan adımları anlattı, komisyonun başarıya ulaşması için çeşitli tavsiyelerde bulundu. Başkanların arasında komisyona doğrudan öneri yapanlar da oldu.

“Yeni vatandaşlık tanımı" için iki öneri

DSP-MHP-ANAP koalisyonu döneminde Meclis Başkanlığı yapan MHP’li Ömer İzgi, komisyonun odak noktasının fesih ve buna bağlı yapılacak düzenlemeler olması gerektiğini söylerken, eğer Anayasa değişikliği çalışmasına girilirse vatandaşlık tanımının yapıldığı 66'ncı maddenin değiştirilmesi gerektiğini söyledi. İzgi maddenin 1924 Anayasası'nın 88'inci maddesinde olduğu gibi “Türkiye ahalisine din ve ırk ayırımı olmaksızın vatandaşlık itibariyle 'Türk' denir" ifadesi konulabileceğini söyledi. Mevcut Anayasada ise “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” deniliyor.

Vatandaşlık tanımı ile ilgili bir öneri de uzun yıllar bakanlık yapan, eski başbakan ve Meclis Başkanı Binali Yıldırım’dan geldi. Anayasanın ilk dört maddesinin kırmızı çizgi olduğunu söyleyen Yıldırım’a göre, “milletin kardeşliğini büyütecek bir adım” olarak vatandaşlık tanımı kapsayıcı bir şekilde gözden geçirilip güncellenebilir. Yıldırım, “Hepimiz aynı vatandaşlık bağıyla eşit haklara sahibiz, bu nedenle vatandaşlık tanımının kapsayıcı bir şekilde gözden geçirilmesi, güncellenmesi, bütün unsurları kucaklaması önemli bir adım olacaktır” dedi.

Meclis Başkanlarının önerileri arasında Anayasaya uyum, AİHM, AYM kararlarının uygulanması, ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi, eşitlikçi, adil infaz kanunu, kayyım uygulaması gibi genel demokrasi, adalet sorunları içinde dile getirilen konular da yer aldı. Genel af isteyen de olası yasal düzenlemelerin yeni tartışmalara yol açmaması gerektiği uyarısında bulunanlar da oldu.

Binali Yıldırım’ın, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi teklifi de dikkat çeken başlıklar arasındaydı. Yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin “üniter devlete tehdit değil, hizmetlerin daha etkin yürütülmesi için bir fırsat” olduğunu anlatan Yıldırım, "Ademimerkeziyet olarak da tanımlanan bu yapı sadece idari bir yapılanmadır, siyasi ve federal düşüncelere tamamen kapalıdır. Kaynakları ve yetkileri artırılmış belediyeler milletin ihtiyaçlarını daha hızlı ve kolay bir şekilde karşılar, ayrışmayı değil, bütünleşmeyi daha da artırır” dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dile getirdiği, İmralı’da hükümlü bulunan Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasına yol açabilecek Umut Hakkı da komisyonda gündem oldu. Bülent Arınç, “Bahçeli'nin konuşmasıyla gündeme gelen Umut hakkı mutlaka uygulanmalı, yerine gelmeli” dedi.

Dağdan inecekler için somut öneriler

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun ana gündemi olan PKK’nın feshinden sonra örgüt üyelerinin durumuna dair nasıl yasal adımlar atılabileceğine dair somut önerilerde bulunan Meclis Başkanları oldu.

Geçmişte CHP Genel Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı gibi önemli görevler de üstlenmiş olan eski Meclis Başkanı Hikmet Çetin, “Dağdan gelecek olanların bir eylemi olmamışsa bunları hemen affetmek lazım. Silah kullanmış, olaylara karışmış olanları bu aşamada affetmek çok zor. Yargılanmalılar ama, onlara da "Zaman içinde eğer her şey normale dönerse sizi de affedeceğiz" sözü verilmeli. 15-20 kişi (yönetici) şu aşamada İsveç, Norveç, Danimarka, Güney Afrika gibi ülkelere gönderilebilir. Ama zaman içinde eğer toplum normal düzeye gelirse onların da affedileceğini bilmesi lazım” dedi.

Kurtulmuş’tan önce Meclis Başkanlığı yapan Mustafa Şentop da silah bırakan örgüt mensuplarının geri dönüşü ve topluma kazandırılması ile ilgili Cumhuriyet tarihinden bir örnek verdi. Şeyh Sait İsyanı sonrası 9 Mayıs 1928 tarihinde çıkarılan 1239 sayılı kanuna atıf yapan Şentop, bu kanunun süreçte beklenen güven verici adımlardan sonra hukuken neler yapılabileceğine dair ipucu olabileceğini söyledi.

Kamu Hukuku profesörü olan Şentop’un aktarımına göre PKK’ya yönelik müstakil bir düzenleme yapılmak istenirse ele alınabilecek bu kanun “kesin ve geri dönüşsüz bir af yerine belli bir süreye bağlı affı” içeriyor. İnfaz, soruşturma ya da kovuşturma tecil edilirken kanundan faydalananların davranışı sonrasında da takip ediliyor.

Tam adı “Şark Mıntıkasında Muayyen Vilayet ve Kazalarda Creaim Takibatı ile Cezalarının Tecili Hakkında Kanun” ile o dönem Irak, Suriye ve İran’a sığınan bazı kişilerin teslim olduğu, işlemlerin ardından normal hayata katıldığı, cezaevlerinde bulunanların tahliye edildiği biliniyor.

Yapılan akademik çalışmalarda dönemin hükümetinin “eski defterleri kapatmak”, “yeni bir sayfa açmak” için çıkardığı bu düzenleme ile daha sonra ortaya çıkabilecek hareketliliklere karşı da önlem alarak kendini koruduğu ifade ediliyor.

Komisyon üyeleri henüz yapılacak yasal düzenlemelere dair bir görüşme yapmadı. Bu görüşmelerin dinlemeler bittikten sonra, eylül ayının sonunda başlayabileceği ifade ediliyor. MİT Başkanlığı ve Adalet Bakanlığınca kimi hazırlıklar yapıldığı kaydedilse de komisyona katılan tüm partilerin çeşitli öneriler geliştirdiği biliniyor.

Gelecek hafta toplanması beklenmeyen komisyon eylül ayının ikinci haftasında iş ve emek dünyasının temsilcileri ile çatışma çözümü alanında, dünya örnekleri üzerine çalışmalar yapan akademisyen ve uzmanları dinleyecek.