Orhan GÜRDİL
İki aydan bu yana kanlı bir şekilde süren Rusya-Ukrayna savaşı binlerce insanın canına mal olurken bundan 67 yıl önce Amerika’nın arka bahçesi olarak isimlend...
Orhan GÜRDİL
İki aydan bu yana kanlı bir şekilde süren Rusya-Ukrayna savaşı binlerce insanın canına mal olurken bundan 67 yıl önce Amerika’nın arka bahçesi olarak isimlendirilen Küba ile Amerika’da kanlı bir savaşa tutuşmuşlardı.
Bugün dünya nasıl Rusya Ukrayna savaşı ile ilgilenirken 1959’da da dünya Amerika Küba savaşı ile yakından ilgileniyordu. Ne oldu da Amerika arka bahçem dediği Küba’yı elinden kaçırmıştır?
O yıllarda Küba’yı Batista adlı Amerikan yanlısı bir lider yönetmekte idi. Fidel Castro yanlısı devrimciler tarafından iktidardan düşürülen Batista’nın yönettiği Küba’yı arka bahçesi olarak gören Amerikan yönetimi bu davranışı pek de hoş karşılamadı. İki yıl süren bir savaş hazırlığına girmişti. Batista Fidel’in devrimcileri ile baş edememiş 1 Ocak 1959’da uçakla Dominik Cumhuriyeti’ne kaçmak zorunda kalmıştı.
Fidel Castro 6 Ocak’ta Havana’ya gelerek başkanlığını ilan etmesiyle ABD burnunun ucundaki bu komünist rejime karşı ekonomik ambargo uygulamaya başladı. Küba yönetimi bu sefer de SSCB ile ilişki kurmak zorunda kalmıştı. Bu ilişkiler de ABD’yi rahatsız etmekte idi.
Küba Devrimi’nden iki yıl sonra ABD sürgündeki Kübalılarla bir işgal hareketi başlattı. Görünürde ABD içte yoktu ama silah ve teçhizat veriyordu ve de komutayı CIA idare ediyordu.
Ticari yük gemilerine gizlenen askerler Domuz Körfezi’ne girmeyi başarmıştı. Gemilerde 1300 asker bulunmakta idi. Ayrıca ABD nakliye uçaklarından da paraşüt birliklerini adaya girdirmişti. Evdeki hesap çarşıya uymamıştı. Devrimci Kübalılar ABD’nin yaptığı bütün savaş girişlerini mağlup etmeyi başarmıştı. Bini aşkın esir düşen askerini almak için gelen ABD gemilerini bile geri gönderen Fidel Castro ve Che Guevara Amerikan tehditlerini ciddiye almamış. Hatta Che Guevara Bakan Kennedy’i alan bir mesaj da yollamıştı.
Kanlı bir şekilde sonuçlanan ABD- Küba savaşı böylelikle devrimcilerin zaferi ile sonuçlanmışsa da yönetimi ele geçiren Fidel Castro ve Arjantinli Dr. Che Guevara ülkede ne kadar Batista yanlısı varsa hepsi tutuklanıp göstermelik yargılamalarla ölüme mahkum edilmişlerdir.
Uzun yıllar Fidel Castro’nun demir yumruğu ile inleyen Küba’yı bugün Fidel’in kardeşi oldukça ilimli bir irade şekli ile yönetilmektedir. Hatta kapılarını dış dünyaya açmış bulunmaktadır.
Rusya-Ukrayna savaşının nasıl sonuçlandığı ise halen bilinmemektedir.
GEÇMİŞLERDEKİ SAVAŞLAR
Çok değil yakın tarihimizi inceleyecek olursak pek çok ülke bugünkü gibi Rusya-Ukrayna savaşına benzer kanlı çatışmalar yaşamıştır.
1830’da Fransızların Cezayir’i işgali ile başlayan kanlı eylemler sırası ile 1904 Rus-Japon, 1916 Japonya-Kore, 1931 Japonya-Mançurya, 1934 Etiyopya-İtalya, 1939 Polonya-Almanya, 1948 Yahudi- Arap, 1950 Kuzey Kore- Güney Kore, 1964 Amerika- Vietnam, 1979 Rusya- Afganistan, 1980 İran- Irak, 1990 Irak- Kuveyt savaşlarıdır. Ayrıca yine çok yakın tarihimizde şahit olduğumuz savaşlarda hala zihinlerimizde sıcaklığını korumaktadır. Arjantin, İngiltere, Amerika, Somali, Amerika Afganistan, Libya İtalya, Uganda Belçika, Japonya Çin, Amerika Irak, Mısır İsrail, Yemen, Suudi Arabistan, Afganistan Amerika, Pakistan Keşmir, Çin Sincan ve de Balkanlar’da patlak verip milyonlarca Müslümanın katledilmesiyle sonuçlanan savaşlar bizlere tekrar Rusya Ukrayna savaşını gündeme getirmiştir.
Tabi 52 milyon insanın canına mal olan İkinci Dünya Savaşı’nı unutmamız mümkün değil.