Doğan her çocuğa spor kitaplığı hediye edilmeli. Çocuk sporu sevmeli.
Kreşler ve spor programı hazırlanmalı. Üç, altı yaş grupları için hijyenik, kaliteli spor bilim merkezleri olmalı.
Orada kendi deneyen çocuklar çabuk öğrenirler.
Çocuk ıslahevleri niye dolu?
Çünkü spor yapılmayınca olacak olan budur. Öfkenin aklı yok ettiğini
görüyoruz. Spor yapan çocuk bu gelmez, kendini kontrol etmeyi bilir.
Başkalarının akıllarından, görüşlerinden faydalanmak engelleri aşar. Öğrenilmiş çaresizliğe engel olur.
Fotoğraf geçmişe dönme ihtiyacıdır. Tasarımda bir hedefe varmak için bazı şeyleri yapabilme becerisine ulaşmaktır.
O zaman çocukları spora yönlendirmek için fotoğraf ve tasarımda olması gerekenleri doğru planlaması gerekir.
Yetenek eşit, fırsat eşit değilse bu olmaz.
Fırsat eşitliği bütün çocuklara sağlanmalı demek kolay.
Bunun için para gerek diye elimizi kolumuzu bağlı tutacak halimiz yok.
Burada devreye tasarım girmektedir. Bütün çocuklara yaparak, yaşayarak öğrenme modeli, fırsat eşitliği ile sağlanacaktır.
Bu da hem toplumsal hem de uluslararası dayanışmayla mümkündür.
Sanatı unutuyorsunuz diyenleri duyar gibi oluyorum. Sanatçı insan değil mi? Çocukluk çağında spor yapma alışkanlığı sanatçının verimliliğini de doğru etkileyecektir.
Eninde sonunda iş paraya geldiğinden her ülke vergi dilimine binde birlik spor payı ekleyebilir.
Uluslararası dayanışma 10C üzerinden sağlanabilir.
Yeter ki çocuklar sporu sevsinler.