Geçmişi Cumhurbaşkanlığı Kupası ismiyle 1966’lı yıllara dayanan ardından 1998 yılında verilen ara ile 2006’da Süper Kupa olarak tekrar start alan önemli bir organizasyon…

Belirli aralıklarla çeşitli sebeplerden dolayı oynanamayan günümüzün Süper Kupası, bugün Atatürk Olimpiyat Stadyumu’nda Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak final karşılaşması ile sahibini bulacak.
Futbolun bir oyun olmaktan çıktığı kirletilip tekrar temizlenmeye çalışıldığı bir ortamda ilk kez oynanacağı kimin aklına gelirdi… Kulüp başkanları ve yöneticilerinin de içinde olduğu en önemlisi hakemlerin bahis skandalları ile başlamış soruşturmalar sporcularla birlikte günümüze kadar taşınmışken, böylesine bir Süper Kupa finali işte…
Kimin neyi ne kadar kazandığından öte sağlıklı devam ettirilmesi düşüncesi ile günümüze kadar taşınan ortam arasında dağlar kadar fark var… Süper Kupa’nın en üst düzey bir organizasyon olabilmesi gerçeği kirlenmişlikten uzak tutulabildiği kadar değer ve anlam ifade eder…
İsmine münhasır bir organizasyonun değeri sadece adı ile değil itibarıyla önem haiz eder… Bahis ve kara para aklama soruşturmaları ile futbol oyun olmaktan hızla uzaklaştığı şu ortamda adının süper oluşu, püripak sıfatını kazandırmaz… Kişilik ve karakter kazandırıldığı Süper Kupa’nın ilk başlangıç yıllarını şu an arada bulasın…
Süper Kupa; kirlenmişlikten, uzak tutulan futbol ile bir anlam ifade eder… Şu anda bütün bu olumsuz gelişmelerin doğrultusunda süper rezaletlik ve kaotik ortam yaşanırken iyi manada “Süper Kupa” dan söz etmek zaman içinde yaşananlara haksızlık olur…
Alın teri ile kazanılmış bir mücadelenin ardından gelen başarı gerçek anlamda önem kazanır… Bu nedenle tertemiz bir futbol ve ardından en hak edenin ulaşacağı büyük başarını ancak kazanılmış kupaya verilen adıdır “Süper”…