İnsülin direnci ,pankreas tarafından üretilen insülin hormonunun, vücuttaki hücreler tarafından etkili kullanılmaması durumudur. Normalde insülin, kandaki şekerin hücre içine girmesini sağlar ancak direnç oluştuğunda hücreler insüline cevap veremez. Bu sebeple pankreas daha fazla insülin salgılar ve kan şekeri durumu bozulur çünkü insülinin görevi kandaki şekeri hücrelere taşımak, enerji kullanımını desteklemek ve kan şekerini düzenlemektir.

Normalde açlık insülin değeri kanda 2-25 mU/L dir. İnsülin direnci tanısı koymak için HOMA-IR değerine bakılır ve bu değer 2,5 un altında olmalıdır. 2,5 un üstünde HOMA değeri insülin direnci göstergesidir.
Türkiye’de bu konu ile ilgili yapılan araştırmalar yetişkin nüfus için, insülin direnci prevalansını yaklaşık %26,2 olarak saptanmıştır. Bu veri cinsiyet bazında değerlendirildiğinde ise kadınlarda görülme sıklığı %28.9 erkeklerde ise %25.1 olarak saptanmıştır. Bu verilere göre insülin direnci, Türkiye de ciddi bir halk sağlığı sorunudur.
İnsülin direncinin başlıca nedenleri genetik yatkınlık, obezite, rafine karbonhidrat ve yüksek kalorili yiyecek tüketimine dayalı beslenme modeli, hareketsiz yaşam, stres, uyku bozukluğu ve hormonal problemlerdir.
Peki insülin direnci insan sağlığını nasıl etkiler? Tip 2 diyabet riskini arttırır, kolesterol ve trigliserit yüksekliğine sebep olur, kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, karaciğer yağlanması, kadınlarda polikistik over sendromu gibi metabolik hastalıklara sebep olur. Belirtisi karın çevresinde yağlanma, halsizlik, yorgunluk, sürekli açlık hissi ve tatlı yeme isteği şeklindedir.
İnsülin direnci olanlar için beslenme önerilerinden bahsedecek olursak, öncelikle tam buğday ekmeği, kurubaklagiller ve bulgur gibi glisemik indeksi düşük yani kan şekerini hızlı yükseltmeyen karbonhidratlar tüketilmelidir. Paketli ürünler, fast food yiyecekler, beyaz ekmek, şekerli besinler ve tatlılardan uzak durulmalıdır. Yumurta, tavuk, balık et, yoğurt, kefir, peynir gibi protein içeren besinler, hem tokluk süresini uzatır hem de kan şekerini dengeler. Zeytinyağı, avokado, ceviz, badem, fındık gibi sağlıklı yağlar tercih edilmelidir. Ayrıca sebzeler içerdikleri posa, vitamin, mineral ve antioksidanlar sayesinde en çok beslenmenizde yer alması gereken besin grubudur, çeşitli ve rengarenk olmasına özen gösterilmelidir. İnsülin direncinde öğün sayısı eskiden 3 ana 3 ara öğün şeklindeydi ancak son yıllarda yapılan araştırmalar sık öğün yapmanın tedavi açısından olumlu sonuç vermediğini göstermiştir. Öğün sayısı kişiye özel olarak ayarlanmakla birlikte, 2 ana öğün ve ihtiyaç varsa 1 ara öğün şeklinde olabilir ancak bu genel bir öneridir. Kişinin beslenme programı kan değerleri, cinsiyeti, yaşı, fiziksel aktivite durumu göze alınarak hazırlanmalıdır. Özellikle uyku hormonu melatonin, stres hormonu kortizol ve insülin hormonu birbiri ile bağlantılı hormonlardır. Geç uyuduğunuzda stres hormonu kortizol seviyeniz yükselebilir ve bu da insülin direncini tetikler Gece saat 23:00 da uymaya özen gösterilmelidir ve 8 saatlik uyku sizin için yeterli olacaktır. Bu nedenle kaliteli uyku için, uykunuzun bölünmemesi adına akşam saatlerinde kafeinli içecekler tüketmemelidir. Sadece düzenli beslenme değil egzersiz ve stres yönetimi de önemsenmelidir.Haftalık toplam 150 dakikalık yürüyüşler kilo kontrolü ve insülin direnci açısından riskleri azaltır bunun yanında meditasyon, yoga ,nefes egzersizi gibi stresi yönetimini destekleyen egzersizlerde tavsiye edilir.
Sonuç olarak insülin direnci sinsice ortaya çıkan bir sağlık sorunudur ve bir çok hastalığın kök nedenidir. Ortaya çıkışı yıllar sürer, karın bölgesinde yağlanma, kilo vermekte zorlanma yada yemek yediğiniz halde sürekli açlık ve yeme isteği duyuyorsanız bu sorunu görmemezlikten gelmemelisiniz. Erken tanı ,doğru beslenme modeli, kilo kontrolü ve yeterli egzersiz ile bu sorunu çözebilirsiniz.