Kendinle ilk karşılaşmanı düşün; sosyal uyum sağlamak zorunda hissederek, kendine yabancılaşman yıllar sürmüşken, buraya kadar deyip te, yüzünü ilk ne zaman içine döndün. Herkesin sesini duyan sen, yıllarca susturduğun sesini, ilk ne zaman duydun? İnsan herkesten kurtulur da kendinden kurtulamazmış, eninde sonunda kendi iç sesine kulak vermek zorunda kalırmış. Başka türlüsü de olmazmış zaten, yıllarca anlaşılmak için çırpınan sen, kendini de anlaman gerektiğini ilk ne zaman fark ettin ? Sanırım en büyük sorunumuz dışarıyla uyumlu olalım derken, kendimizle uyumumuzu kaybetmek olabilir. Tüm saflığınla doğan sen değişe değişe, dönüşe dönüşe kim bilir kaç versiyona büründün. Deneme yanılma yöntemleri ile sırf rahatın bozulmasın diye kim bilir, kimlere ve nelere sessiz kaldın da içindeki sen, artık sana baş kaldırdı. Evet, artık kendinle helalleşme vaktin geldi. Kendine yaptığın tüm haksızlıklar için, kendini önemsemediğin için, başkalarına daha çok değer verirken, kendini buna layık görmediğin için, daha çok sevileyim derken, kendini sevmediğin ya da sevilmeme korkusuyla kendini reddettiğin için, kendinden özür dileme vaktin hala gelmedi mi?
Gerçek kimliğinle var olduğun sürece hayatın sana getireceği insanları ve olasılıkları hiç hesaba katmadın değil mi? Sen seni olduğun gibi kabul etmezken, neden seni olduğun gibi kabul edecek birileri çıksın ki? Sana verilen rolü inkâr ederken, kendini hiç istemediğin senaryoların içinde bulman bir tesadüf değildi. Çünkü sen buraya sadece kendini bulmak için gelmedin, sana verilen rolü gerçekleştirerek ya da gerçekleştirmeyi reddederek kim bilir kaç kişinin yolunu ve yolcuğunu etkiledin. Ne sen öğrendin ne de öğretebildin. Haddini bilmeden sınırlarını zorlayanlara karşı, kendin olarak cevap verememeyi hoşgörü sandın oysa senin hoşgörün yüzünden hiçte hoş olmayan neler neler yaşadın. Senin hayır diyemeyişlerin yüzünden sınır kavramını henüz kavrayamamış kaç kişinin bunu öğrenmesine engel oldun?
Uyumlu olmanın marifet olduğunu zannederek kendini kaç kere zora düşürdüğünü düşün ve şu soruyu kendine sor ‘’Buna değer miydi?’’
Kazandığın ve kaybettiğin şey, senin iç huzurunu etkileyecek bir şeyse ve ateşten bir gömlek giymişçesine acı çekiyorsan, sence doğru yolda olabilir misin? Sen hesap yaparken, ilahi gücün de bir hesabı olduğunu çoğu zaman unutuyor olabilirsin, bu sebeple o çok istediğin şeylerin olmayışı ya da olup ta hayrını göremeyişin ya da iyi ki olmamış diyerek şükür ettiğin gerçekleşmemiş dileklerini düşün. Büyük resmin, küçük bir parçasısın ama sen o parça gibi olmadığın sürece sadece kayıp duygusu yaşayacaksın. Sürekli aradığın ama asla bulamadığın bir mutluluk,huzur arayışın olacak işte bu yüzden zaman kaybetme ne isen o ol. Sen buraya olmaya geldin; kendin olmaya.