Zayıflama iğneleri aslında diyabet hastalığında tedavi amaçlı üretilmiş olan ama günümüzde popülerleşerek zayıflama amacıyla kullanılan iğnelerdir. Bu ilaçlar vücutta GLP-1 adlı hormonu taklit eder ve bu etki ile beyindeki tokluk merkezini etkileyerek, daha az acıkmanızı sağlar yani iştahı azaltır. Yediğiniz yiyecekler midenizde uzun süre kalır yani midenizin boşalma hızı yavaşlar ve siz daha uzun süre tok hissedersiniz. Pankreastan insülin salınımını düzenleterek, ani açlık krizlerini önler böylece kan şekeri dengelenir ve tatlı yeme isteği azalır. Kalori alımını dolaylı olarak azalttığı için kilo kaybı oluşur. Klinik çalışmalara ortalama göre %10-15 kilo kaybı görülür, etkisi diyet ve fiziksel aktivite ile daha belirgin olur. Evet bunları yazınca mucizevi gibi görülebilir ancak her ilaç gibi bunlarında yan etkileri vardır. En sık görülen yan etkileri; bulantı, kusma, kabızlık veya ishal ya da aşırı iştahsızlık olabilir. Bunun dışında safra kesesi sorunları ya da pankreatit gibi daha ciddi sorunlar görülebilir.
Kas kaybı konusu gerçekten önemli olup, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir noktadır. Bu ilaçlar doğrudan kası eritmez ancak yetersiz beslenme ve yetersiz protein alımı, kas gelişimini arttıran ağırlık antrenmanlarının yeterince yapılmaması, kas kaybına sebep olur. Çalışmalar doğrultusunda verilen kilonun ortalama %20-40 kastan gidebildiği söylenebilir. Ama bu oran doğru beslenme ve sporla ciddi şekilde azaltılabilir.
Peki ne yapmak lazım? Bir diyetisyen olarak tavsiye verecek olursam; günlük protein alımı 1g/kg’ın altına düşmemelidir. Protein kaynağı olan yumurta, tavuk, balık, kırmızı et, yoğurt, peynir, kurubaklagiller gibi besinler mutlaka tüketilmelidir. Haftada en az 2-3 gün ağırlık antrenmanı yapılmalıdır. Çok düşük kalorili beslenme riskine girilmemelidir. Çünkü tartıdaki düşüşe rağmen vücut kompozisyonunuz kötüleşebilir. Haftalık kilo kaybı 0.5-1 kg arasında olmalıdır. Hızlı kilo kaybı varsa kas kaybı riski vardır.
Zayıflama iğnelerinin doktor kontrolünde kullanılması gerekir. Bu iğneler tek başına bir çözüm olarak düşünülmemelidir. Uzun süre kullanılması hem maliyetlidir hem de sağlık açısından çok risklidir. Uzun vadede kullanımının nelere sebep olacağı tam olarak bilinmemektedir. Ayrıca kişi sırf bu iğne ile kilo verebiliyorum düşüncesi yüzünden, sağlıklı beslenmeyi göz ardı edebilir ve bu noktada psikolojik bir bağımlılık oluşabilir. Eğer beslenme değişikliği ve fiziksel aktivite ile desteklenmezse, ilaç bırakıldığında kaybedilen kilolar geri alınır.
Yaşam tarzı değişikliği, sağlıklı beslenme ve spor yaparak kilo vermeyi hedeflemenin yavaş sonuç verdiği ve disiplin gerektiğini biliyoruz ancak uzun vadede, verilen kiloların geri alınmaması için bunun şart olduğunu da hepimiz biliyoruz. Bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili diyetleri saymazsak, doğru şekilde yapılan beslenme programlarının hiçbir yan etkisi yoktur. Hatta genel sağlık durumunuz iyileşir, uyku problemleri, sindirim sistemi sorunları, kronik yorgunluk, halsizlik, saç dökülmesi, kansızlık, kas gücü kaybı gibi sorunlar görülmez. Kısacası kilo kaybederken, yaşam kaliteniz artar.
Sonuç olarak tartıdaki sayıya takılmamak gerekir. Sağlıklı beden algısında olup bedeninize saygı duyun; sürekli aynada kusur aramayın, kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın, bedeninize aşırı diyet, aşırı spor yaparak zarar vermeyin ya da umursamazca hiçbir şey yapmamayı tercih etmeyin. Hedefiniz mükemmel görünmek değil, sağlıklı olmak olmalıdır. Kilo fazlanızın olduğunu düşünüyor ve bu durumdan fizyolojik veya psikolojik olarak rahatsızlık duyuyorsanız mutlaka doktor kontrolünden geçmenizi, bir beslenme uzmanı tarafından, size uygun bir beslenme programı edinmenizi ve hayatınıza mutlaka sporu eklemenizi tavsiye ederim.