CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı “ara seçim” çıkışı siyaseti de hareketlendirdi. Bu çıkışa AK Parti’nin nasıl tavır alacağı ve nasıl bir karşılık vereceği de merak konusuydu. AK Parti süreci değerlendirmeye aldı.

Türkiye'de “ara seçim” yapılması şartları belli. Anayasa’nın 78. Maddesi bunu düzenliyor. Belli şartları var. Seçim üzerinden 30 ay geçmeden yapılması mümkün değil ve bir sonraki seçime 1 yıl kala. Şu anda da tam dönemindeyiz.

Söz konusu madde şöyle:

Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay içinde yapılmasına karar verilir.”

Meclis’te şu an 8 koltuk boş. CHP’de de bu nedenle 22 vekilin daha istifa etmesi gibi formüller konuşuluyor. Ya da bir ilin milletvekillerinin tamamen istifa etmesi gibi formül de dillendiriliyor… Ancak ikinci formül sadece Tunceli ve Hakkari için geçerli. Bu 2 il dışında tüm illerde AK Parti milletvekilleri var. Bu iki ilde de CHP vekili yok DEM Parti vekilleri var. Yani ikinci formülün hayata geçmesi oldukça zor. Bu durumda 22 vekilin daha istifa etmesi formülü üzerinde ağırlıklı duruluyor. Çok azınlıkta da olsa CHP içinde ve bazı hukukçular da “22 vekilin istifasına gerek yok. 8 vekilin koltuğu zaten boş. Bu 8 koltuk için seçim yapılması da mümkün” görüşü de dillendiriliyor. Bir not; geçmişte, 1986’da 11 milletvekili için ara seçime gidilmişti. Ancak CHP Meclis yönetimi bu formülün işlemeyeceği görüşünce ve “keyfi olur” demekle yetiniyor.

Şu an Meclis’te milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder (İstanbul), Hasan Bitmez (Kocaeli) vefat etmesi; Murat Kurum (İstanbul) bakan olması; Hasan Baltacı (Kastamonu), Burcu Köksal (Afyonkarahisar), Abdurrahman Tutdere (Adıyaman), Ahmet Önal (Kırıkkale) belediye başkanı olmaları ve Can Atalay’ın da (Hatay) milletvekilliği düşürülmesi sebebiyle koltukları boş.

Bu süreçte en kritik nokta CHP’li vekiller istifa dahi etse bunun Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilmesi gerekiyor. CHP yönetimi burada söylem gücünü kullanacak. AK Parti’ye “seçimden kaçma istifalarımızı kabul et” mesajı iletecek.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, “ara seçim” tartışmasına ilişkin, “Cumhuriyetin bütün değerlerini ve demokrasinin bütün kurallarını kendi politik ihtiyaçlarına göre değiştirebileceklerini ve kendilerine uyarlayabileceklerini düşünüyorlar. Seçim olsa bu CHP yönetimi yine ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır” diyor. Araştırmacı İhsan Aktaş da aynı görüşte ve “CHP ara seçimden bir başarı elde edemez” görüşü AK Parti çevrelerince dillendiriliyor. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’a bunu sordum.

Günaydın, “Biz hezimeti yaşamak istiyoruz. Buyursunlar seçimin önünü açsınlar. Erken seçimden kaç, ara seçimden kaç... Nereye kadar milletten kaçacaklar. Madem bir yenilgi alacağız AK Parti yöneticilerinin CHP’nin ağır bir yenilgi almasının, hezimet yaşamasının yolunu açmalarını istiyoruz. Buyursunlar” değerlendirmesi yapıyor.

Ömer Çelik’in basın toplantısındaki sözleri her ne kadar “AK Parti ara seçime karşı değil” gibi yorumlansa da MYK toplantısındaki hava farklı. Bölgesel gelişmeler, ekonomideki durum gerekçesiyle AK Parti bir seçim sürecinin “ülkeyi yoracağını” düşünüyor. Ancak 22 ya da 30 vekilin istifası gelirse nasıl adım atacak bunun yol haritası da belirleniyor. Buna dair “Bir CHP adım atsın değerlendiririz” demekle yetiniyorlar. Ancak perde arkasında seçime gidilirse ne olur, gidilmezse ne olur seçenekleri de detaylıca ele alınıyor. Hangi illerden istifa geleceği de elbette stratejik önemde.

Özgür Özel’in TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’u ziyareti sonrası stratejik ve siyasi hamleler daha da artacak.

“Hangi vekiller istifasını sunacak”, “Özgür Özel de istifasını verecek vekiller arasında olacak mı?” gibi sorulara net yanıtlar yok. Zaman gösterecek.

Ekrem İmamoğlu vekil olabilir mi?

Eğer bir ara seçim kararı alınırsa elbette Ekrem İmamoğlu’nun da vekil olmasının önünde bir engel yok. Hatta “İmamoğlu vekil olmalı” görüşlerini dillendirenler de azınlıkta değil. Ancak şu aşamada CHP yönetimi bunun doğru bir yol olmayacağını değerlendiriyor ve bu gündemde değil.