Spor toplumunun hastalığı unutkanlıktır. Son durumda kim kazanlıysa savaşı başlatan odur.
Şöyle bir düşünelim…
Bayramda büyük kentler adeta boşalır. Geriye kalanlar boşalmış kenti görüce “Oh” derler.
Bu aslında ojenik bir davranıştır. Giden gitti, hiç olmazsa bayram boyunca rahat ederiz halidir.
Profesyonellik sporda, ojenik davranışı atletizm ve Olimpik dallara uygulamıştır.
Onlara omuz atarak spor alanı “bana ait” demiştir. Adeta madem dünyada işi robotlar yapacaksa, insana ne gerek var denildiği gibi Atletizm ve Olimpik dallarda oyun dışına atılmışlardır.
Artık görünür olmaktan uzaktadırlar. Sahnede ışıklar altında görünen profesyonel spor dallarıdır. Profesyonel spor varken, Olimpik spora ne gerek anlayışı yerleşmiştir.
Herkes bilir ki, kılıç ve kalem devletin sütunlarıdır. Sporcu ve madalyada sporun sütunlarıdır.
Gerçekte profesyonel spor politik bir tanımdır. İnsanları etkilediği düşünülerek, en önemli yatırım buraya yapılmaktadır. Bu arada Olimpiyat Komiteleri ne yapıyor denilebilir. Dikkatle bakınca Olimpiyat Komitesinin hiçbir iş yapmamak üzere kurulan bir mekanizma olduğu görülmektedir.
Günümüzde sporun lideri olan profesyonel spor her şeye karar verir.
Toplumsal algılama sistemi de bu kararın haklılığını kanıtlayıp, onaylar.
Spordaki ojenik davranışta bu şekilde gerçekleşir.