G Ü R G E NKime sorarsanız sorun, Galatasaray’ın sezon öncesi kampının yıldızı Arda Ünyay. Admira Wacker ve Cagliari maçlarında hem savunmadaki oyunu hem de attığı gollerle parladı. 18 yaşındaki oyuncuyu tanımayanlar, “Galatasaray yine altyapıdan yıldız çıkardı” zannediyor ama Ankaragücü’nün son yıllarda yetiştirdiği en kıymetli futbolculardan biriydi Arda Ünyay. Ne var ki Tolunay Kafkas da Emre Belözoğlu da Cihat Arslan da Kenan Koçak da Kemal Özdeş de Ankaragücü yöneticileri de bu genç yeteneğin kıymetini bilmedi.
Ankaragücü transfer edecek stoper arayıp bulamazken, Arda Ünyay U19 Milli Takımı’nın formasını giyiyor ama Beştepe’ye döndüğünde hocaları ona forma şansı vermiyordu. U15’ten itibaren her yaş grubuna seçilen ve 32 kez milli olup 4 de gol atan Arda Ünyay, Ankaragücü A Takımı’nda sadece 5 maçta 80 dakika forma şansı buldu.
Oysa bulduğu her şansı çok iyi değerlendirmişti genç oyuncu. Yedekten girdiği 5 maçta göz doldurmuş, hocalarına “Beni gör” mesajı vermişti. Lakin hocaları gibi yönetim de ondaki cevheri görmedi. Geçen sezon devre arasında sadece 500 bin Euro’ya Galatasaray’a gönderdiler. Bir sonraki satıştan ise sadece yüzde 10 pay koparabildiler. Yani bir iki yıl sonra 10 milyon Euro’ya Avrupa’ya gitse, Ankaragücü’ne sadece 1 milyon Euro daha gelecek.
Bir de Sıraç vakası var. Kırgızistan doğumlu futbolcu “Ankaragücü’nün geleceği” olarak gösteriliyordu. Türkiye’de ev alan herkes iki günde vatandaş olurken, Sıraç’ın işlemleri 5 yıldır tamamlanamadı. Sonunda takım 2. Lig’e düştü ve yabancı statüsünde kalan Sıraç artık oynayamayacak. Futbolcu böyle mi yetiştirilir? Kulüp böyle mi yönetilir? Yazık, çok yazık.
Geliyorum Gençlerbirliği’ne… Çilek transfer olarak Henry Onyekuru’yu kadroya kattılar. Türkiye’de başarılarıyla hatırlanan Nijeryalı futbolcu 1,5 yıldır Suudi Arabistan’da sakatlıkları nedeniyle futbola uzaktı. Deyim yerindeyse, Nisan 2024’ten bu yana ayağına top değmemiş durumda. Böyle transferlerden Ankaragücü’nün ağzı çok yandı ama dilerim Gençlerbirliği’nin de yanmasın. Futbolcu transferlerinde geçmişe değil, geleceğe bakmak lazım.