Heyecanımız büyük. A Milli Futbol Takımımız tarihinde üçüncü kez Dünya Kupası’nda sahneye çıkacak. Mücadele edeceğimiz D Grubunda rakiplerimiz 14 Haziran’da Avustralya, 20 Haziran’da Paraguay ve 26 Haziran'da ABD olacak.

Turnuvaya sayılı gün kala hazırlık maçları tam gaz devam ediyor. Pazar günü ABD Senegal’i 3-2, ertesi akşam da Bizim Çocuklar daha zayıf bir rakip olan Kuzey Makedonya’yı 4-0 mağlup etti.

Dünya Kupası'nda ilk tur mücadeleleri her zaman sürprizlere gebedir. Bir bakarsınız herkesin turnuva şampiyonluğu için favoriler arasında saydığı bir takım gruptan dahi çıkamaz ve elenir gider.

Bu sene turnuvada farklı bir statü uygulanacak. ABD, Kanada ve Meksika'nın ortak ev sahipliğindeki organizasyonda, mücadele dörderli 12 grupta başlayacak. Üçer maçın ardından, ilk iki sırayı alan takımlar ile üçüncüler arasındaki en iyi 8 takım bir üst tura yükselecek.

32 takımın yarışacağı ikinci turdan itibaren tek maçlı eleme sistemine geçilecek. Böylece önceki turnuvaların aksine 64 yerine toplam 104 maç oynanacak. Yani herkesten önce kasa kazanacak.

D Grubundaki güç dengesine ilk bakışta Türkiye ile ABD’nin ilk iki sırayı paylaşacağı tahmin edilebilir. ABD’nin Paraguay ve Avustralya maçlarını bizden önce oynayacak olmasını taktik seviyede avantaja çevirmemiz mümkün. Hem Türkiye hem de ABD ilk iki maçlarında rakiplerine üstünlük sağlarlarsa 26 Haziran'da Los Angeles’te oynanacak maçın sonucu grup birincisini belirler.

ABD’yi Senegal karşısındaki hazırlık maçında izledim. Tottenham, Chelsea ve PSG gibi Avrupa'nın en üst düzey takımlarını çalıştıran Arjantinli Teknik Direktör Mauricio Pochettino yönetiminde sabırlı hücum organizasyonunu iyi işletiyor, ekstra pas opsiyonlarını da kullanıp basit gol vuruşlarıyla sonuca gidiyorlar. Savunmada ise hata yapmaya meyilliler. Geçiş hücumlarına karşı zayıflar ve kaptırdıkları toplar anında kaleleri önünde gol pozisyonuna dönüşebiliyor.

ABD futbolla geç tanışan bir ülke olsa da FIFA klasmanında onlar 16’ıncı sırada, biz ise 22’inci durumdayız. ABD’nin A Millilerimiz karşısında seyirci avantajı da mutlaka var ama Avustralya ve Paraguay maçlarında 4 ya da 6 puan toplarsak ABD karşısında takımın havası bir başka olacaktır. Bizim için en önemlisi erken havaya girmemek, ayakları yerden kesmemek olmalı.

Peki milliler tıpkı 2002’deki üçüncülük gibi bir başarıyı tekrar eder ve 24 yıl aradan sonra katıldığı ilk Dünya Kupası'nda yine dereceye girer mi? Onu konuşmaya başlamak için ikinci turdan itibaren oluşacak fikstürü görmek lazım.