2023 seçimlerine CHP’nin öncülüğünde kurulan Altılı Masa ittifakı ile giren DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi liderlerinin Meclis açılışında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile verdiği fotoğraf çok tartışıldı. Özellikle CHP seçmenlerinden gelen sert eleştirilere Babacan da aynı sertlikte yanıt verdi. Tartışmaya Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da katıldı. “Geçmişe ilişkin hiçbir pişmanlığımız yok" diyen Arıkan olası yeni ittifakları da değerlendirdi.
Arıkan “Medya Dayanışma Buluşması’nda gazetecilerin gündeme dair sorularını yanıtladı. Muhalefetin kendi içinde son günlerde yaşanan tartışmayı değerlendiren Arıkan şunları söyledi:
“Siyasette tartışmalar olağandır. Diğer partilerin açıklamalarından ziyade kendi değerlendirmelerimizi yapmayı daha doğru buluyorum. Sayın Babacan ile Yeni Yol grubunda iyi bir iş birliğimiz var. Kamuoyu ile paylaştığı kanaatlerine saygı duyarız. Saadet Partisi olarak şunu söylüyorum: Geçmişte yaptığımız hiçbir birliktelikten şu ana kadar pişmanlık duymadık. Partimizin 56 yıllık tarihinde Ecevit, Demirel, Türkeş, Edibali ve Çiller dönemlerinde çeşitli koalisyonlar yaptık. En sonunda Altılı Masayı kurduk, o gün bunun yapılması gerekiyordu ve yapıldı. En sonunda nihayete erdi. O zamanı konuşmak yerine önümüzdeki döneme dair planlamalar yapmayı daha değerli buluyorum. Sonuçta söyleyeceğim geçmişe ilişkin hiçbir pişmanlığımız yok.”
“Hak yiyenlerle, hakkı yenenlerin mücadelesi”
Arıkan’ın da ifade ettiği gibi 2023 seçimlerinde başarısız olan Altılı Masa ittifakı dağıldı. Altılı Masa benzeri partiler arası iş birliği yerine “tabanda ittifak” diyerek yeni bir dönem başlatan CHP’nin bu tutumu diğer muhalefet partilerinin de yeni yol arayışına neden oldu. Bir tarafta İYİ Parti, Zafer Partisi, Anahtar Parti gibi milliyetçi partiler, diğer tarafta DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Yeniden Refah Partisi gibi muhafazakar kimlikleriyle öne çıkan partiler arasında diyalog arttı. Son günlerde Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi arasında bir Milli Görüş ittifakı kurulabileceği hatta birleşme olabileceği iddiaları konuşulmaya başlandı. Arıkan yeni ittifak olasılıklarını ilkeler üzerinden şöyle değerlendirdi:
“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçildikten sonra ittifaklar konuşulurken, A partisi, B partisi değil, ilkeler ve prensipler üzerinden yürüyeceğimizi söyledik. Bugün de aynı yerde duruyoruz. Ben muhafazakar partiler, sağcı partiler, solcu partiler, dindar partiler kavramlarının bugün için yeterli olmadığını düşünüyorum. Olay artık 'o partiden bu partiden' çıktı; hak yiyenlerle, hakkı yenenlerin mücadelesi var ortada. Biz, hakkı yenenlerle bir olma noktasında bugüne kadar nasıl duruş ortaya koyduysak, bundan sonra da aynı duruşu sergileyeceğiz. A Partisi, B Partisi değil; bu gidişata itirazı olan ve yaptığı itiraz karşısında makul çözümleri olan herkesle oturup konuşmaya ve ittifak yapmaya açığız.”

"Blokla hareket etmeyi doğru bulmuyorum"
Arıkan, "Parlamento veya dışındaki partiler bir bloka dönüşebilir mi?" sorusuna da yanıt verdi. Blokla hareket etmeyi doğru bulmadığını söyleyen Arıkan, “2014, 2018 ve 2023'te üç halk oylaması ve cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldı. Üç seçimin sonucu da aynı şekilde çıktı; yani iktidarın bloğu yüzde 52, muhalefet bloğu yüzde 48 aldı. Bu yeni dönemde, blokla hareketin 2023'te netice almadığını gördük. Bloktan ziyade, iktidarın ve ana muhalefetin politikalarından hoşnut olmayan ciddi bir kitle var. Biz Saadet Partisi olarak, o hoşnut olmayan kitleye bir adres oluşturma gayretinde olacağız" dedi.
"Demirtaş, çoktan serbest bırakılmalıydı"
Mahmut Arıkan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) Selahattin Demirtaş kararına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, 2018 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde eski Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun "Demirtaş serbest kalmalı" açıklamasının büyük bir linçle karşılandığını hatırlatarak şunları söyledi:
“Aradan yedi yıl geçti. Yedi yıl sonra, Selahattin Demirtaş'ın özgürlüğünü hâlâ hukuki pencereden değil, son bir yıl içindeki müzakereler üzerinden değerlendiriyoruz. Bu bir yıllık müzakerede acaba bir uzlaşı sağlanıp Selahattin Demirtaş serbest bırakılır mı? hiç kimse şuna bakmıyor: Hukuki anlamda bu adam 10 yıldır cezaevinde yatıyor. Ceza alsa bile, bu süre zaten bunu karşılardı tartışmasından ziyade... Tartışmalar, 'terörsüz Türkiye' başlığı altındaki konulara indirgeniyor. Biz bunu da doğru bulmuyoruz. Selahattin Demirtaş, şu ana kadar çoktan serbest bırakılmalıydı ve siyaset sahnesinde yer alabilmeliydi.”
Meclis’in Öcalan ziyareti: Problemleri çözme anlamında yersiz bir tartışma
Arıkan, Meclis Komisyonu’nun kendini fesheden PKK'nın kurucusu Abdullah Öcalan ile görüşmesi çağrılarını da değerlendirdi, “Bir yıl geçti. Tartışmaların Öcalan üzerinden yürütülmesini ve sadece PKK'nın silah bırakması üzerinden yapılmasını sağlıklı bulmuyorum. Öcalan'ın dinlenip dinlenmemesi, ona umut hakkı verilip verilmeyeceği tartışmalarını da, Türkiye'nin problemlerini çözüm anlamında yetersiz tartışmalar olarak değerlendiriyorum. Nasıl ki Selahattin Demirtaş, suni tartışmalar üzerinden 10 yıl boyunca cezaevinde kalmak durumunda bırakıldıysa, bugün Öcalan'ın serbest kalması veya komisyona gelip orada cümleler kurması tartışmalarını da yersiz buluyorum” dedi.
