Başkent Ankara’yı spor konularında sürekli eleştirecek değiliz.

BU TAKIM ANKARA’NIN GURURU

Zaman zaman güzellikleri de gündeme taşımak boynumuzun borcu olsa gerek.
İşte bunlardan biri de Ziraat Bankkart Voleybol Takımı.
Yurt içi ve yurt dışı müsabakalarda önce Türkiye’nin, ardından Başkent Ankara’nın gururu olan Ziraat Bankkart’ın başarılarının sayısını doğrusu ben de takip etmekte zorlandım.
Son olarak CEV Avrupa Şampiyonası’ndaki başarısı ve Türkiye Erkekler Voleybol Ligi’ndeki liderliği, bunun en güzel örnekleri arasında yer alıyor.
Bu vesileyle Ziraat Bankkart voleybolcularını, teknik heyetini ve yöneticilerini yürekten kutluyorum.

BEN DE 50’LİK OLDUM

İzin verirseniz, bugünkü yazımın bir bölümünü de kendime ayırmak istiyorum.
Gazetecilik hayatıma 1961 yılında başladım. Daha sonra TSYD’nin ve rahmetli Başkanım Beyhan Cenkçi’nin onayıyla Gazeteciler Cemiyeti üyesi oldum.
10 Ocak Gazeteciler Bayramı dolayısıyla Gazeteciler Cemiyeti lokalinde düzenlenen törende 52 meslektaşıma ödül verildi. Bu törende ben de 50 yıllık Gazeteciler Cemiyeti üyeleri arasında yer alma onurunu yaşadım. Ödülümü Başkan Vekilimiz Ayhan Aydemir’in elinden aldım.
Büyük ilgi gören bu anlamlı toplantıda; eşim, oğlum, gelinim ve torunumla birlikte olmak benim için ayrı bir mutluluk kaynağıydı. Allah’ıma şükrederken, sevenlerimin kutlamalarıyla “50’liler” listesine girmenin gururunu da tattım.
Başta Başkanım Nazmi Bilgin olmak üzere, Yönetim Kurulu üyelerine ve tüm meslektaşlarıma içtenlikle teşekkür ederim.

EFSANE KAPTANI TANIDINIZ MI?

Ankaragücü formasını uzun yıllar boyunca gururla taşıyan, futbolculuk kariyerinin ardından yorumculukla yoluna devam eden Hayati Soydaş’ı tanıyor musunuz?
1966 yılında Ankara’da doğan Hayati Soydaş, futbola Ankaragücü altyapısında, sertliği ve disipliniyle bilinen Ankara futbol kültürü içinde başladı. 1985 yılında A takıma yükseldiğinde, yalnızca bir savunma oyuncusu değil, ileride kulübün simgelerinden biri olacağının da sinyallerini veriyordu.
Soydaş1“Yıkılmaz Duvar” lakabıyla anılan Soydaş, tam 14 yıl boyunca Ankaragücü forması giyerek modern futbolda ender rastlanan bir sadakat örneği sergiledi. Savunmadaki sert ve kararlı oyunuyla, en iyi dönemlerini yaşayan Tanju Çolak’lara, Aykut Kocaman’lara adeta geçit vermeyen, “kemik” lakaplı bir savunmacıydı.
Ankaragücü ile ligde ve Türkiye Kupası’nda unutulmaz maçlara imza attı. Takım kaptanı olarak, maddi imkânsızlıkların yaşandığı zor dönemlerde arkadaşlarını bir arada tutan, saha içinde olduğu kadar saha dışında da liderlik yapan bir isimdi. Onun için Ankaragücü bir takımdan çok, gerçek bir aileydi.
1999 yılında jübilesini yaptığında yalnızca Ankaragüçlüler değil, tüm Türkiye bu “Bayrak Adam”ı ayakta alkışladı. Aktif futbolculuk kariyerini noktaladıktan sonra çeşitli takımlarda teknik adamlık yaptı. Günümüzde ise TRT Spor’da futbol yorumculuğu yaparak futbol bilgisi ve tecrübesini izleyicilerle paylaşmaya devam ediyor.

Unutulmayanlar: NAİM SÜLEYMANOĞLU

Dünya ve Türk halter tarihinin en büyük isimlerinden biri olan, “Cep Herkülü” lakaplı Naim Süleymanoğlu, 23 Ocak 1967’de Bulgaristan’ın Kırcaali şehrine bağlı Ahatlı köyünde doğdu. Haltere 9 yaşında antrenörü Hilmi Pekünlü tarafından keşfedilerek başladı.
Henüz 14 yaşında Bulgaristan’da gençler ve yıldızlar şampiyonu olan Süleymanoğlu, 15 yaşında 1982’de Brezilya’da düzenlenen Gençler Dünya Şampiyonası’nda dünya şampiyonu olarak “en genç dünya rekortmeni” unvanını kazandı. 1983’te Büyükler Dünya Şampiyonu olan Naim Süleymanoğlu, 1983–1986 yılları arasında gençlerde 13, büyüklerde 50 rekor kırdı ve 1984, 1985 ile 1986 yıllarında dünyada yılın haltercisi seçildi. ABD basını, dünya rekoru kırdığı “Rekortmenlerin Turnuvası” sonrası ona “Cep Herkülü” lakabını verdi.
Bulgaristan’da Türklere uygulanan baskılara karşı durarak 1986 yılında Türkiye’ye iltica eden Süleymanoğlu, bu süreçte adının Naum Şalamanov olarak değiştirildiğini açıklamıştı.
Milli formayla en büyük başarısını 1988 Seul Olimpiyatları’nda elde eden Naim Süleymanoğlu, 60 kiloda 6 dünya ve 9 olimpiyat rekoru kırarak altın madalya kazandı. 1992 Barselona ve 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda da şampiyon olarak üst üste üç olimpiyat altın madalyası kazanan ilk halterci oldu.
Kariyerinde 7 dünya ve 7 Avrupa şampiyonluğu, toplam 46 dünya rekoru bulunan Süleymanoğlu, 1992’de dünyanın en iyi sporcusu seçildi. 1988’de Time dergisine kapak olan efsane sporcu, ABD Başkanı Ronald Reagan’ın teklif ettiği Amerikan vatandaşlığını reddetti.
Sporculuğunun yanı sıra Bulgaristan’daki Türklerin yaşadığı zulmü dünyaya duyurmasıyla da tarihe geçen Naim Süleymanoğlu, 18 Kasım 2017’de karaciğer yetmezliği nedeniyle 50 yaşında hayatını kaybetti. Cenazesi 19 Kasım 2017’de İstanbul Fatih Camii’nde kılınan namazın ardından Edirnekapı Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Doğru söze ne denir?

İnsanda güzel olan YÜZDÜR, Yüzde güzel olan GÖZDÜR, Ama insanı, insan yapan ağızdan çıkan SÖZDÜR.