Sporun sadece skordan ibaret olmadığını, anlatımın da bir sanat olduğunu bize öğreten nadir isimlerden biriydi…
Onun sesi, bir maçı izlemekten öte bir deneyimdi; çünkü o Türkçeyi sadece konuşmaz, yaşatırdı…
Kelimeleri özenle seçer, cümleleri sanki bir roman titizliğiyle kurardı…
Onun anlatımıyla top sadece kaleye girmezdi; umut, heyecan bazen de hüzün taşırdı…
Yazılarında ise sadece oyunu değil, hayatın ta kendisini bulurduk…
Çok iyi bir Galatasaraylıydı…
Şimdi sustu o ses…
Ama biz biliyoruz ki, Türkçeyi bu kadar güzel konuşan, spora bu kadar zarafet katan insanlar kolay yetişmiyor…
Hoşça kal Ümit Aktan…
Sesin kulağımızda, kelimelerin kalbimizde yaşayacak…