Orhan Gencebay’ın en ünlü şarkılarındandır, “Bir teselli ver”. Yönetmen Lütfi Ömer Akad’ın 1971 tarihli filmi de ismini başroldeki Gencebay’dan ve şarkısından alır.
“Ben zaten her acının tiryakisi olmuşum, ömür boyu bitmeyen derdimle yorulmuşum.
Gülemem, sevgilim, ben sensiz yaşayamam” dizeleri, Ankaragücü taraftarının aşk acısının da tercümanı aslında.
Eryaman Stadı’nda buz gibi başkent ayazında oynanan Adana 01 müsabakasının beraberlikle sonuçlanması da sarı lacivertliler için bir teselli neticesi aslında. Her iki takımın da play-off grubuna kalmayı hedeflemesi ve Adana ekibinin 3 puan önde olması nedeniyle, Ankaragücü’nün mutlak hedefi maçı kazanmaktı. İlk yarıda ve maçın son 20 dakikasında galibiyeti elde edebilecek fırsatları yakaladılar ama Mervan Yiğit ve Atakan Güner fileleri havalandıramayınca, beraberliğe razı oldular.
Konuk takım çok önemli bir gol fırsatından yararlanamadı, kaleci Görkem Cihan’ın üstün refleksine takıldı. Buz gibi havada oynanan 90 dakikanın sonunda her iki takım da beraberliğe razı oldu, teselli buldu.
Sarı lacivertliler bu maçı kazansa bir üst lige çıkmak için hem ümidi hem de morali artacaktı. Beraberlik ise ehveni şer. Zira olası bir mağlubiyette fark 6 puana çıkardı. Sezonun ikinci devresi henüz başladı ve oynanacak 18 maç daha var. Bu hafta kaybedilen puanları başka maçlarda telafi etmek mümkün.
Kulübün önündeki esas büyük sorun ise ödenmeyen SGK borçları ve futbolcu alacakları nedeniyle kapıda bekleyen puan silme cezaları. Bunları önlemenin yolu hala mevcut ise yeni yönetim bir an önce adım atmalı. Yoksa ceza bu yıl gelse ayrı dert, gelecek sezona ertelense ayrı dert. Sevenin halinden sevenler anlar. Gel gör şu halimi bir teselli ver!