Türk sinemasının ilk kadın yıldızı ve ilk kadın film yönetmeni olan Cahide Sonku, 18 Mart 1981 yılında hayata gözlerini yummadan önce baş rol olmak üzere 32 filmde rol almış, 11 filmin yapımcılığını ü...
Türk sinemasının ilk kadın yıldızı ve ilk kadın film yönetmeni olan Cahide Sonku, 18 Mart 1981 yılında hayata gözlerini yummadan önce baş rol olmak üzere 32 filmde rol almış, 11 filmin yapımcılığını üstlenmiş, üç filmin de yönetmenliğini üstlenmiş çok başarılı bir sanatçıydı. Zeki Müren’i Anadolu’ya, Balkanlar’a, Arap ülkelerine tanıtan “Beklenen Şarkı” adı filmde hem rol almış hem de filmin yönetmen koltuğuna oturmuştu.
Cahide Sonku Türk tiyatro ve film dünyasının gelmiş geçmiş en büyük starı olarak ün yapmıştır. Zirveden, alkolün esiri olarak sefaletin kucağına düşen ünlü oyuncuyu genç nesil tanımamaktadır. Hayat mücadelesi, şöhret oluşu, ihtişamlı yaşamı ve de sonra sefalete hızla yürüyen bir Cahide Sonku, bugün pek çok ünlüye ders olacak bir yaşamla bu dünyadan feci şekilde göçüp gitmiştir.
Ben Cahide Sonku’yu ünlü yönetmen, idareci, oyuncu Muhsin Ertuğrul ile 1940’lı yıllarda çevirdiği Şehvet Kurbanı” filmini izlemiş ve tanımıştım. Film Sivas Tan Sineması’nda aylarca oynamış, filmi izleyenler gözyaşlarını tutmadan Cahide Sonku’nun başarılı oyununu izliyorlardı. Herkes ağlıyordu, ben de ağladım.
Cahide Sonku’yu yıllar sonra başrolünü Zeki Müren’in canlandırdığı “Beklenen Şarkı” adlı filminin İstanbul-Mecidiyeköy Acar Film Stüdyosu’ndaki çekimi sırasında yüz yüze gelmiştim.
Zeki Müren’in şöhrete jet hızıyla çıktığı yıllardı. Onun konuğu olarak Acar Film Stüdyosu’na birlikte gitmiştim. Çekime biraz geç gittiğimiz için Cahide Sonku’nun gayet sinirli ve telaşlı olduğunu fark ettim. Zeki Müren, beni, “Gazeteci dostum, yakınım” diye tanıtınca Cahide Sonku soğuk bir “Hoş geldiniz” deyipi makyaj odasındaki elemanlara seslenerek, “Müren’i çekime hazırlayın” diye sert bir emir verdi.
Telaşlı, otoriter, etrafındakilere oldukça sert davranıyor, çekim setini kontrol ediyor, emirler yağdırıyordu. Belli ki çok sert bir yönetmen…
Zeki Müren ile Cahide Sonku arasında bir ara para konusunda pürüz çıkmıştı. Müren, ücretinin yükseltilmesini istemiş, araya rol arkadaşı Sami Ayanoğlu girip rol icabı, “Müren’e mukavele imzalatıyoruz” diyerek, boş kâğıtlara imza attırmışlar, sonra da bu boş imzalı senetlerle Müren’i tehdit etmişlerdi.
Bu olaydan sonra yıllar boyu tanıdığım Zeki Müren, çalışma hayatı boyunca hiç bir işverenle imzalı iş anlaşması yapmamış, her patrona, “Sözüm söz” diyerek, sözünde durmuş, senet imzalamamıştır.
Cahide Sonku, 27 Aralık 1919 yılında Yemen’de dünyaya geldi. Yüzbaşı Necati Bey’in kızıydı. Sonku’nun bir de kız kardeşi vardı. Siyah saçlı, çirkin bir kız olan Cahide Sonku hayata zor şartlar altında atıldı. Anne ve babası boşanmış Cahide, kız kardeşi ve annesiyle İstanbul’a gelerek buraya yerleşti. Yokluk ve sıkıntı anneyi 34 yaşında bu dünyadan kopardı. Cahide hayatta yapayalnız kalmıştı. Kız kardeşi de onu terk etmiş, kayıplara karışmıştı.
Cahide Sonku, siyah saçlarını sarıya boyatıp, şansını dans edip tiyatro sahnelerinde aramıştı. Şuh, havalı bir kadındı. Kısa zamanda İstanbul Şehir Tiyatroları’nda iş buldu. Bu arada dans dersleri de almaya başlamıştı. Muhsin Ertuğrul’un yönetiminde başarılı sahne oyunları, operetler, şarkılı, danslı eserlerle İstanbullu sanatseverler cumhuriyet döneminin özgür havası ile eğleniyordu.
Muhsin Ertuğrul’un dikkatini çeken Cahide Sonku, 1933-1935 yılları arasında onun oyunlarında rol aldı. Ertuğrul, bir yandan da baş rollerini Cahide’ye oynatarak, filmler çeviriyordu. Cahide Sonku bir anda tiyatronun yıldızı olmakla kalmamış, en yüksek ücreti alan oyuncu da olmuştu.
“O Kadın” adlı sahne oyunundaki rolü ile İstanbullu sanatseverleri âdeta büyülemiş, bir anda “prima donna” olmuştu. 1933 yılında Muhsin Ertuğrul’la baş rollerini paylaştığı “Söz Bir Allah Bir” filmiyle yıldızlaşan, servet ve ün sahibi olan Sonku, 1950 yılında Sonku Film Şirketi’ni kurdu. Cahide Sonku artık tüm erkeklerin, para babası zenginlerin rüyalarına girmeye başlamıştı.
Şöhretin zirvesindeydi. Paha biçilmez hediyeler, pahalı mücevherler, ayakkabısının içine şampanya koyup içen iş adamları Cahide Sonku’yu bir ilah yapmıştı. Amerika’da Greta Garbo ne idiyse, Türkiye’de de Cahide Sonku oydu. Çoluk çocuk tüm genç kızlar, kadınlar tamamen Cahide Sonku’yu taklit ediyorlar, ona göre saçlarını tarıyorlar, onun giysilerinden örnek alıp elbiseler diktiriyorlardı.
Cahide Sonku evlilikleri konusunda hatalı davranışları yüzünden hep hüsrana uğramıştı. Film operatörü Cezmi Ar ile kısa süren ilk evliliğinden sonra sahnede rol arkadaşı olan Talat Artemel’le evlendi, 1936’da yaptığı bu evlilik 1938’de sona erdi.
1943 yılına kadar tam bir şen dul hayatı yaşayıp, yaşamının en mutlu yıllarının sonunda iş insanı, dönemin en zengin adamlarından olan İhsan Doruk ile evlendi. Fabrikatör olan İhsan Doruk, Cahide Sonku’ya muhteşem bir hayat yaşatıyordu. Sonku, yıllarını verdiği Şehir Tiyatroları’ndan, “Bundan sonra hayatımı yaşayacağım” diyerek ayrıldı. Fakat kraliçe hayatı yaşadığı evliliği de uzun sürmedi. Ihsan Doruk’tan da boşandı.
Tekrar Yeşilçam’a dönen Sonku,’nun “Bataklı Damın Kızı” adlı filmdeki erkekleri baştan çıkaran şuh kadın rolü onu tekrar şöhretin zirvesine yerleştirdi. “Şehvet Kurbanı” filmi ile Anadolulu sevenlerinin gönlünde taht kurdu. Cüneyt Gökçer’le “Vatan Yahut Silistre” adlı filmle zirveye iyice yerleşti.
İhsan Doruk ile ikinci kez evlenen Sonku’nun bu beraberliğinden Ender adlı kızı oldu. Ne var ki bu evlilik de uzun sürmedi. Sonku 1955’te bu evliliği de noktaladı. Film sahibi olan ünlü oyuncuya, 100 bin lira harcayıp bir milyon liranın çok üstünde para kazandığı Zeki Müren’li “Beklenen Şarkı” adlı filmin getirdiği servet yeni filmler yapma fırsatı verdi. 11 filmin yapımcılığını üstlendi. Bu arada Sonku Ankara’dayken İstanbul’daki film şirketi esrarengiz bir şekilde yandı.
Sonku artık şöhretin zirvesinden inmeye başladığı yıllarda merhaba demeye başladı. Iflas etmiş, tekrar Şehir Tiyatroları’na girmiş. Alkol alışkanlığı nedeniyle burada uzun süre barınamamıştı. Verilen aylık 2000 lira Cahide Sonku’ya yetmiyordu. Elinde avucunda ne varsa satıp mayhanelerde içki masalarında tanıyıp bilmediği erkeklerle yiyip bitirdi. Oyuncu Cahit Irgat ile beraberliği ünlü oyuncunun feci sonunu hızlandırmıştı. Çünkü Cahit Irgat da alkolikti. Beraberliği ikisinin de sonu olmuştu.
Cahide Sonku’nun bundan sonraki yaşamı kelimenin tam anlamıyla feciydi. Artık batakhanelerde içecek ne bulursa içiyor, yerlerde sürünüyor, “Ben Cahide Sonkuyum” dediği zaman yanındakiler yüzüne tükürüyor, hırpalıyor hatta küfredip kovuyorlardı.
Kelimenin tam anlamıyla bitmişti, onu bu gişinden kurtarmak isteyenlerin yardımlarını dâhi kabul etmeyip, meyhane köşelerinde sürünen Sonku ne yazık ki bir erkek arkadaşının bekâr odasında bu dünyadan göçüp gitmiştir. Takvimler 18 Mart 1981’i gösteriyordu. Sağlığında, “Mesleğim beni, ben mesleğimi mahvettim” demişti. Cahide Sonku, bu güne kadar sefalet ve yokluk çukuruna birden bire inen tek oyuncu olarak sinema tarihine adını yazdırmış tek örnektir.