Olayın içinde bulunmadım. Bana olayı anlatan ve ifadelerine çok güvendiğimin ifadesine göre, Atletizm Federasyonu Başkanı Ahmet Karadağ ile As Başkanı Fikret Çetinkaya yumruklarıyla kavga ettiler.
KÜFÜRLERİN EDİLDİĞİ, YUMRUKLARIN SIKILDIĞI FEDERASYON
Biri Federasyon Başkanı doktor, diğeri ise onun yardımcısı ve spor acdamı...
Fenerbahçe’nin atletizmde her şeyi olan ve Federasyon Başkanları seçiminde büyük oya sahip bulunan 2’nci Başkan Fikret Çetinakaya, birlikte oldukları yerde, yumruklarını sıkıp, mevcut görüntülerini küfürle noktaladılar.
Burada kim haklı veya haksızı ortaya çıkarmayacağım.
Ancak..
Türk atletizminin tepesindeki 2 kocaman adamın bu şekilde tartışmalarındaki çirkinliğin Türk atletizminin ne durumda olduğunu ortaya koyuyor.
BİLDİĞİ YOLDA İLERLEYEN SPORUMUZ
Rahmetli İsmet Iraz’ın büyük gayreti ile Dünya’da adından söz ettiren tekvando sporumuz, aynı yolda ilerlemesini sürdürüyor.
Rahmetli Prof.Dr.Esen Beder ile gelişen, eski Federasyon Başkanları Metin Şahin ile şimdinin başkanı Bahri Tanrıkulu tekvando sporunun gelişimi için çalışmaya devam ediyor.
Buna son örnek Çin’deki Dünya Şampiyonası…
Çin’in Wuxi şehrinde düzenlenen Dünya Taekwondo Şampiyonası’nın son gününde milli sporcumuz Merve Dinçel Kavurat altın madalya kazandı.
Türkiye, kadınlarda takım halinde dünya şampiyonu olurken, tarihinin en başarılı organizasyonunu geride bıraktı.
181 ülkeden 989 sporcunun mücadele ettiği şampiyonanın son gününde ülkemiz adına kadınlar 53kiloda Merve Dinçel Kavurat ile erkekler 74kiloda Ömer Furkan Körpe tatamiye çıktı.
Merve Dinçel Kavurat, ilk turu maç yapmadan geçtikten sonra ikinci turda Yunanistan’dan Stavroula Dessyla’yı, üçüncü turda İran’dan Mobina Nematzadeh’i, çeyrek finalde Tayvan’dan Po-ya Su’yu ve yarı finalde Mısır’dan Jana Khattab’ı yenerek adını finale yazdırdı. Finalde Suudi Arabistan’dan Dünya Ali Abutaleb’i 2-0 yenerek üst üste ikinci kez dünya şampiyonu oldu. Şampiyonayı 3 altın, 2 gümüş ve 1 bronz olmak üzere 6 madalya ile tamamlayan Türkiye tarihinin en iyi sonucuna imza attı. Türkiye, şampiyonanın madalya sıralamasında zirvede yer alırken tarihte elde ettiği en yüksek madalya sayısı rekorunu da egale etti. Türkiye’nin ardından Güney Kore 2 altın, 2 gümüş, 2 bronz ile ikinci, Brezilya 2 altın, 2 gümüş ile üçüncü sırayı aldı.
Bu spora hizmet geçenlere saygı duymaktan başka ne yapılabilir…
AYTEN ABLAMIZI UNUTMAK MÜMKÜN DEGİL
Spor basının üstatlarından Erdoğan Arpınare’ın muhterek eşini kaybettik. Denizli’nin Yüreğir ilçesinde, Hatice ve Mehmet Hulusi Özgör çiftinin kızı olarak 22 Nisan 1936 tarihinde dünyaya gelen , zerafeti ve çalışkanlığı ile dikkat çeken Ayten Arıpınar, Bozoklar kolundan Yüreğir oymaklarındandı.
Eğitimini Ankara Kız Enstitüsü’nde tamamladıktan sonra, genç yaşta gazeteci Erdoğan Arıpınar ile evlendi. Evliliği süresince eşinin meslek yaşamında en büyük destekçisi oldu.
Türk spor basınında kurumsal yapının oluşmasına katkı sağlayan Arıpınar çifti, Türkiye’de spor haberciliğinin temellerini atan öncü kuşaklar arasında yer aldı. Huri Ayten Arıpınar, Türk Spor Ajansı’nın kuruluş sürecinde de etkin rol üstlendi.
Merhumenin cenazesi Karşıyaka’da toprağa verilirken, Erdoğan Arıkan abime baş sağlığı dilerim.
FUTBOLUN HİZMETİNDEKİLER UNUTULDU
Spora ve futbola hizmet verenler unutulması mümkün değildi.
Ama…
Paranın öne çıktığı gerçeği de görüyoruz.
Kulüp yöneticileri onayı ile gündeme gelenleri gerçeklerini günümüzde görüyoruz.
Sadece Trabzon’daki stadın ismi vereceğim.
Stat açıldığında bu tesisin adının Şenol Güneş olduğu devletin tepesindekilerin uygulaması ile ilan edilmişti.
Sonra…
Şenol Güneş Stadının ismi unutulunca paranın adı telaffuz edilemeye başlandı.
Bunun gibi paranın öne geçtiği yerlerin sayısı artmakta devam ediyor.
Üzülerek, gerçek karşısında çaresizlikle baş başa kalıyoruz..
Unutulmayanlar: KEL ALİÇO
1845 yılında Plevne’de doğdu. Saçsız başından dolayı Kel Aliço diye bilinen Ali, çok sert ve acımasız güreş tekniğinden dolayı Gaddar Ali olarak da anılırdı.
Kel Aliço, Bulgaristan'ın Plevne ili Çerven bryag beldesi, İskar Nehri kıyısındaki Koynare köyünde doğdu. Güreşe küçük yaşta başladı. Yalnız döneminin değil, Türk güreşinin en büyük pehlivanlarından biri olarak tanındı. Abdülaziz'in ilgisini çekerek huzur güreşlerine katıldı. Yıldız Sarayı'nda şamdancı başılığa kadar yükseldi. Kırkpınar'da aralıksız 27 yıl başpehlivanlığı kazandı. 56 yaşındayken kendisine meydan okuyan çırağı Adalı Halil'i yendiğinde; Adalı, Aliço'dan 25 yaş daha küçüktü. 1922 yılında ve vefat ederek mezarı İpsala'nın Aliçopehlivan köyünde bulunuyor.