Cumhurbaşkanı kararı doğrultusunda 1 Ocak 2026 tarihinden geçerli olmak üzere kazançları basit usulde tespit edilenlerin bir bölümü gerçek usulde vergilemeye tabi olacaktır. Gerçek usule geçme kararıyla birlikte defter tutma ve beyanname verme konusunda farklı taleplerin olduğu gözlemlenmektedir.
Vergi otoritesinin farklı bir düzenleme içerisinde olmayacağı arzu edilmekle birlikte beyannamelerin vergi güvenliğinin istisnasız tesisiyle ekonomiye katkısı tartışmasız olan muhasebe meslek mensupları aracılığıyla verilmesinin ülke menfaatine olduğu değerlendirilmektedir.
Saygıdeğer okurlarım,
Tarih 09 Eylül 2025’i gösterdiğinde resmi gazetede bir Cumhurbaşkanı Kararı yayımlanır. Söz konusu karar ile;
“Büyükşehir belediyesi olan illerde, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanmış son verilere göre nüfusu 30.000’i geçmeyen ilçeler hariç olmak üzere, aşağıda belirtilen faaliyetlerde bulunan mükellefler gerçek usulde vergilendirilirler” hükmü gereğince;
a) Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar,
b) Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar (Münhasıran bir işyeri açmaksızın gezici olarak veya pazar takibi suretiyle perakende emtia alım-satımı ile uğraşanlar hariç),
c) İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar,
ç) Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar,
d) Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler,
e) Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler,
f) Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunanlar,
01 Ocak 2026 tarihinden başlamak üzere gerçek usulde vergilendirileceklerdir.
Vergi denildiğinde ilki kazanç üzerinden alınan vergiler ikincisi ise harcama ve servet üzerinden alınan vergiler akla gelmektedir.
Cumhurbaşkanı kararı ile nüfus yoğunluğu dikkate alınmak suretiyle bir düzenleme yapılmıştır.
Yapılan düzenleme ile daha önce defter tutma ve beyanname verme zorunluluğu olmayan önemli sayıda kişi için kazanç üzerinden vergilendirmeyle birlikte diğer yükümlülükleri de yerine getirmesi gündeme gelmiştir.
Vergi dairelerinin kapısında görmüş olmalısınız “Vergilendirilmiş Kazanç Kutsaldır” ifadesini…
Tersinden baktığımızda kazancın kutsallığından söz etmek için vergilendirilmesi gerekir…
Basit usule tabi olan esnafın gerçek usule geçmesiyle 2026 yılından başlamak üzere defter tutması ve bu doğrultuda vergisel yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekecektir.
Kıymetli okurlarım;
Dolaysız ya da kazanç üzerinden alınan verginin doğması için kazancın olması zorunluluğu bulunmaktadır. Dolayısıyla kazanç yok ise vergi söz konusu değildir. Vergilendirilmiş kazanç kutsal ve herkesin kamu ihtiyaçlarının karşılanması ile bağlantılı olarak ortaya çıkacak vergisel yükümlülükleri yerine getirmesi oldukça kıymetlidir.
Dolaylı vergilerin başında gelen KDV konusuna bakıldığında ise KDV’nin esas mükellefi bizler yani nihai tüketicileriz…
Katma Değer Vergisi gerçek usulde vergilendirilen vergi mükellefleri için bir maliyet değildir. Biz nihai tüketiciler ödediğimiz KDV’nin yüküne katlanır durumdayız, ancak gerçek usulde vergilendirilen vergi mükellefleri nihai olarak bunun yüküne katlanmazlar…
Gerçek usulde vergilemenin getirdiği bir başka husus ise defter tutma, beyanname verme konusudur…
İstisnalar hariç vergi mükelleflerinin vergi beyannamelerinin güncel mevzuat doğrultusunda ruhsat almış muhasebe meslek mensupları aracılığı ile verilmesi bir zorunluluktur.
Kıymetli okurlarım konu ile bağlantılı olarak kısaca mevzuat bilgisini sizlerle paylaşacağım izninizle…
“Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında Genel Tebliğ Sıra No: 4” doğrultusunda vergi beyannamelerinin 3568 sayılı kanuna göre yetki almış meslek mensuplarına imzalattırılması, bir başka anlatımla muhasebe meslek mensupları aracılığı ile gönderilmesi gerekmektedir.
Cumhurbaşkanı kararı ile yürürlüğe girecek olan değişiklik neticesinde basit usulden gerçek usule geçiş yapacak olan esnafın katlanacağı defter tutma ücretleri yürürlükte olan asgari ücret tarifesi doğrultusunda %50 indirimli olarak uygulanacaktır.
Bu bilgilerden hareketle basit usulden gerçek usule geçme konusu Cumhurbaşkanı kararı ile kesinleşen mükelleflerin, defterlerinin ancak ve ancak ruhsatlı bir meslek mensubu tarafından tutulması ya da beyannamelerinin muhasebe meslek mensubu tarafından verilmesi (imzalanması) zorunluluğu vardır ve bunun devam etmesi gerekir…
Aksi halde ne mi olur?
Bunu daha önce de verdiğim bir örnekle aktarayım izninizle…
Bir vakitler meslek mensuplarıyla eğitimdeyiz… O vakitlerde bir de yapılandırma yasası çıkmış idi…
Sınıf tıklım tıklım…
Ben konuşma dilinde vergi affı olan yapılandırmadan söz ettim…
Tek tek aktarıyorum, bu yasadan yararlanılması halinde vergi aslına bağlı cezalarda şu kadar indirim, vergi aslında şu koşullarda indirim… diye devam ediyorum… Arka sıralardan bir meslektaş yüksek sesle “hocam bu vergi affı ile neler sıfırlanıyor” diye sordu…
Cevap vermek konusunda hiç tereddüt etmeden “meslek sıfırlanıyor kıymetli meslektaşım meslek” demiştim…
Ne demek istiyorum peki?
Kıymetli okurlarım;
Uygulamaya aldığımız her bir değişiklik başka alanlara zarar vermemelidir.
Vergi sistemi güvenliğinin ana unsurlarından olan muhasebe meslek mensuplarının sahip oldukları haklar hiçbir koşulda göz ardı edilmemelidir ve vergi içeren her beyanname yalnız ve yalnız muhasebe meslek mensupları aracılığı ile verilebilmelidir.
Mevcut hali ile yaklaşık 140.000 olan ruhsatlı meslek mensupları, aday meslek mensupları ile birlikte ofislerde çalışan yardımcı elemanlar ve işletmelerin muhasebe departmanlarında görev yapan personel dikkate alındığında bir milyonu bulan muhasebe emekçilerinin vergi güvenliği ve ülke ekonomisine katkılarının göz ardı edilmeyeceği ve tüm işletmelerde beyannamelerin işletmelerin Yeminli Mali Müşaviri olup olmadığına bakılmaksızın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir aracılığı ile verilebilmesi,
1 Ocak 2026’nın mesleğe zarar verme konusunda yeni bir milat olmaması dileğiyle…